1. YAZARLAR

  2. Murat TEKİNALP

  3. NEDEN MEVLİT?
Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

NEDEN MEVLİT?

A+A-

     Doğum da mevlit, ölümde mevlit, düğünde mevlit, mübarek gün ve gecelerde mevlit, yeni bir araba veya ev alınca mevlit, hayatın her alanında ve safhasında mevlit… Mevlit, halk tabiri ile ya da alışık kullanımıyla Mevlüt; lügatte “doğmak, doğum zamanı, doğum yeri” manalarına gelir. Mevlidin asıl adı Vesîlet-ün-Necât (Kurtuluş Vesîlesi)tır. Daha doğru anlatımla günümüz için düşünürsek Müslümanların Peygamberlerine duydukları sevginin; bu çağa yansımış şiirsel şeklidir.

 

******

     Peki, mevlit’in tarihsel seyri nasıl? Nasıl başlamış bu manzum eser kaside vari okunmaya?...

Süleyman Çelebinin 15. asırda yazılan Mevlidinden başka 14. asırda yaşamış Erzurumlu Mustafa Dar’ irinin Tercümetüd-Darîri var. Bunu İbn-i İshâkın Sîretün-Nebisinden çevirmiş.
Mevlit, yalnızca Müslüman Türkler arasında değil, bütün İslâm dünyasında çok beğenilmiş. Arnavutça, Rumca ve diğer hemen hemen tüm dillere de tercüme edilmiş.

     Süleyman Çelebinin Bursa Ulu Camideki imamlık yıllarında, İranlı bir vaiz, kürsüde Bakara suresinin 285. ayetini kendi bilgisine göre tefsir eder. Allahü teâlânın gönderdiği peygamberler arasında hiçbir fark görmediğini ve Muhammed (S.A.V)’in hazret-i İsa peygamberden daha üstün tutulmayacağını söyler. İranlı vaizin bu bozuk ve hakikatlere uymayan şahsî düşünceleri, Süleyman Çelebinin Hz. Muhammed aleyhisselâm için gönlünde duyduğu aşk ve muhabbete fazlasıyla tesir eder. Bu türlü iddiaları cevaplandırmak ve sahiplerini susturmak, Muhammed aleyhisselâmın bütün diğer peygamberlere üstün, son peygamber olduğunu ispatlamak için Mevlidini kaleme alır. Kaleme aldığı bu eser 1409 yılından bu yana tüm cemiyetlerde severek okunur.

     Nedendir bilinmez ama şimdi ise bazı çevreler tarafından acımasızca eleştirilere muhatap oluyor Vesile tün Necat. Bu asırda hala mevlit okutulurmuymuş; dinde yeri yok; okutmak bidattir; yerine bir Yasin okutsak daha iyi olur; Süleyman Çelebi bu manzum eserini okunsun diye mi? yazmış gibi eleştiriler ve daha niceleri.

Gerçekten yersiz.Yersiz bir hüsnü kuruntu.

 

******

     Unutmamak gereken önemli bir konu var hepimizin bildiği, acılar paylaşıldıkça azalır, sevinçler ise paylaşıldıkça çoğalır. İşte merhum Süleyman Çelebi efendinin yazdığı Peygamber sevgisini içeren bu manzum eser bilhassa Müslüman Türk milletinin kaynaşmasına vesile olmuş. Mutluluk anlarında okunmuş sevinçleri artsın diye, üzüntülü ve kederli anlarında okunmuş elem ve ızdırapları dinsin diye… Okunduğu her çevrece benimsenmiş; öyle benimsenmiş ki, etle tırnak gibi hayatımızın bir parçası olmuş. Sosyal olayların içinde birer figüran olan insan, dertlerini ve kederlerini mevlit ile figürize eder olmuş. Zaten Mevlit içeriği itibarı ile de, bünyesinde Kur'an-ı Kerim okunmaya ve salâvat-ı şerife getirmeye de müsait. Ancak mevlidi; bir ibadet ve maddi kazanç bağlamında düşünmeden icra etmek gerekir.Zaten öyle de olmak zorunda.

Şimdi soralım tenkitleri yönelten kardeşlerimize, dinimizde bidat hükmünü yapıştırdığımız Süleyman Çelebi’nin Vesile -tün Necat’ı gibi,  yerine koyabileceğimiz başka bir alternatif manzum eserimiz varmı?

 Milletimiz tarafından rağbet gören ve milletimizi böylesine kaynaştıran.

Peki, okunmasını istemediğimiz, yerinede hiçbir şeyi koyamadığımız bu esere karşı; okunmamasına yönelik tutum ve tavrımız neden?

Eğer dine sonradan konmuş, yani bidat olduğu düşüncesinden hareket ederek günaha girmek korkusuyla eleştirisel yaklaşım yapılırsa, o zaman aynı hassasiyet dine sonradan giren bütün bidatler içinde geçerli değil mi?

Bırakın okunsun mevlidimiz her zaman ve her mekânda… İcra edilsin bütün mutluluklarımızda, acılarımızda, sevinçlerimizde ve kederlerimizde.

 

Hayatın sizi daraltmadığı ve darılmadığı anlar geçirmeniz dilek ve temennilerimle; sağlıcakla kalın efendim…

Yüzünüz Hep Gülsün!

Önceki ve Sonraki Yazılar