1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. OLMASI GEREKEN HAYATA BAKIŞIMIZ
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

OLMASI GEREKEN HAYATA BAKIŞIMIZ

A+A-

Saygıdeğer Okurlar,
      
       Yolda karşılaştığım ve daha önce tanımadığım iki kişi yazılarımla ilgili fikirlerini beyan ederek hayata bakışımın ne olduğunu öğrenmek istediklerini,
       Son zamanlarda gün geçtikçe artan işsizlik, hayat şartlarının zorlaşması ve insanları acımazlığından örf ve adetlerimizin kaybolduğunu toplumsal değerlerinde erozyona uğradığından bahsederek,
       Bu yüzden sevgi, saygı ve hoşgörünün geçmişte kaldığını söylediler.                
       11 Şubat 2008 Pazartesi günü ulusal basın olan Tercüman gazetesinin ana sayfasında dikkatimi çeken ve bir devlet büyüğümüzün Köln Arena Spor Salonunda izleyicilere bir söylemi;
      “BİZİM KİNLE İŞİMİZ OLMAZ”
      “Türk insanı gittiği her yere sevgi, huzur ve esenlik götürür”.
       “Asla şiddetle işi olmaz”
       “Türk milletinin karakteri şiddet ve nefterle değil, hoşgörü ile yoğrulmuştur.”
       Doğrudur.
       Bu tespit ulu önderimiz ATATÜRK"ün kurmaya çalıştığı sistemi ölümünden sonra bozanlar olmadan önce ki,
       Türk insanın genlerinde yıllardır var olan karakterinin tespitidir.
       Ama son zamanlarda görsel ve yazılı basından takip ettiğimiz kadar hoşgörü yerini şiddet ile nefrete bırakmış ve maalesef bunların derecesi cana kastedecek kadar olmuş.
       Sebepleri ile ilgili bilimsel olarak yapılan araştırmalar neticesinde ise, listenin başında ekonomik şartların zorluğu ve eğitimsizlik yer almış. 
       İnsanlar evlerine götürebilecekleri ekmekleri için gününü düşünerek hareket etmekte, kendi boğazından ve kıyafetinden kesintiler yaparak ailesini yaşatmaya çalışmakta,
       Esnaflar dükkan kepenklerini sabah açıp akşam kapatırken evine bir şeyler götürebilirse o gününe şükretmekte,
      Pazar kurulan yerlerden pazarcıların akşam giderken döktüğü sebze ve meyvelerin döküntüleri içinden kadınlarımız küçük çocukları ile birlikte döküntülerden evlerine bir şeyler seçmektedir.
       Bu zorluklar yetmiyormuş gibi yap boz tahtasına dönen ve küçücük yavrularımızı sabahın köründe uykudan kaldıran eğitim sisteminin de insanları eğitmeye değil tembelliğe ittiğini görmemek için insanların kör olması gerekir diye düşünüyorum.
       Bu tespitler ve görüntüler sizce insanda ne kadar hoşgörü bırakır,
       Bunlar yıllardır artarak devam eden sorunlar, ama devlet büyüğümüzün tespitler yılın başında dile getiriliyor,
       Acaba bizler bu ülkede yaşamıyor muyuz?
       Veya bu söylemlerin sahipleri, kendi etrafındakileri şahşahlı hayata göre mi konuşuyor?
       Evet BİZİM KİNLE, NEFRETLE VE ŞİDDETLE İŞİMİZ OLMAZ,
       Ama son yıllarda bizleri oyalayarak örf ve adetlerimizi erozyona uğratan,
       Şiddeti ve nefreti hoşgörüye tercih yaptıran uygulamaları bize dayatan Avrupa Birliği masallarını bir yere bırakarak,
       Cennet vatanımızda insan sevgisi ile insanca yaşatma ortamı yaratma yollarına bakalım diyorum.
       Saygılarımla,

       DİNİMİZCE DÜRÜSTLÜK ESASTIR
       AMA ÖNEMLİ OLAN
       YETKİLİ İKEN DÜRÜST OLMAKTIR.   
        

Önceki ve Sonraki Yazılar