1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. OKULLAŞMA ORANI HALA DÜŞÜK..
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

OKULLAŞMA ORANI HALA DÜŞÜK..

A+A-

Türkiye"de 2008 yılı itibariye eğitilebilir nüfusun belli bir bölümünün eğitim hakkından
yararlanamamaktadır. Eğitimin en önde gelen sorunlarından birisi olan okullaşma sorunu, hala çözülmemiştir. Okullaşma oranlarına Milli Eğitim Bakanlığı"nın 2008 yılı rakamları açısından bakıldığında, tablonun hiç de iç açıcı olmadığı görülmektedir. Okul çağındaki nüfusun ilköğretimdeki okullaşma oranı yüzde 97 iken, ortaöğretim çağındaki çocukların sadece yüzde 58"i okullara devam etmektedir. Yükseköğretimde okullaşma oranı yüzde 20"ler düzeyindedir. Türkiye"de okullaşma oranları kentlerden kırsala, batıdan doğuya doğru düşüş göstermektedir.Türkiye"de köyde ya da şehirde yasamak eğitim hakkına erişimi önemli ölçüde farklılaştırmaktadır. Bu nedenle okullaşma oranlarını değerlendirirken köylerde ve şehirlerde yasayan nüfusun eğitim düzeyinin dikkate alınması gerekir. Bu açıdan bakıldığında özellikle kız çocuklarının okullaşmasında hala ciddi sorunlar yaşandığı görülmektedir.
Türkiye"de eğitimin içinde bulunduğu sorunların boyutu, sağlıklı bir eğitim hizmetinin gerçekleştirilmesine olanak sağlamaktan uzaktır. “Eğitimin sorunlarının çözümü eğitim hakkının toplumsal bir hak olduğu, bu hakkın eşitlikçi kamusal bir eğitim ve buna bağlı olarak benimsenecek kamusal kaynak kullanımıyla sağlanabileceği unutulmamalıdır. Kamusal kaynakların, toplumsal gereksinmeler yerine diğer alanlara kaydırılması eğitim sistemimizin sorunlarının daha da artmasına neden olmaktadır.
Eğitim sistemi, her kademeden öğretmenlerimiz, yine farklı statülerdeki üniversite çalışanları,
memurlar ve yardımcı hizmet personeli ile bir bütündür. Tüm eğitim ve bilim emekçileri,
aralarındaki statü farklılıklarına rağmen, benzer ekonomik ve sosyal sorunlar yasamakta, bu
sorunların içinde görevlerini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Eğitim sisteminde yaşanan sorunlar eğitim emekçilerinin bir bölümünü değil tamamını olumsuz etkilemektedir.
Sorunların çözümünün, eğitim sendikalarının, öğrenci ve veli örgütlerinin taleplerine kulaklarını tıkayarak, kendi bildiğini okumayı temel politika edinerek gerçekleşemeyeceği ortadadır. Eğitimde çeşitli düzeylerde yaşanan sorunların çözülmesi, yaşanan sıkıntıların giderilmesi noktasında somut, planlı ve radikal adımlar atılması gerekmektedir.”

Önceki ve Sonraki Yazılar