1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. MÜSPET DÜŞÜNCE ÜLKÜSÜ
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

MÜSPET DÜŞÜNCE ÜLKÜSÜ

A+A-

MÜSPET DÜŞÜNCE ÜLKÜSÜ 

               İnsan diyerek tarif edilen varlığın özü; Müspet Düşünce Ülküsü"nün hassasiyetler hiyerarşisine sahip olma üstünlüğünde saklıdır. Yer kürede hayat süren canlılar âleminin tamamının bir senkronize yürüyüş ve duruşu vardır. Bu muhteşem uyumda, diğer canlılar için ruhun emrinde olan bir müspet hassasiyetten söz etmek mümkün değildir. Ancak tüm canlıların ilahi bir programın yörüngesinde ezelden ebede ibretlik bir mükemmellikle görev halinde olduğu da bir gerçektir. 

               Canlılar âleminin istisnalar çizelgesindeki yegâne varlığın adı; “Ahsen-i Takvim” olan insandır. İnsan, ruh hediyesi ile irade-i cüziye tercih ve seçeneği ile yaratılmıştır. İnsan, hassasiyet türevleri ile yeryüzüne gönderilmiştir. İnsan, muhtelif hassasiyetlerin ve çeşitli ihtiyaçların sahibi olması özelliği ile hayat sürenlerin en farklısıdır.  

                İnsan hassasiyet ve ihtiyaçlarını derinlemesine çalışmalarına konu eden Psikolog Maslow, insanın bu farklılıklar ve hassasiyetler hiyerarşisini şu şekilde sıralamıştır. 

a) Fizyolojik hassasiyetler

b) Güvenlik hassasiyeti

c) Ait olma hassasiyeti

d) Sevgi ve sevecenlik hassasiyeti

e) saygınlık hassasiyeti

f) Kendini gerçekleştirme ihtiyaç ve hassasiyeti 

               Maslow"un önermesine göre, insan bir kategorideki ihtiyaç ve hassasiyetlerini realize etmeden bir üst ihtiyaç düzeyine geçiş yapamaz. Bu doktrin teori, kültürel değişkinliklerine göre farklılıklar arz edebilir. Ne var ki, bir toplumda müspet milli hassasiyetler bir paydada buluşmadığı sürece, yukarıda belirtilen şıkların her biri dâhil her anlamda ihtiyaç duyulan siyasal, sosyal ve ekonomik yükselme, kalkınma ve ilerlemeler gerçekleşemeyecektir. Bu gün bu yükseliş bulutlarının bereketli yağmurlara dönüşebilmesi için ise, müspet inkişaflara hiç olmadığı kadar muhtaçlığımız söz konusudur. 

              Öyle ki; 

             “Müspet Düşünce ” olmaz ise; ferdin, toplumun ve top yekûn olarak Türk Milletinin; siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel ve sağlık şartları bakımından gelişmiş dünya normlarında bir standardı yakalamaya odaklı bir Yükseliş Ülküsü"nü hedef çıtasına koyması mümkün olmayacaktır.

           “Müspet Düşünce ” olmaz ise; ölüm uykusuna yatmış milletlerin tarihlerinin olamayacağı tasvirinden yola çıkarak, ülkemize yönelik tehdit ve tehlikelere karşı aziz milletimizi uyanık kılma ve dikkatli tutma mücadelesi sürdürülemeyecektir.  

            “Müspet Düşünce ” olmaz ise; Anadolu insanının kaderine kara bir yazgı gibi musallat olmuş adaletsizliğe, geri kalmışlığa ve özgürlüklerin önündeki tüm menfi nedenlere karşı tükenmeyecek bir azimle sürdürülecek onurlu bir sivil mücadele sürdürülemeyecektir.

            “Müspet Düşünce ” olmaz ise; vatanını gelecek kuşaklara teslim etme sorumluluğundaki bir kutsal emaneti ve bir borcu olarak telakki edenlerin ve yine bu borcu ise; namusu olarak yorumlayan duyarlı kitlelerin, fikri mücadelelerinin gayret platoları yeşertilemeyecektir.  

            “Müspet Düşünce ” olmaz ise; emperyalizmin kaba kuvvetlerinden daha ötede, vurucu bir güç olarak yedekte beklettikleri kültür emperyalizmine yönelik olarak, hazırlanma, karşı koyma ve bir aydınlanma mücadelesinin Ülkü Hareketi, millet şuurunun mücadeleci çocuklarına anlatılamayacaktır. Hoşça kalın.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar