Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

OKU…

A+A-

OKU…

Yaratanın ilk emri oku. Ama yaratanın adını anarak başla okumaya. Cebel-i Nur’un bu manevi yolculuğa beşik ve de şahitlik ederek mübareklik kazanması işte bu yüzden. Yine bir ramazan ayında, Cebrail’in tehannüs içindeki efendimizin yanına gelerek OKU diye ilahi emri fısıldaması, bu ayın önemini ve değerini bir kat daha arttırmakta ve değer kazandırmaktadır.

Evet değerli gönül dostlarım. Yine bir ramazan ayı kapımıza gelip dayandı. Bereketiyle, feyziyle ülfet ve muhabbetiyle misafir olmak istiyor bizlere. Kapılarınızı ardına kadar açın bu kutlu misafire. Çünkü tam bir yıllık uzak bir mesafeden, yüce yaratıcının selamıyla evlerinize konuk olmak istiyor. Ne mutlu o kutlu misafiri onuruyla ağırlayabilen gönül dostlarına. Gündüzlerini oruç tutarak, Kur’an okuyarak, gecelerini namaz, Niyaz ve tazarrularla bitirilen bu ayın bize hediyesi çok muhteşem olacaktır. Kur’an ayında kur’ani bir hayat tarzında yaşayabilmek. Ve yine bu ayda oruçlarını sadece semeresini rabbinden umarak bu sıcak ve de uzun günlerde tutanların, tutmayanlardan üstünlükleri inanın ahirette açık seçik belli olacaktır. Oruç ve kur’an ayında insanlıktan melekleşmeye varmısınız? Ama sadece, imsakle-iftar arasında koşulacak bir kulvarda bu yarış. Orucu sadece ve sadece midesine tutturup dilini, elini, gözünü, sözünü, fikrini ve zihnini başıboş bırakmamalı insan.

Orucu, ramazanın manevi havasından ayırıp, sadece midesine tutturup; milleti hal-hareketleriyle çevresine zararlar oluşturacak derecede rahatsızlık verenlerin ne oruçları nede aç kalmaları onlara fayda sağlamayacaktır. Orucu perhizden ayıran en önemli ve belirgin özellik NİYETTİR. Gerçi tüm ibadetlerin ruh boyutu samimi bir niyetin içinde gizlidir. Eğer siz sadece midenize oruç tutturmak için Allah(cc) ile bir niyet sözleşmesiyle antlaşmaya varmış ve yaptığınız bu ibadetten hiçbir haz almayarak, bu oruç hayatınızın her haline egemen olmuyorsa yüce rabbin sizin aç kalmanıza hiçbir ihtiyacı yok demektir. Hoş bu ya insanoğlunun; dört dörtlük yapılan tüm ibadetlerde Allahü Azimüşşanın rızasını kazanmaktan başka bir amacı ve gayeside yoktur.

Zaman ve mekân başka bu dönemde. Zaman oruç zamanı, namaz zamanı kur’anı okuma ve onu yaşama zamanı. Ramazan paylaşmadır bir anlamda. Bu dem paylaşma zamanıdır aynı zamanda. Niyetlerin halis yapıldığı ibadetlerde sinerjilerle yapılan dua ve niyazların kapladığı semalara, Allah’ın zulüm etmeyeceği kesinlik arz eden bir gerçektir. Bu ramazan ayı gelin diğerlerinden farklı olsun. Bu çok sıcak, lakin cehennemin yalın alevinden bir paye alamayacak kadar soğuk olan günlerinde; büyük bir aşk ve şevkle hiç firesiz ve hilesiz oruçlarımızı ikmal edelim. Bazıları bilerek veya bilmeyerek; veya sırf havadan sudan olsun diye bu zaman dilimlerinde bu sıcak günlerde oruç tutmanın sıkıntılarından bahsetmekteler. Elbette ki sıcakta, uzun günler de oruç tutmak zor ve meşakkatli. Zoru başarmak her kişinin harcı değil, er kişinin harcıdır. Birde yüce rabbin rızasıyla ahirette verilmesi taahhüt edilen nimetler düşünüldüğünde bu bir mazeret değil aslında bizim için bir ziyafet olmalıdır. Allah-ü tealanın bütün nimetlerinden kana kana faydalanan biz insanoğluna; yalnız ve sadece yılda bir kez niyeti halis bir kalple orucunu bütün bedenine tutturan kulların ilahi buyruğa boyun eğerek ifa etmeleri adına yapılan bu ibadet, kul için yapılabilecek çok güzel bir şükür ifadesi olsa gerek… Çünkü her ibadetin karşılığı Allah tarafından verilecektir. Niyeti çok mükemmel giydirilmiş bir ibadetin semeresi ve hediyeside bir o kadar muhteşem olacaktır.

Oruç; senede bir defa evlerimize misafir ettiğimiz o eşsiz ve mükemmel dost. Dikkat ederseniz dost dedim. Çünkü dostlar çok şefkatli ve ileride gelebilecek tehlike ve fenalıklara karşıda çok akıllı-mantıklıdırlar. Bir ay boyunca tutulan oruçların, yapılan ibadet tazarru ve niyazların dostumuzu memnun etmesinden öte, bizleri cehennemin o kavurucu, yakıcı ateşine karşı bir kalkan olarak koruyacağı tartışılmaz bir gerçektir.

Dikkat ederseniz bu ay ramazan ayı için, kuranın ayı olduğunu ve ehemmiyetini de kuranın bu ayda inmeye başlamasına bağlamıştık. Evet, mutlak bu ay kuran ayıdır. Efendimiz bu ay içersinde her zamankinden daha çok kuran okur ve kardeşim diye nitelendirdiği vahiy meleği CEBRAİL(as) ile mukabele eder ayetler üzerinde istişarelerde bulunurdu.

Geçtiğimiz hafta değerli dostum ve ağabeyim Eyüp Sabri Atay’ın öncülüğünde gerçekleşen ve Ali TEL, Bünyamin TOPÇUOĞLU, Mehmet ATICI ve çok değerli hocalarımızın bizlere kur’ani bir hayatı hatırlatarak yaşatmaları inanın beni derinden etkiledi ve sevindirdi. Başta emeği geçen Eyüp abimi, değerli dostum ve kardeşim bülbül sesiyle asrısaadeti yaşatan BÜNYAMİN TOPÇUOĞLUNU, sesinden kurani haz aldığım ALİ TEL kardeşimi, MEHMET ATICI kardeşimi ve bütün kuran dostları, amir ve bu programda memur hocalarımıza takdirlerimi sunuyor, sayılarının artması için yüce yaratana dualar ediyorum.

Bu ramazan ayında yüzünüz her zamankinden iki kat daha fazla gülsün. Çünkü siz bu ayın güllerisiniz.

Yüzünüz Hep Gülsün…

Önceki ve Sonraki Yazılar