1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. O YILLARDAN KALAN
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

O YILLARDAN KALAN

A+A-

“Mustafa Kemal"i düşünüyorum;

Yeleleri alevden al bir ata binmiş;

Aşıyor yüce dağları, engin denizleri,

Altın saçları dalgalanıyor rüzgarda,

Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri.”

Ümit Yaşar OĞUZCAN"ın bu dizeleri öğrencilik yıllarıma götürür hep..Fakat o yıllardan bende yadigar kalan, vatan sevgisi hatta aşkı halen 19 Mayıslarda , 23 Nisanlarda, 30 Ağustoslarda , 29 Ekimlerde alevlenerek büyür .

BU GÜN..

Bu gün..Üzerinde yaşadığım hür nefes aldığım  bu toprakların üzerinde yüzyıllardır  gözleri olanları anarım 

Bu gün, ülkemi parçalamak isteyenleri anarım

Bu gün namertleri anarım.

Bu gün vatan hainlerini anarım.

Bu gün , canlarını bizler için feda eden şehitleri  anarım

Bu gün, yürekleri evlat sevgisiyle kavrulan şehit analarını anarım.

Bu gün torunlarımıza bırakacağımız ülkemizin gençlerini anarım ..

Son yıllarda      “tost ve test” gençliği haline getirilen gençlerimizin Milli ve Manevi duygulardan eksik yetiştirildiği kanatindeyim.Bunu bu sene  ciddi ciddi düşünelim..

FARKLI BİR ANI..
Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919′da Samsun"a geldi. Bir süre çalıştıktan sonra

kentin posta hanesine gitti. Görevli bulunan PTT memuru o günü söyle anlatıyor :

“Hava yağmurlu ve elektrikliydi. O zamanlar paratoner sistemi olmadı­ğı için telleri toprağa vermiştim. Saat gece yarısına yaklaştığı bir anda kapıdaki nöbetçi koşa koşa geldi, bir haber verdi. Mustafa Kemal Paşa geliyor. O sırada, Mustafa Kemal Paşa tek odadan ibaret telgrafhaneye girdi. Ayağa kalktım.

— Buyurun Paşam.

— Derhal Havza ve Amasya ile görüşmem gerekiyor dedi.

— Hava elektrikli, telleri toprağa verdik, sizi görüştüremem!

— Bu, vatanın kurtuluşu ile ilgilidir. Muhakkak görüşeceğim, ya ölürüz, ya vatan kurtulur, dedi.

Ceketin cebinden ipek mendilini çıkarıp maniplenin üzerine koydu. Benim için telleri devreye sokmaktan başka yapacak bir şey kalmamıştı.

— «Sen ölürsen ben de ölürüm» dedi.

Elimi bırakması için söylediğim ısrarlı sözlere aldırmadı, elimi uzun süre bırakmadı. Önce Havza"yı aradım. Derhal cevap geldi. Nöbetçi memur, Kemal Paşa"nın adamlarının emir beklediklerini söyledi. Paşa şifreli bir not verdi, yazdım. Gelen şifreli cevaba elimi bırakmadan baktı. Bir kağıda çabu­cak şifreli bir şeyler yazdı. Havza"ya iletmemi söyledi. Amasya ile de istedi­ği konuşmayı yaptı, sonra;

«Oh çok şükür, şimdi vatan kurtuldu.» Dedi ve maiyetiyle gitti. Birden aptallaşmıştım. Oturduğum yerden kalkamadım. Mustafa Kemal Paşa hayatını ortaya koyan bir kişiydi. Fes kapmaya, mevki elde etmeye gelmiş biri olamazdı. O bir gerçek vatanseverdi, Atatürk"e hayranlığım yağmurlu bir gecede böyle başladı işte…”

Ahmet Remzi COŞKUNER

Önceki ve Sonraki Yazılar