Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sinan Yağmur 'Aşkın Gözyaşları'nı anlattı
'Aşkın Gözyaşları'nı yazan ve yazdığı kitaba duyulan ilgiden dolayı korsanı orijinalinden pahalıya satılan Sinan Yağmur ile röportajımız:
14 Mart 2011 Pazartesi 00:01

Gazeteturka: Öncelikle bu muhteşem başarınızdan dolayı sizi tebrik ederek başlamak istiyorum. AŞKIN GÖZYAŞLARI - Tebrizli Şems 2010 yılının en çok satan kitabı oldu, sizce bu başarıyı neye borçlusunuz?

Sinan Yağmur: Teşekkür ediyorum, kitabımdaki başarının sırrı; Allah’ın inayeti, kitabımdaki zatların bereketi ve kitabı okuyan okurlarımın beğenip önermesindedir.

 

Gazeteturka: Okuduğuma göre kitabınızın korsanı orjinalinden daha pahalı imiş, doğru mu?

Sinan Yağmur: Evet haklısınız. Trabzon’da imza bittikten sonra 3 dostuma kitap veremediğim için çarşıya çıktım. Kitap satan bir yerde kitabımı gördüm uzanıp elime aldım, üzeri fiyatı orjinalinin 3 katı idi. Çok şaşırdım. Nedenini sorduğumda ‘’ne yapayım abi, talep çok dedi adam pişkin pişkin…”

 

Gazeteturka: Zaten çok uygun değil mi fiyatı?

Sinan Yağmur: Evet öyle. Herkes okuyabilsin, aşktan nasibini alsın diye olabileceği en uygun fiyattan satılıyor.

 

Gazeteturka: Yazmaya nasıl ve neden karar verdiniz?

Sinan Yağmur: Ben sıradan bir insanım, öğretmenim. Öğretmen olduğum için yazmak zorunda hissettim kendimi. Çünkü bana göre eğitimciler;  münevver insanlardır, toplumun dertlerini dert edinmeli, topluma ışık olmalılar. Ben de bu sorumluğumu en iyi şekilde üstlenmeye çalıştım.

 

Gazeteturka: Başarılı da oldunuz bence. Peki neden Mevlâna, neden Şems?

Sinan Yağmur: Çünkü özellikle Şems’in eksik anlatıldığını düşünüyorum ve Pir’in hakkıyla anlaşılamadığını.

 

Gazeteturka: Aşkın Gözyaşları Hazreti Şems’te bu işlem tamamlandı mı? Noktayı koydunuz mu?

Sinan Yağmur: Elbette hayır. Virgül attığımı düşünüyorum. Çünkü Şems – i Tebrizi gibi ummanlara sığmayan bir insanı 250 sayfada anlatmak mümkün değil. Şems’in hayatını kaynaklar ışığında biyografik olarak anlattık, roman dilini kullandık, çünkü akademik dil kullanınca insanlar sıkılıp, atıyor. On gün önce yayına sunulan “Aşkın Gözyaşları Hz. Mevlana” kitabında da Mevlana’nın gözünden Şems’i anlattık. Şems’i biz Sultan Veled, Sipah Salar gibi erenler, yani ana kaynakların ışığı altında yazdık. Fakat bu sefer Mevlana ve Mesnevi’nin bakış açısıyla Şems’i okuyacağız, Mevlana “Benim Şems’im” diyecek, bir de oradan göreceğiz.

 

Gazeteturka: Son zamanlarda tasavvufa karşı bir yöneliş söz konusu, bunu neye bağlıyorsunuz?

Sinan Yağmur: Maddeye dönmüş bir insan, manayı kaybetmiş bir toplum, mutlaka günün birinde ruhunun pasını giderecek bir kaynak arar. Başta Amerika, Avrupa olmak üzere, bizim ülkemizde de insanlar her türlü lükse, konfora ulaştılar ama bütün bu ulaşmalara rağmen içlerindeki o büyük boşluğu dolduramadılar. Bir arayıştaydı insanlık zaten. Bunun ötesinde dünya coğrafyasının son birkaç yılda paranoyak bir salgına yakalanması, her türlü kan gölüne çevrilmesi… Savaşlardan bıktı insanlar. Dediler ki, “bu gidişat nereye, bu hır gürle ne kadar vakit geçireceğiz, yok mu bunun sonu?” ve insanlar tasavvufa yöneldiler, tasavvuf yıllardır duruyordu zaten, bir yere gitmemişti, onu keşfettiler. Tasavvufun bir de şöyle bir özelliği var, tasavvuf bir davranış, hal ilmidir. Kitaplarla anlaşılmaz, yaşanarak anlaşılır. Batı’da sufi hareketler çok yaygınlaştı. Avrupa, Budizm’de, Hint mistisizminde reçeteler aradı ama onlar kırkikindi yağmurları gibi geçici oldu, yetmedi, o nedenle Batı Mevlana’yı keşfetti. Batı’da, Avrupa ve Amerika ülkelerinde Mevlana kürsüleri, Mevlevi Enstitüleri kuruldu.

