1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. Ne varsa geçmişte var
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

Ne varsa geçmişte var

A+A-

Yatsı namazından sonra arkadaşlarla sohbet etmek amacıyla lokale gittik. Sohbetin bitiminde hepimiz birbirimize şunu dedik: İyi ki lokale gitmişiz. Çünkü masamızda çok güzel konulara temas edildi, faydalı konuşmalar oldu.

Masamızda öğrencisi olduğumuz öğretmenimiz de vardı. Öğretmenimizin bizlere abi tavrıyla yaklaşması, gerçekleri tüm çıplaklığıyla anlatması çok hoştu. Öğretmenimiz çok yaşlı değil,  ama tecrübesi bizden çok. Eskiler” ne varsa geçmişte var “derler. Bu çok doğru tespit.

 Şimdi memurluktan bakarsak öğretmenimiz emekli kendisi, öğretmenlikten bakarsak emekli değil. Öğretmenimiz bizlere hayatından önemli anekdotlar anlattı. Muhabbet konuları son günlerde dinlediğim en öğretici, ibretli konuları içeriyordu.Sohbetin cazibesi belki öğretmenimizin doğal olarak anlatmasından ve kendi tabiriyle söylenilmek istenen mesajı eğip bükmeden konuşmasında saklıydı.

Öğretmenimizin vaktinin bol olması hasebiyle toplumda daha çok bulunuyordu. İlk öğüdü bizlere  işlerinize gereken önemi verin oldu. Meslek hayatınızda işlerinizi bi hakkın yapın. Bizler bu topraklarda doğan büyüyen ve faydalanan insanlarız, memleketimiz için çok çalışmalıyız.

Millete hizmeti yüksünmeyin diye öğütler verdi. Bizlerde görev yaptığımızdan öğretmenimizin nasihatlerini çok iyi anladık

Keşke herkes köşesine çekilmeden memleketi için düşünse, kötülüklere prim verilmemesi gerektiğini anlatsalar. Emekliliğe ayrıldım bundan sonrası beni ilgilendirmez demeseler, emekli olanlar. Memleketimizin hayrına olan tüm çalışmalarda tecrübelerinden faydalanma imkânı tanısalar. Öğretmenimiz günlük olaylara güzel yorumlar getirerek sağ olsun ufkumuzu açtı. Bazı insanlar geçmişi anlatırlar, sadece geçmişi anlatmak değildir maksatları. Yapılan hataları kibarca hatırlatarak yanlışımızı düzeltmemizi istedikleri için ve de “kızım sana söylüyorum gelinim sen anla” kaidesinin içindedir.

 Ders çıkartılacak kıssalara bayılırım. İnsanların yaşadıklarından ibret almalıyız. Geçmişte yapılan hataların sonucu ne olmuşsa , günümüzde de aynı hata , aynı sonucu verir.

Masada konuşulan konular tam hayatın içindendi. Dedikodu asla yapılmadı. doyumsuz. Önemli konulardan biri de şudur dedi emekli öğretmenimiz :Toplumda ki olaylara çok duyarsızız o kadar ki, gördüğümüz kötülüğü görmezlikten geliyoruz.

Aslında dedi,  gördüğümüz kötülüklere karşı yapılması gereken nedir biliyor musunuz? Bazılarının dediği gibi devir değişti demek değildir, bize düşen . Şikâyeti de bırakarak kötülüğün önlenmesini isteyenler , kötülük gördüğümüzde engel olmaya çalışmalıyız.

Bazı insanlarımız davranışlarının uygunsuz olduğunun farkına varamıyor. Özellikle gençlerimiz toplumun hassas olduğu , ananelere çok ters davranışlarda bulunabiliyorlar.

Bu tür olumsuz davranışlarını onaylamıyoruz. O zaman güzel ifadelerle toplumun yapısına uygun davranışlar yapmalarının uygun olacağının; bunun aksinin ise toplum tarafından dışlanacağını bilmeliler. Bilmediğini var sayarak gençlerimizi uyarmalıyız.

Asla kaba kuvvet kullanmamalıyız. Kendisini yetiştirmiş , aktif , çalışkan , vefakâr,  cefakâr yazarlarımızdan Fatih Kalkınç Bey sigarayı bırakma sebebini ve bir daha içmemesini toplumda ki duyarlı insanların olmasına bağlar.

İlçelerinde yetişme çağındayken yani ilk gençlik yıllarında,  düğünlerde herkese sigara ikram edilir. Fatih daha ilk gençlik yıllarını yaşamaktadır. Düğünde ikram edilen sigarayı alır. Adam olduğunun ispatlamasının sigarayla olduğunu düşünür.

Etrafına bakar,  tanıdık  kimsecikler yoktur. Sigarasını yakar. Sigara içerek yola yönelmiştir,  bir de bakar ki, komşularından birisini karşısında görür. Fatih ne yapıyorsun der? Fatih mahcup olur. Sigara mı içiyorsun der komşuları?

Utanır,  sıkılır ve amca sakın babamlara söyleme tövbe bir daha içmeyeceğim der. Fatih sigarayı ayağının altında ezer ve bir daha içmez. Bizlerde komşularımızın evlatlarını gördüğümüzde yaptığı kötü davranışa engel olmalıyız.

Aynı şekilde komşumuzda bizim kendi çokçuğumuzu görürse yanlışını aynı ikazı o da yapmalıdır.

Bu gençler hepimizin,  bu gençlerin hizmetine hepimizin ihtiyacı var.

Vurdumduymazlık bize yakışmaz. Biz kötülüğün mikrop gibi sirayet ettiğini bilenler çevremizde olumsuzluklara şahit olur isek olumsuzluklara set olmalıyız.

Bir de burada konuşmamız esnasında,  kötülüğü ifade ederken kibar,  nazik konuşmamızın zorunlu olduğu vurgulandı.

Lisanımızı kullanırken kırıcı olunmamalı dedi öğretmenimiz.

Arkadaşça söylersek , olumsuzlukların önüne geçmemiz daha kolay olur dedi. Çevremizde maalesef olumsuzluklar çoğaldı.

Eskiden olduğu gibi uyaranlarımızın kültüründen oldukça uzaklaştık. Günümüzde her alanda yozlaşmalar çoğunlukta. Çevremizde belki mazeretinden dolayı oruç tutamayanlar aşikâr yemekten ve içmekten çekinmiyor. Ayıp sınmıyor.

Özgürlük var sözümüz yok. Ama oruç tutanlara da saygı duyulması gerektiğine birçoğumuz inanırlar.

Ramazan-ı şerifin dışında nafile oruç tuttuğunu bilmediğimiz arkadaşlarımız olursa, oruçlu olduğunu öğrendiğimizde saygısızlık yaptığımızı düşünür ve özür dileriz. Olumsuzlukların çoğalmasının sebebi belli. Çünkü duyarlı insanlarımız azaldı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.