• BIST 79.417
  • Altın 590,89
  • Dolar 2,2335
  • Euro 2,8285
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 12 °C
  • Konya 9 °C
  • İzmir 15 °C
  • Lefkoşa 21 °C

Sinan Yağmur 'Aşkın Gözyaşları'nı anlattı

Sinan Yağmur 'Aşkın Gözyaşları'nı anlattı
'Aşkın Gözyaşları'nı yazan ve yazdığı kitaba duyulan ilgiden dolayı korsanı orijinalinden pahalıya satılan Sinan Yağmur ile röportajımız:

Gazeteturka: Öncelikle bu muhteşem başarınızdan dolayı sizi tebrik ederek başlamak istiyorum. AŞKIN GÖZYAŞLARI - Tebrizli Şems 2010 yılının en çok satan kitabı oldu, sizce bu başarıyı neye borçlusunuz?

Sinan Yağmur: Teşekkür ediyorum, kitabımdaki başarının sırrı; Allah’ın inayeti, kitabımdaki zatların bereketi ve kitabı okuyan okurlarımın beğenip önermesindedir.

 

Gazeteturka: Okuduğuma göre kitabınızın korsanı orjinalinden daha pahalı imiş, doğru mu?

Sinan Yağmur: Evet haklısınız. Trabzon’da imza bittikten sonra 3 dostuma kitap veremediğim için çarşıya çıktım. Kitap satan bir yerde kitabımı gördüm uzanıp elime aldım, üzeri fiyatı orjinalinin 3 katı idi. Çok şaşırdım. Nedenini sorduğumda ‘’ne yapayım abi, talep çok dedi adam pişkin pişkin…”

 

Gazeteturka: Zaten çok uygun değil mi fiyatı?

Sinan Yağmur: Evet öyle. Herkes okuyabilsin, aşktan nasibini alsın diye olabileceği en uygun fiyattan satılıyor.

 

Gazeteturka: Yazmaya nasıl ve neden karar verdiniz?

Sinan Yağmur: Ben sıradan bir insanım, öğretmenim. Öğretmen olduğum için yazmak zorunda hissettim kendimi. Çünkü bana göre eğitimciler;  münevver insanlardır, toplumun dertlerini dert edinmeli, topluma ışık olmalılar. Ben de bu sorumluğumu en iyi şekilde üstlenmeye çalıştım.

 

Gazeteturka: Başarılı da oldunuz bence. Peki neden Mevlâna, neden Şems?

Sinan Yağmur: Çünkü özellikle Şems’in eksik anlatıldığını düşünüyorum ve Pir’in hakkıyla anlaşılamadığını.

 

Gazeteturka: Aşkın Gözyaşları Hazreti Şems’te bu işlem tamamlandı mı? Noktayı koydunuz mu?

Sinan Yağmur: Elbette hayır. Virgül attığımı düşünüyorum. Çünkü Şems – i Tebrizi gibi ummanlara sığmayan bir insanı 250 sayfada anlatmak mümkün değil. Şems’in hayatını kaynaklar ışığında biyografik olarak anlattık, roman dilini kullandık, çünkü akademik dil kullanınca insanlar sıkılıp, atıyor. On gün önce yayına sunulan “Aşkın Gözyaşları Hz. Mevlana” kitabında da Mevlana’nın gözünden Şems’i anlattık. Şems’i biz Sultan Veled, Sipah Salar gibi erenler, yani ana kaynakların ışığı altında yazdık. Fakat bu sefer Mevlana ve Mesnevi’nin bakış açısıyla Şems’i okuyacağız, Mevlana “Benim Şems’im” diyecek, bir de oradan göreceğiz.

 

Gazeteturka: Son zamanlarda tasavvufa karşı bir yöneliş söz konusu, bunu neye bağlıyorsunuz?

Sinan Yağmur: Maddeye dönmüş bir insan, manayı kaybetmiş bir toplum, mutlaka günün birinde ruhunun pasını giderecek bir kaynak arar. Başta Amerika, Avrupa olmak üzere, bizim ülkemizde de insanlar her türlü lükse, konfora ulaştılar ama bütün bu ulaşmalara rağmen içlerindeki o büyük boşluğu dolduramadılar. Bir arayıştaydı insanlık zaten. Bunun ötesinde dünya coğrafyasının son birkaç yılda paranoyak bir salgına yakalanması, her türlü kan gölüne çevrilmesi… Savaşlardan bıktı insanlar. Dediler ki, “bu gidişat nereye, bu hır gürle ne kadar vakit geçireceğiz, yok mu bunun sonu?” ve insanlar tasavvufa yöneldiler, tasavvuf yıllardır duruyordu zaten, bir yere gitmemişti, onu keşfettiler. Tasavvufun bir de şöyle bir özelliği var, tasavvuf bir davranış, hal ilmidir. Kitaplarla anlaşılmaz, yaşanarak anlaşılır. Batı’da sufi hareketler çok yaygınlaştı. Avrupa, Budizm’de, Hint mistisizminde reçeteler aradı ama onlar kırkikindi yağmurları gibi geçici oldu, yetmedi, o nedenle Batı Mevlana’yı keşfetti. Batı’da, Avrupa ve Amerika ülkelerinde Mevlana kürsüleri, Mevlevi Enstitüleri kuruldu.

