1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. NEYİN FARKINDAYIZ?
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

NEYİN FARKINDAYIZ?

A+A-

                                                                    
      

     Saygıdeğer Okurlar,

       Daha önceden sicili kötü olan Juan motosikleti ile Meksika sınırına gelir.
       Arkasındaki iki büyük çantayı gören sınır polisi şüphelenir ve içinde ne olduğunu sorar.
       Juan “yalnızca kum” diye yanıt verince,
       Polis “aç bakalım çantaları” der.
       Juan çantayı açar, polis didik didik kontrol etmesine rağmen kumdan başka bir şey bulamaz çantada!
       Bununla yetinmeyen polis, gece yarısına kadar kumu her türlü tahlilden geçirtir ancak saf kumdan başka bir şey yoktur.
       Polis, çantaları Juan’a geri verir ve sınırdan geçmesine izin verir.
       Ertesi gün Juan motosikletin arkasında iki büyük çantayla tekrar sınırda belirir.
       Polis, Juan’ı gene durdurur, didik didik arar, bir şey bulamaz ve serbest bırakmak zorunda kalır.
       Bu olay, polis emekli olana dek yıllarca bisiklet, motosiklet ve araba ile kum taşıma olarak devam eder.
       Bir gün emekli olan polis Meksika’da bir barda otururken Juan’ın içeri girdiğini görür ve derhal yakasına yapışır,
       “Yıllardır bir şey kaçırdığından eminim çünkü sen doğru durmazsın, senin yüzünden geceleri uyku uyuyamıyorum çıldıracağım, aramızda kalacağına emin olabilirsin, lütfen anlat bana ne kaçırdığını” der.
       Juan gülümseyerek “ARABA, BİSİKLET ve MOTORSİKLET” diye yanıtlar.
       Evet saygıdeğer okurlar,
       Şimdi şöyle bakıyorum da,
       Ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK ile kazandığımız Cumhuriyet kazanımları birer birer sınır ötesi insanların tekeline geçiyor.
       Bu kazanımlar için atalarımızın verdiği mücadeleleri aklımıza getirdiğimizde geleceğimizin ne kadar zorluk içerisinde yaşanacağını düşünmek bile istemiyorum.
       Özelleştirme adı altında yabancılara ve yandaşlara peşkeş çekilenleri şöyle bir anımsarsak,
       HABERLEŞMEMİZ,
       LİMANLARIMIZ,
       BANKALARIMIZ,
       ÜRETİM FABRİKALARIMIZ,
       GELİR GETİREN İŞLETMELERİMİZ,
       YER ALTI ZENGİNLİĞİ İŞLEM SAHALARI, v.s.

       Bunları daha da sıralayabiliriz,
       Bunları olurken ülkede yaşayanların niye haberi olmuyor veya niye basında yer almıyor diyebilirsiniz?
       İşte bütün mesele burada;
       ATATÜRK’ün kurduğu ve bizlere emanet ettiği Laik Cumhuriyet sayesinde belli konumda olan sözde aydınlar ve kendini çıkarlarını düşünen satılık medyalar suni gündemleri sayfalarına taşıyarak bunları halktan saklıyorlar.
       HALKIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU AÇLIK SINIRINDA İKEN,
       ESNAF SİFTAHSIZ KEPENK KAPATIR İKEN,
       ÇİFTÇİLER BANKA BORÇLARINDAN DOLAYI HACİZ KISKAÇLARINDA İKEN,
       İŞSİZLİK ALMIŞ BAŞINI GİDER İKEN,
       BİN BİR ZORLUKLA ÜNİVERSİTELERDE OKUTTUĞUMUZ GENÇLER KARA KARA GELECEKLERİNİ DÜŞÜNÜR İKEN,
       EMEKLİ, DUL, YETİM AY SONLARINI ZOR GETİRİR İKEN,
       KREDİ KART BORÇLARI DAĞ GİBİ YÜKSELİR İKEN,
       İŞİNİ BİLEMEYEN İŞÇİ, MEMUR VE ÇALIŞANLAR EVLERİNİ ZOR GEÇİNDİRİR İKEN,
       İŞ YERLERİ BİR BİR KEPENK KAPATIP VEYA DEVİR İÇİN CAMLARINA İLANLAR ASAR İKEN
       KOCA KOCA KÖKLÜ FABRİKALAR ÜRETİMLERİNİ DURDURUR İKEN,
      
Gündemde bunların yerine,
       ERGENEKON DAVASI,
       DAVOS KAHRAMANLIKLARI,
       ETİK OLMAYAN SEÇİM KAVGALARI,
       TEĞET KRİZ MUHABBETİ diye yaratılan suni gündem diyalogları baş sayfalarda yer almaktadır.
        Peki, ana muhalefet ne yapıyor diyorsanız?
        Bilinçli yaratılan bu gündemlere muhalefet ediyor.
       Halkın refahı, huzuru ve mutluluğu için projeler üretip sosyal devlet anlayışının ne olduğunu anlatarak,
       Yukarıdaki sayılan olumsuzlukları olumluya çevirecek bir girişim içinde bulunmadığı gibi,       
       Ulu önderimizin düşüncelerini ve yapmak istediklerini hayata geçirecek kişilerin de önünü tıkıyor.
       Yani, iktidarlar her zaman değişebilir, fakat muhalefet bakidir anlayışı ile çalışıyor.
       Bu arada fazla dağılmadan, özelleştirme ile peşkeş çekilen Cumhuriyet kazanımlarının ülkeye ne kazandırdığını sorabilirsiniz?
       Tabii ki var;
       CARİ AÇIĞIMIZ ARTMIŞ,
       İÇ VE DIŞ BORCUMUZ KATLANMIŞ,
       Pardon ülkenin kazançlarını sormuştunuz?
       Ben yanlış anladım.
       Tabii ki, belli makam sahibi olanların çocuklarının ve yakınlarının kazançları olmuştur.
       GEMİLERİ,
       MÜCEVHERAT ŞİRKETLERİ,
       GIDA FABRİKALARI,
       MARKET ZİNCİRLERİ,
       HASTANELER,
       MEDYA KURULUŞLARI v.s.
       Bunlarda bu ülkede yaşıyor, onların zenginliği tabii ki bizlerin zenginliğidir.
       Onlar dünya malı zengini,
       Biz Türk halkı ise, gönül zenginliği ile idare ediyoruz zaten!
       Ayrıca boynumuza vurarak elimizden ekmeği vermeye alışmışız ya!
       Yugoslavya’nın parçalanmasından sonra oraya araştırma yapmaya giden gazeteci halka sormuş,
       “Ülkeniz bu durumuna gelirken burada yaşayan olarak sizler ne yapıyordunuz?”
       “Bizler televizyonlarda Brezilya dizilerini izliyorduk” demişler.
       Şimdi geliyorum bizim ülkemize;
       Gündüzleri kömür, gıda, beyaz eşya kuyrukları,
       Akşamları televizyonda ahlaki değer çöküntüsü yaratan diziler,
       Geceleri 3.ncü çocuk çalışmaları,
       Sonra, sizler parçalandığınızda ne yapıyordunuz? diye sorduklarında,
       Sorunun yanıtı hazır.
       5 satır yukarıdan aşağıya okuyun.
       Saygılarımla,

      AYRINTILARLA BOĞUŞURKEN ÖZÜ KAÇIRMAYALIM  

                                                                                                       dost.kosesi@hotmail.com    
       
       
             

Önceki ve Sonraki Yazılar