1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. ÖĞRETMENDE FARKLILIK,ÖĞRENİMDE FARKLILIK..
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

ÖĞRETMENDE FARKLILIK,ÖĞRENİMDE FARKLILIK..

A+A-

Farkındalık… Beynimizin farkında olmak, kişiliğimizin farkında olmak, özelliklerimizin farkında olmak. Yaşamak bu olsa gerek. Eğer öncelikle kendimizin farkındaysak herkesin, her ayrıntının farkında oluruz. Eğer öncelikle kendimize saygı duyarsak herkese, her şeye,  saygı duyarız. Ancak bunu saygı düzeyinden bencillik tavrına dönüştürmeden, ezmeye kalkmadan, sevgiyle yapmak gerekir.
Eğitim, üzerinde çok hassaslıkla durulması ve algılanması çok önemli bir konu. Davranışların iyiye, güzele dönüşmesi bağlamında gerçekleştirmelerin söz konusu olduğu eğitimin fakat farklılıklara hitap eden eğitimin  ülkemizdeki önemi artık kavranmalıdır Eğitim öncelikle felsefe demektir, psikoloji demektir … Felsefe dersleri  bundan 14-15 yıl önce liselerden kaldırıldı.Bu sene tekrar görülmeye başlandı. Peki ne oldu da kaldırıldı ,gerekli ise neden kaldırıldı, gerekli ise neden tekrar konulması için bu kadar geç kalındı? Eğitimde felsefe ve psikoloji ,öğrenci ile öğretmen arasındaki köprüyü kurar bu yüzden gereklidir.Bireysel ayrıcalıkların değerlendirildiği, daha doğrusu değerlenmesi gereken eğitim alanı, insanları bir pota içinde eritmek adına asla yapılanmaz. Zeka salt akademik olan değildir. Duygusal zekanın verileri başarının sırlarıyla doludur. Neden yaşıyoruz, neden varız, neden buradayız? Sorularından başlarsak neden eğitim gerekli, neden eğitim yapıyoruz, hedefimiz, amacımız nedir, ne olmalıdır? Ve tüm bunlar nasıl gerçekleştirilmelidir, nasıl yapılmalıdır? Bu sorulara doğru yanıt vermek kadar, doğru yaşama geçirmek önemlidir. “Barbiana Öğrencilerinden Mektup” diye bir kitap  Fransızca öğretiminde kullanılan, kullanılması gereken yöntemleri anlatan güzel ve eleştirel bir kitapt İhtiyaca dayalı öğrenmenin gerekliliği çok güzel anlatılmıştı, öykü diliyle. Bir de “Ölü Ozanlar Derneği” diye bir filme gitmiştim yıllar önce. Bir öğretmenin kuralları, gelenekten gelen yanlış yöntemleri eleştiren, öğrencilere var olmalarının nüvelerini anlatan ilginç bir filmdi. Okul büyüklerin kendi doğrularını gençlere iletme, dayatma yeri değildir. Öncelikle bunun kabul edilmesi gerekir. Okul yinelemelere dayanan öğretimin söz konusu olduğu yer ise hiç değildir. Asla çocuğun yaratıcılığının yok edildiği yer de olamaz, büyüklerin kişiliklerinin tekrarlanacağı bir tuval olmadığı gibi. Dolayısıyla sınıfta 25 kişi varsa bir öğretmenin kişiliğine dönüşen, dönüştürülen – aslında dönüşemeyen – bir ortam, eğitim ortamı olamaz. Uyumlama adına düşünmeyen, düşünemeyen bireyleri tekrarlarla oyalamak asla eğitim olamaz. Halbuki doğru bir felsefeden hareketle gerçekleştirilen eğitim, çok iyi bilinen psikolojinin ışığında bireysel farklılıklar çerçevesinde gerçekleştirilecek olandır. Bu da içinde merakı, algıyı, araştırmayı, düşünmeyi, sezgiyi, sevgiyi, saygıyı tabii bileşenlerinden oluşan yaratıcılığı barındıracaktır. Bunun önerisi özgürlükte yatarken, boyutu da çok önemlidir. Deneysellik çevresinde gerçekleştirilen eğitimde bu çok değerlidir. Doğadan alınanın yıpratılarak doğaya verilmesi değildir eğitim öncelikle. Doğayı önemseyen, algıyı öne çıkartan ne olursa olsun bireysel farklılıklar çerçevesinde ele alınmayınca yani öğrenci, birey olarak bizim dışımızda kabul görülmedikçe bir adım ileriye gidemeyiz. Öğreten öğretmen, öğrenen öğrenci olduğu sürece başarılı olamayız. Üstelik dünya daha tecrübeli ve daha bilgili. Artık bu bilgiye salt yakın çevremizden ulaşmıyoruz. Dünyanın bilgisine oturduğumuz yerden bir tıkla sahip olabiliyoruz. Geriye kalan bu bilgiyi isteyerek öğrenme ortamı yaratmak oluyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar