1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. Müjdelik Bu Olmamalıydı
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

Müjdelik Bu Olmamalıydı

A+A-

Müjdelik Bu Olmamalıydı

Gençlik yıllarımdaydım. Annemin yaylada oturduğu dönemdi. Sabah erkenden yaylaya, akşamüstü kasabaya dönülen zamandan bahsedeceğim. O zamanlar hayat şartları öyleydi.

Yayla yolunun ne anlama geldiğini akranlarımız bilirler. Bazen yol arkadaşınız olur, bazen de kendiniz olursunuz. Yalnızlıkta yolculuk zor olur. Sabah erken çıkılır çünkü yol çekilmez.

Hayvana yüklenilen yükün yakalanmaması için de akşamüstü yollara geç çıkılır. Yaylaya giderken, kuşluk vakti yayla yolunun en yokuş yerinde komşularımızdan biri hayvanına yük hazırlıyordu. Kolay gelsin dedim, geçtim.

Akşamüstü dönüşte, komşumuzun yük hazırladığı yere bakayım belki eşya unutmuş olabilir dedim. Gerçekten de eşyası vardı. Eşyasını bulmuş olduğum yer kasabaya epey uzaktı.

İçimden hem hediyemi alırım, hem de komşumuz buraya kadar yorulmadığından bana iyi ödül verir niyetiyle eşyayı aldım.(Kol saati.) kendi malım gibi koruyorum.

Müjdeliğimi almam için saati iyi korumalıyım diyerek cebime koydum. Yolda cebimi ara ara yokluyorum. Düşürürsem müjdelikten mahrum kalırım korkusu da var. Yokladığımda cebimde olması gurur ve sevinç kaynağım olmaktadır.

Müjdelik alacağım diye seviniyorum. Ertesi sabah erkenden kuzuları otlatmaya ovaya gittim. Saati de yanıma aldım. Adam gelir, saati sorarsa, eve gidemem, saatini hemen veririm, o da bana ödül olarak, para verir diye düşünüyorum.

Müjdeliği düşündükçe coşkum artıyor.

Kuşluk vakti komşumuz benim kuzuları otlattığım mevkie geldi. Mehmet, kol saatim dünkü yük hazırladığım yerde kalmış herhalde, gördün mü dedi?

Evet, bende siz gelirsiniz diye yanıma almıştım. Sevinerek saatini uzattım. Doğru söylememin ödülünü, müjdeliğimin ve iyiliğimin hediyesini vermişti.

Hiç unutmuyorum iyiliğimin karşılığı, okkalı üç beş tokat oldu. Neye uğradığımı şaşırmıştım. İnsan işte bu, iyiliğin, doğruluğun karşılığında adil olan Allah’tır. Tokat vurma, bağırma, al saatini git.

İnsanlık hali bazen bilmeden veya ehveni şer mesabesinde yalan konuştuklarımız olmuştur. Doğru söyleyenin karşısında olan kişilerin, yüzleri hep simsiyah oluyor.

Hiç böyle olacağını düşünmemiştim. Ama çok zoruma gitmişti.

Dileseydim o kol saatini kırardım. Taşla ezerdim. Fakat yapım o değildir. Bin kere kötü davransa, yalanla işim olmaz. Kişilerin karakterini öğrenmek kolaydır. İşine geldiği şekilde davranır, yaptığına ettiğine bir şey diyemesen senden üstünü yoktur.

İnsanların doğruluktan büyük sermayesi yoktur. Varsın bir şeyler elinizin altından, ayağınızın altından alınsın, gençliğinizde iyiliğinizin karşılığında tokat yemiş olsanız da, hayatta dim dik kalanlar iyilik yapanlardır.

İşiniz doğruysa, çekinceniz yoktur. Geçin gidin. Doğru söyleyerek yürüyün.

Zor anında doğruyu konuşmayı bırakalım en basit hadiselerde yalanın içine batıyoruz. Günah işleyeni onaylamak, yanında olmak, arka çıkmakta aynı günahı işlemiş olmaktır. Doğru kişinin yanında olmam gerekirken, kalkar yanlışın yanında yer alırsam, günah işlemiş olurum.

Doğrunun üç gün gönül sıkıntısı olur. İnsana tavır alınabilir. Ovanın ortasında dayak yer. Laf yer. Hakarete uğrar. Kalbinde ki umutlar tokatla cam gibi dağılabilir. Sen yine doğru olmalısın.

Toplumun çoğu doğru konuşmuş olsa, kimse kimseden şikâyetçi olmaz. Mahkeme salonlarına düşen olmaz.

Yakın zamanda uzaktan tanık olduğum olayı söyleyeyim. Mahkeme salonuna üç beş kişi girdiler. Ben kimseyi tanımıyorum. Şimdi de kimdir, kim değil bilmem?

İçeriden çıkarken şapkalı amcaya, kırk yaşlarında bayan laf söyledi. Amca sinirlendi. Bu benim kızım dedi. Yalan söyleyerek mahkemeye getirerek, uğraştırıyor beni, diyerek sitem etti.

Yalana bulaşmak budur. Baba hakkı tanımaz, kayınpeder hakkı tanımaz, saygı yoktur, hak hukuk ara ki bulasın. Babasını mahkemeye verecek kadar ahlak zafiyetinin nedeni yalandandır.

Az çok kişilerin tavırlarından çıkarımlar yapabiliyoruz. Amca, baba olarak sabırlı davrandı. Kendi babamı düşündüm. Bu duruma düşürülseydi hazmedemezdim.

Amcaya dedim. Amca sabırlı ol. Bak başımıza iş çıkaracaksın. Olay çıkartma. İşimiz gücümüz var. Tanışmıyoruz. Allah göstermesin kızın insafa gelir el kaldırmaz, Allah korusun sen elini kaldırırsın iş büyür.

Amca hadi bakalım, olsun, dediğin doğru, herkesi birbirine düşürmeyeyim. Ben hatalı değilim. O, kızım ama damadımla bir oldular, yalan konuşuyorlar.

Amca, gençlik yıllarıma gittim, kol saati, müjdelik, ova, okkalı üç beş tokat, sonuç; iyilerin, doğruların ödülü budur.

Müjdenin karşılığında yediğim tokatlar yüzümü acıttı. Acısı geçti. Yüreğimde ki yarası asla geçmeyecek. Müjde kelimesi geçince, yediğim okkalı tokatlar aklıma gelir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.