1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. Ne umuyordunuz?
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

Ne umuyordunuz?

A+A-

Ne umuyordunuz?

Hayatımızda almış olduğumuz dersleri birbirimize bazen aktarırız. İnsanımız çok iyi niyetliyse, iyi niyetin kötülük getirdiğini anlatır. Anlattığı ana kadar yaşadıklarını döker.

Doğru mu diye sorgulamak gerekir mi?

Anlattıkların doğru mu diye sormaya gerek yok. Dünya dönüyor.

Toplumda çok defa duyduğum bir söz var, “ benim gibi adama veya bu iyiliğime bu yapılır mı”?bu sözü birçoğumuz kullanmışızdır.

Konuşulan bu görüşe çoğumuz katılırız. Hepimiz birilerine iyilik yapmıştır. İnsanların kazanımlarına veya iyilik adına vesile olmuşuzdur. İnsanlık gereği iyilik yapmışızdır.

Ancak öyle insanlar var ki iyiliği gördükçe, akabinde bize kötülük adına elinden geleni ardına koymaz.

O kadar ki hangi meslek olursa olsun mutlaka iki meslektaş bir araya gelince hep kendimizden dert yanarız. Birbirimize kendimizi anlatırız. Esnafsak müşterilerimizin profilini yorumlarız.

Dertler bitmez deriz başlarız. Hayal kırıklıkları, yıkımlar, hayal dünyamızın kararması, ummadığımız muameleleri dinlemek bile sıkar insanı.

Hiç ummadığımız yakınlarımızdan bile aynı yanlış tavırlara maruz kalabiliriz. Hayatın kuralı bu değil yalnız.

İyilik yaptıkça bazı insanlar ne kadar üzücüdür ki, sizin yaptığınız iyilikleri yok sayar. Yapmış olduğun iyilikleri çiğner geçer.

 Elbette iyiliği yapan kişi yapılan bu yanlışa alınır. Alınmalıdır da. Bilerek yapılan bir durumdur bu. Yani insanların yaradılışları çok farklıdır.

İnsanların iyi niyetlerinin üstüne yatmak,  onları saf yerine koyarak işini halletmeye çalışanlar yok mu? Var hem de o kadar çok ki.

Birkaç arkadaş toplanmışlar sohbet ediyorlar. Ortama yabancı değilim sadece konuşulanları dinliyorum. Konuşulanları dinledikçe,  içimden sadece demek ki iyiliği suiistimale uğrayan ben değilmişim dedim.

İnanın bu kadar insanının bulunmasına çok üzüldüm.  Hem de ne kadar çok üzüldüm. Keşke iyiliğin kıymetini herkes bilseydi de birçok insanın kalbi kırılmasaydı.

 Maalesef iyiliği ne zaman yaptım, karşılığında hiç iyilik görmedim dedi konuşanlardan biri. Bir diğeri söz alarak yumuşak huylu insanları insanımız kale almıyorlar dedi.

Bu da doğru dendi.

  Yaptıklarımızı ortaya koyduğumuzda bunları biliyoruz. Gariban dediniz birinin işine katkınız mı oldu? Kıymet bilir, yap mı dediniz? Birisi sizden maddi yardım talebinde mi bulundu? Maddi yardım mı yaptınız? Sonucunda bu iyilik yaptığınız kişilerle sıkıntı yaşamaya adım atmış olursunuz dediler.

Yolda yolcu mu aldınız? Ulaşacağa yere bedava gitmesi mümkün değil. Özel arabanıza almanıza rağmen size ödeme yapma yerine çekip gidenlere şahit olmuşsunuzdur.

 İnsanların yaratılışında var bu huy.

Kimisinde baskın,  kimisinde çekinik olmak üzere ama var. İyilik yaptıkça dost azalır mı? İşinin hitamına ulaşan insan hemen yüz mü çevirmeli arkadaşından.

İyiliğin rahatına ulaşanlar sizi terk mi etti? Bunların kimliği egoizmin zirve yaptığı kişilerdir. Bunlar hep kendini düşünür.

Kendi istek ve arzuları olursa karşısında ki insanı yere göğe sığdıramazlar. Aksilik bu ya şayet egoizmin esiri olan kişinin isteği olmazsa seni her yerde yerden yere vurur.

Ölçü nedir bu iyilik âmâlarına göre?

Kendilerine iyilik dokundukça arkadaşı çok iyidir. İyiliği elde ettikten sonra hemen hafıza kaybına uğrar zavallılar.

Hiç iyilik görmemiş gibi konuşurlar.

Dert yanarlar. Ne de olsa iyiliğin âmâları bunlar. Görseler de huyları inkârdır. İyiliğimizin karşılığının hep kötülük mü olacak diyenler? Başka ne cevap bekliyorsunuz ki. İyilik yapacaksınız, o kişi de size iyilik mi yapacak? Olur, mu öyle? Farklı dünyadayız galiba. Bu sizin umduklarınız bizim dünyamızda olmaz.

Bizim dünyamızın insanını en önemli özelliği iyiliğe kötülükle veya iyilik görmediğini anlatırcasına seni/ hepimizi yalnız bırakmaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.