1. YAZARLAR

  2. Sabri YALIN

  3. Nevruz SALVOLARI
Sabri YALIN

Sabri YALIN

Yazarın Tüm Yazıları >

Nevruz SALVOLARI

A+A-

Nevruz’un devamlı kutlandığı zamandan farklı kutlanmak istenmesi, ancak buna izin verilmemesiyle ülkemizde gelişen olaylar konuyu tam anlamıyla gündeme getirdi.. Nevruz kutlamalarına yıllardan beri hep şahit olur ya da yazılı – görsel medyadan izlerdik.. Aslında insanların mutlu ve huzurlu olması için binlerce yıl önce ortaya çıkmış ve devletler tarafından da desteklenerek teşvik edilmiş olan Nevruz, ne yazık ki son yıllarda birçok insan tarafından “Eyvah, gene geldi, kimbilir kaç kişinin başını yakacak” şeklinde korkulacak dereceye getirilmiştir.

NEVRUZ TARTIŞMALARI

İster istemez insan merak ediyor, bu güne kadar milli ya da dini bayramları öne ya da geriye almak isteyen olmuş mudur? “Acaba izin verilseydi bu olaylar gene de meydana gelir miydi?” diye. Sanırım kendi tarzlarında bir kutlama şekli oluşturmak istediler. Hiç müdahaleye gerek kalmadan, adam gibi kutlamalarına imkân sağlansaydı daha iyi olmaz mıydı? Ama toplumsal kanaat, zamanında izin verilseydi bunlar yine olurdu şeklinde olmakla birlikte gene de bu konuda çok net konuşmak doğru değildir.. Nevruz kutlamalarına böylesi septik bir düşünce ile izin verilmemiş olması, aslında bu talebi yapan BDP için büyük  bir fırsat olmuş, en başarılı olduğu bu özelliklerini sergilemesine imkan doğmuştur. Bunca yılın deneyimlerine rağmen, Nevroz kutlamaları bir şenliğe dönüşebilmesi sağlanamıyorsa, durup düşünmek ve buradaki labirenti çözmek lazım diye düşünüyorum. Uzmanlar, göstericilerle esnaf  ve halkı karşı karşıya getirecek bu tür olaylara daha farklı açılardan da bakmayı deneseler daha uygun olabilir. Yoksa toplum barışı nasıl sağlanacaktır?

DÜNDEN BU GÜNE NEVRUZ

 Bazı kaynaklar, Nevruz geleneğinin, Buzul Çağı'nın sonlarına (15.000 yıl önce) kadar uzandığını ileri sürer. O çağlarda mevsimler insanoğlunun hayatında günümüzdekinden daha önem arz ediyordu ve yaşamla ilgili her şey dört mevsim ile çok yakından ilgiliydi. Zor geçen bir kışın ardından baharda yeşillenen bitkilerin uykudan uyanması ve sığırların yavrulaması, insanoğlu için büyük bir fırsat ve bolluğun canlanması demekti. İşte böylesi bir dönemde Nevruz kutlamalarını başlatanın Kral Cemşid olduğu söylenmektedir. Yazılı olarak ilk kez 2. yüzyılda Pers kaynaklarında adı geçen Nevruz, İran ve Bahai takvimlerine göre yılın ilk gününü temsil etmektedir. Günümüz İran'ında, her ne kadar İslami bir kökeni olmasa da bir şenlik olarak kutlanır. Bazı topluluklar bu bayramı 21 Mart'ta kutlarken, diğerleri Kuzey yarım kürede ilkbaharın başlamasını temsilen, 22 veya 23 Mart'ta kutlarlar. Aynı zamanda, Zerdüştlük, hem de Bahailer için de kutsal bir gündür ve tatil olarak kutlanır. Kürtlerde, Nevruz bayramının Kürt mitolojisindeki Demirci (Kawa) Efsanesi'ne dayandığı söylenir. Anadolu ve Orta Asya Türk halklarında da Göktürklerin Ergenekon'dan çıkışı ve baharın gelişi olarak kutlanır. Kelime "yeni gün" anlamında Eski Farsça'dan gelmekte olup ve hâlâ aynı anlamda kullanılır. Nevruz, Özbekçe: Navruz, Türkmence: Nowruz, Kazakça: Naurız, Kırgızca: Nooruz, Kürtçe: Newroz, Azerice: Novruz Tatarca: Navrez şeklinde söylenmektedir.  B.M. Genel Kurulu, 3000 yıldan beri kutlanmakta olan Pers kökenli bu şenliği, 2010'da Dünya Nevruz Bayramı olarak ilan etmiştir. Yani hiçbir milletin tekelinde değildir. Azerbaycan’ın ünlü şairi Şehriyar, bakınız ne güzel dillendirmiş Nevruzu..:

Heyder Baba ildırımlar çahanda  (Haydar Baba yıldırımlar çaktığında)

Seller sular şakgıldayıp ahanda  (Seller sular şakıldayıp aktığında)

Gızlar ona saf bağlayıp bahanda  (Kızlar ona saf bağlayıp baktığında)

Selâm olsun şevketüze, elüze  (Selâm olsun büyüklüğünüze, memleketinize)

Menim de bir adım gelsin dilüze  (Benim de bir adım gelsin dilinize)

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

 Tarihi kaynakların ışığında denebilir ki, Osmanlıların Nevruz'u kabul ettikleri günden itibaren, bu tür hadiselere hiç rastlanmamıştır. Nevruzda Hıdırellez'de olduğu gibi insanlar kırlarda baharın gelişini hiçbir farklı düşünceye girmeden ateş yakmış ve eğlenmişlerdir. Türkler Nevruza bir ibadet gibi değil de eğlence gözüyle yaklaşmış ve ayrımcılığı asla düşünmemişlerdir. Öyleyse bu kadar iyi niyetle ortaya çıkan bu bayramın farklı mozaik sergileseler dahi bu coğrafyadaki tüm insanlar için  dostluk vesilesi olması en içten temennimizdir.

 İyi haftalar…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum