1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. Öğrenmenin Sonu Yok
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

Öğrenmenin Sonu Yok

A+A-

Öğrenmenin Sonu Yok

 

İnsan hiç düşünmediği konularla karşı karşıya kalabiliyor. Aklının ucundan bile geçirmediği gerçeklerle yüzleşebiliyor.

 İçinde bulunmuş olduğu birçok nimetin farkına varmasına da vesile olanlar olabilir. Günlük yaşantımızda işimiz hep şikâyet. 

Doyumsuzluğumuz ise had safhada. Evimiz vardır, ikinci evi, arabamız vardır, arabamızı değiştirmeyi veya ikincisini almayı hedefleriz.

Şükretsen diyecek olsalar, neyim var ki deriz? Fakat gerçeklerde çok farklı yerlere gidebilirsiniz.

 Bizim sahip olduklarımızın hiç birine sahip olamayan çok insanımız var. Bundan haberimiz yok işte. Markalı giyinenler, her üründe titiz seçim bizlerin yanında diğer yandansa derdini bile anlatamayacak insanlarımız var. 

Konuşma derdi olan, kendi hakkını veya duygusunu ifade bile edemeyen insanlar mevcut. Kendisini anlatamayan, içi dertli, belki evi bile olmayan, karnını zor doyuran insanlar.

Öbür yanda kalori ölçümüne göre mutfak düzenleyenlerimiz. İçinde bulunduğumuz duruma ham dedelim dediğimizde olmaz diyenler.

 Bu insanları görseler yine aynı fikirde olurlar mı? Yarını olmayan, güvencesi bulunmayan bu insanlarla kendimi kıyasladım ve kendime kızdım.

Varlığın içinde yaşayanla, ona hasret birinin yan yana gelmesiyle realiteye şahit oluyorsunuz.  Bazıları da şunu der: Zamanında çalışsaymış, doğru ama o imkânı bulamamak onun suçu olmasa gerek.

 Bazı nimetlerden mahrumiyetin görülmesi insanı düşündürmeli. O insanlardan ayrılınca insan etkilenmeli. Onun mahrumiyetlerine vakıf olduktan sonra da insanın etkilenmemesi zor.

 İnsan gerçekten gezdiğinde çevresindekilerle de bire bir yaşadığında birçok canlı kitaplarla karşılaşıyor.

 İnsanları anlamaya çalışmak güzel düşüncelerdendir. Kim olursa olsun oturup azda olsa hoş beş etmek gerek.

 Hele bu insanlar mağdursa, sohbetin samimiyeti bir kat daha artıyor. İçindekileri döküyor. İşte dün beş on dakika el işaretiyle anlaşamaya çalıştığım kişi gibi.

El işaretleriyle epey ders verdi. Bende onu anlamaya çalıştım. Belki anlayamadım. Onu ben nasıl anlarım ki, onu anlamak için hazır olması gerek.

En samimi sohbetlerimin birini yaptık ikimiz. Adını bile öğrenemedim. Fakat hayatta her şeyin yolunda olmadığını da azda olsa fark ettirdi.

 Konuşmak nimet deriz. Yasaklanan kelimeleri kullanırız. Ayıp sözler sarf ederiz. Bize dil nimetini bahşeden yüce rabbimizin emrine amade kılmayız.

 Yabancı dil konuşan insanların arasında yaşayan biri olarak anlattığını anlamayan biriyle karşılaşmanın ne anlama geldiğini az, çok bilirim.

 Lisanımızın değerini bilerek çok şükretmeli, kötü sözlerden kaçınmalı, fitne fesat, hile düzen için asla dilimizi kullanmamalıyız. 

İşaret dilinin anlaşılması zordur belki lakin siz onu anlamak isterseniz anlıyorsunuz. Duymak isterseniz konuşmasa da duyarsınız.

Duymak istemezseniz de yanınızda bağırsa duymazsınız. Haslı içinde bulunduğumuz birçok varlığı verilen bunca imkânları inkâr etmeden çevremize de bakmalıyız.

Yaşadığımız alandan çıkarak yapay olan konuların içinde boğulmanın ne kadar abes olduğunun idrakine ulaşalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.