 

 

Gazeteturka: Türkiye’den daha iyi bildiklerini söylemek mümkün mü?

Sinan Yağmur: Kesinlikle daha iyi biliyorlar, çünkü aç bir insan aç gibi görünenden daha alıcı olur. Biz aç değiliz şu anda, aç gibi görünüyoruz, acıktığımızın da farkında değiliz. Batı bizden önce bunalımlar yaşadığı için bizden önce açlığı yaşadı. Batının 30 yıl önce girdiği girdaplara daha yeni girdik biz. Türkiye’de 2030’larda daha fazla eğilim olacak. Manevi boşluğu hiçbir şekilde kapatamazsınız. Şu anda biz sıkıntıya yeni başladık, onlar 30 yıl öncesi toplu intiharlar yaşadı. Bir değer erozyonu yaşamadığınız sürece, ruhunuz üşümediği sürece güneşe yönelemezsiniz. Biz hala geleneklerimizle, manevi değerlerimizle idare ediyoruz.

 

Gazeteturka: Konya’da yaşamanız Mevlana’yı yazmayı kolaylaştırdı mı?

Sinan Yağmur: Seyyid-i  Burhanettin hakkında bir araştırma yapacaksanız, kitap yazacaksanız, İstanbul’da oturduğunuz yerde Seyyid – i Burhanettin hakkında yazamazsınız, Kayseri’ye gelmek zorundasınız. Konya’da bulunmamın en güzel avantajı, Mevlana’nın yaşadığı, mayasını çaldığı havayı teneffüs ediyor olmam. Arkasından kaynaklara ilk elden ulaşıyorum, kaynak açısından Konya zengin, bunu bir başka şehirde bulamazsınız ki. Ben Anadolu’dan yazdığım ve Anadolu’dan bir yazar olduğum için seviniyorum, çünkü medeniyetin kaynağını siz yerinden soluyorsunuz. Bir de artık her şeyde bir İstanbul kompleksini kırması lazım Türkiye’nin. Ve işin daha garibi Türkiye’de kitap sezonunun en durgun olduğu zamanda biz bu başarıyı yakaladık. Bunun akabinde İstanbul’dan çok tanınmış yayınevlerinden teklifler aldık. Ama diğer kitapta Karatay Akademi’den çıkacak. İstanbul’a bütün kapılarımı kapadım. Çünkü ben Anadolulu bir yazarım.

 

Gazeteturka: Son bir cümle söylemek isterseniz bu ne olurdu?

Sinan Yağmur: Başarımı medyaya değil önce Mevlâma sonra Mevlâna’ya sığınmama borçluyum. Ve beni manen besleyen, Mevlânayı olduğu gibi yazan İskender Pala ve Nazan Bekiroğlu gibi pınarlara, çalışmalarım sırasında her türlü kahrımı çeken aileme, Karatay Akademi Yayınlarına, Editörüme ve tüm okurlarıma sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

 

Gazeteturka: Başarılarınızdan dolayı sizi GAZETETURKA AİLESİ olarak tebrik ediyor ve devamını diliyoruz.

 

Sinan Yağmur: Bende sizin şahsınızda Gazeteturka ailesine teşekkür ediyorum. Dualarınızı eksik etmeyiniz.

Röportaj: Bülent BAYIR/Gazeteturka.com

Bu haber toplam 476763 defa okunmuştur
Aşkın Gözyaşları'na ve o usta kaleme dair...
İlknur SÖKER
Aşkın Gözyaşlarını bir kitap olarak düşünmüyorum ben.Unutulmaya yüz tutmuş tarihin doğru bir şekilde yüreklere yansıtılması bu... Aşkın Gözyaşları bir miaddır.Hz.Mevlana ve Şems'i doğru anlaşılmaya başlandığı... yüreğine sağlık Bülent BAYIR,yüreğine sağlık Sinan YAĞMUR.
14 Mart 2011 Pazartesi 17:10
Kur Bilgileri
Yazarlar
Sabri YALIN
  ABD IŞİDI NİÇİN BOMBALIYOR
Eda Karaduman
Anneler en iyisi...
Gürhan GÜRSES
YÜZÜ SİYAH AMA KALBİ BEYAZ
İnci TULUNAY
CEVABINI BİLDİĞİN SORUYU SORMA!
Fahrettin KORKMAZ
Nazım hikmet…
Mehmet ŞENER
Leylei Kadir –Ramazan bayramının ismi nedir?
Hasan GÜÇLÜ
Trabzon ve tarih kokan bir şehir!
Barış Estergon
“SURİYE TÜRKLERİ” DEMEK ÇOK MU ZOR?”
İzzettin Yusuf
Bu da mı gol değil?
Baki USANMAZOĞLU
gazeteturkaipucu
DERSHANE TARTIŞMASI
Umudun SESİ
BİR YOL HİKÂYESİDİR HAYAT
Mehmet HEMŞİNLİOĞLU
DÜNYA DIŞI AKILLI YAŞAM ÜZERİNE(About Alliens)
Hava Durumu
Ankara 14/30 °C
İstanbul 23/32 °C
İzmir 22/37 °C
Konya 18/32 °C