 

 

Gazeteturka: Türkiye’den daha iyi bildiklerini söylemek mümkün mü?

Sinan Yağmur: Kesinlikle daha iyi biliyorlar, çünkü aç bir insan aç gibi görünenden daha alıcı olur. Biz aç değiliz şu anda, aç gibi görünüyoruz, acıktığımızın da farkında değiliz. Batı bizden önce bunalımlar yaşadığı için bizden önce açlığı yaşadı. Batının 30 yıl önce girdiği girdaplara daha yeni girdik biz. Türkiye’de 2030’larda daha fazla eğilim olacak. Manevi boşluğu hiçbir şekilde kapatamazsınız. Şu anda biz sıkıntıya yeni başladık, onlar 30 yıl öncesi toplu intiharlar yaşadı. Bir değer erozyonu yaşamadığınız sürece, ruhunuz üşümediği sürece güneşe yönelemezsiniz. Biz hala geleneklerimizle, manevi değerlerimizle idare ediyoruz.

 

Gazeteturka: Konya’da yaşamanız Mevlana’yı yazmayı kolaylaştırdı mı?

Sinan Yağmur: Seyyid-i  Burhanettin hakkında bir araştırma yapacaksanız, kitap yazacaksanız, İstanbul’da oturduğunuz yerde Seyyid – i Burhanettin hakkında yazamazsınız, Kayseri’ye gelmek zorundasınız. Konya’da bulunmamın en güzel avantajı, Mevlana’nın yaşadığı, mayasını çaldığı havayı teneffüs ediyor olmam. Arkasından kaynaklara ilk elden ulaşıyorum, kaynak açısından Konya zengin, bunu bir başka şehirde bulamazsınız ki. Ben Anadolu’dan yazdığım ve Anadolu’dan bir yazar olduğum için seviniyorum, çünkü medeniyetin kaynağını siz yerinden soluyorsunuz. Bir de artık her şeyde bir İstanbul kompleksini kırması lazım Türkiye’nin. Ve işin daha garibi Türkiye’de kitap sezonunun en durgun olduğu zamanda biz bu başarıyı yakaladık. Bunun akabinde İstanbul’dan çok tanınmış yayınevlerinden teklifler aldık. Ama diğer kitapta Karatay Akademi’den çıkacak. İstanbul’a bütün kapılarımı kapadım. Çünkü ben Anadolulu bir yazarım.

 

Gazeteturka: Son bir cümle söylemek isterseniz bu ne olurdu?

Sinan Yağmur: Başarımı medyaya değil önce Mevlâma sonra Mevlâna’ya sığınmama borçluyum. Ve beni manen besleyen, Mevlânayı olduğu gibi yazan İskender Pala ve Nazan Bekiroğlu gibi pınarlara, çalışmalarım sırasında her türlü kahrımı çeken aileme, Karatay Akademi Yayınlarına, Editörüme ve tüm okurlarıma sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

 

Gazeteturka: Başarılarınızdan dolayı sizi GAZETETURKA AİLESİ olarak tebrik ediyor ve devamını diliyoruz.

 

Sinan Yağmur: Bende sizin şahsınızda Gazeteturka ailesine teşekkür ediyorum. Dualarınızı eksik etmeyiniz.

Röportaj: Bülent BAYIR/Gazeteturka.com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
  • 'Önemsiz şeyler anlatan, önemli bir kitap'15 Ekim 2014 Çarşamba 23:07
  • Konya'dan farklı bir proje daha geliyor15 Ekim 2014 Çarşamba 13:31
  • Usta sanatçı hayatını kaybetti08 Ekim 2014 Çarşamba 17:10
  • 4 bin 158 kültür varlığı Türkiye'ye getirildi07 Ekim 2014 Salı 14:06
  • Endgame'deki gizli şifreyi bulana 500.000 $ kazanma şansı06 Ekim 2014 Pazartesi 22:21
  • Aşık Şeref Taşlıova vefat etti21 Eylül 2014 Pazar 13:08
  • Altın Palmiye 'Kış Uykusu'na verildi24 Mayıs 2014 Cumartesi 22:05
  • Alin Taşçıyan FIPRESCI başkanı seçildi06 Nisan 2014 Pazar 20:37
  • Usta tiyatrocu vefat etti14 Ocak 2014 Salı 22:28
  • Film gerçek silahlarla çekildi14 Şubat 2013 Perşembe 10:22
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Gazete Turka | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim