1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. MUAZZAM MİLLET EYLEMİ VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK!
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

MUAZZAM MİLLET EYLEMİ VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK!

A+A-

MUAZZAM MİLLET EYLEMİ VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK!                                                                                                                   

 

Dünyanın bilinen en eski kıtası Asya"da, cihanın istikametini değiştirecek boyutta insanların artık yetişmeyeceği kanısının tüm Dünyada yaygın olduğu bir dönemde, Anadolu insanını yöneten zümrelerin “Bu millet adam olmaz” düşüncesini dillendirdiği ve istilacı devletlerden medet umulur hale gelindiği 1900"lü yılların ilk çeyreğinde, bir milletin bağrından çıkarak benzer tüm nazariyeleri iflas ettiren bir karizma derinliğinin adıdır Atatürk.

 

            Tarih sahnesinin siyaset ringinde, yıkılma yolundaki bir milletin kaderini etkileyen önemli kıstas; Mustafa Kemal Atatürk"ün karizmatik önderliğidir. Ünlü sosyolog Weber"in deyimi ile karizmatik liderlik; tarihin hakemliğinde Atatürk ile tarifine dayanak bulmuştur. Karizma; Önder ile taraftarını biri birine yaklaştıran beklentilerin adı ve bağlantı bütünlüğüdür. Yine karizma; tarihin bir millet için önemli sıkıntıları arşivlediği bir zaman aralığında kendini açığa vuran bir buhran önderliğidir. İşte bu bağlamda Weber, farkında olmadan bir kavramı çok büyük bir nüans derinliği ile, ıstırap çeken dünya milletleri adına Atatürk ismiyle abideleştirmiştir.

 

Tarihin ateş mazgallarında Türk milletinin sorguya çekildiği, Osmanlının son dönemlerini irdeleyip incelediğimizde; Atatürk gerçeğini, onun askeri ve siyasi dehasını daha anlamlı yorumlayabileceğimiz kesindir. Düşününüz! Top yekûn olarak bir millet; bitap ve perişan düşmüştür. Mücadeleler argını ve savaşlar yorgunudur. Anadolu insanı fakru zaruret içerisindedir. Artık hangi itilaf gücünün mandasına yakın olunması gerektiğinin sığ ve zulümkâr hesapları yapılmaktadır. Yönetici kadrolar; müstevlilerden hangisinin daha merhametli ve daha ehven bir seçim olacağının kararını almaya çalışmaktadırlar. Mazinin inançlı, onurlu ve büyük bir milleti, cihanşümul bir devleti himaye olunmaya muhtaç kalmıştır. Mustafa Kemal Atatürk"ün çaresiz bir millete umut oluşu, işte böyle bir karanlık tarih aralığındadır.

 

            Mazlum tüm dünya milletlerine örnek teşkil edecek muazzam millet eylemi, Mustafa Kemal Atatürk ile başlamıştır. Bu eylem; Önderi kadar büyük bir milletin, sinesinden bir lideri doğurduğu süreçle beraber başlamıştır. Anadolu halkı; imkânsız görünen bir savunma zaferini, insanlık tarihinin nadir kaydettiği karizmatik liderlerden biri olan Atatürk ile kazanma safhasına girmiştir artık.

 

            22 Haziran 1919 da deklare edilen ilk genelge ile teslimiyetçi anlayış ret edilmiştir. Milletin kaderine yine milletin kendisi bizzat sahip çıkarak “misakı milli sınırları” içerisindeki bu eşsiz vatan büyük çabalar ve destanlaşan kurtuluş çarpışmalarıyla Mustafa Kemal Atatürk"ün önderliğinde sahiplenilerek gelecek nesillere onurla emanet edilmiştir. Avrupalıların “Türkler cehenneme layıktır” atasözünü “Türkiye Türklerindir”deyimine dönüştüren geçtiğimiz asrın muazzam profilli karizmatik lideri Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyeti ilan ederek dehasını Türk ulusunun Umuda, İnanca ve Özgürlüğe olan nihayetsiz tutkusuyla buluşturmuştur.

 

Türkiye Cumhuriyeti;   demokrasinin muhteşem onuru ile beraber yerkürede ilelebet payidar kalması için, yine Türk Milleti ve gençliğine emanet edilerek Atatürk"ün ilke ve yaşamsal doktrinleri ile taçlandırılmıştır. Ne mutlu bu emaneti gururla ve onurla muhafaza eden bu millete. Ne mutlu, “önce vatan” düsturu ile birlik, beraberlik ve barış aşkıyla Türkiye sevdasının muhabbet korosunda yer bulmuş tüm Anadolu halkına. Ve yine Türkiye"nin bölünmez bütünlüğünün karinesi ve tüm etnik tebaaların tamamıyla vücuda getirmiş olduğu muhteşem  birlikteliğin bir parolası olarak, “Ne mutlu Türk"üm diyene!”                          

Önceki ve Sonraki Yazılar