1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Milletvekilliğini askerliğe sayarız, olur biter!
Milletvekilliğini askerliğe sayarız, olur biter!

Milletvekilliğini askerliğe sayarız, olur biter!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla gençlerle bir araya geldi.

A+A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla gençlerle bir araya geldi;

Karşımdaki güzel topluluğa bakarken Türkiye'nin güçlü yarınlarını görüyorum. Endişe yok, buna inanıyor, bunu biliyorum. Birçok etkinliklerin ülkemizin çeşitli yerlerinde yapılıyor. 19 Mayıs'ı coşku ve sevinçle kutluyoruz. 19 Mayıs 1919'da Samsun'da Kurtuluş Savaşı'nın ilk adımını atan Gazi Mustafa Kemal'i ve yol arkadaşlarını rahmetle yad ediyorum.

Bu salondan ülkemin, dünyanın tüm gençlerine sevgilerimi, saygılarımı yolluyorum. Değerli genç kardeşlerim tarih hem ibret vesikasıdır, hem kuvvettir. Milletler tarihlerinden aldıkları güçle yaşarlar, gelecek tasavvurlarını buna göre yaparlar.  İnsan tarihinde sadece geçmişini değil aynı zamanda istikbalini de arar. Bir milletin kendi gücünün, benliğinin farkına varması ancak tarihinin farkına varması ile mümkündür. Kendi tarihine yabancılaşanlar rüzgarın önündeki yaprak gibi savrulmaktan kurtulamazlar.

Hangi tarihi zemine ayak bastığını fark etmeyenler hatta reddi miras edenler kendi geleceklerini de ülke geleceğini de tehlikeye atarlar. Koskoca millet kendi geçmişin kopartılmak istendi. Gençler şunu unutmayın dilimizden kopartıldık. Bin yıllık birikimi kenara attık. Şah damarının kesilmesi budur. Bir şah damarı kesilirse o canlı yaşayamaz. Dil o kadar önemlidir.

Yeni adım atıldı Osmanlıca’nın öğrenilmesi. Bununla tarihimizi öğrenelim, geleceğimizin temellerini farklı şekilde inşa edelim dedik. İnancımızdan kopartılmaya çalıştık.

"BİRİLERİ BİZİ KÖKÜMÜZDEN KOPARMAYA ÇALIŞIYOR"

Bizler ulu çınar gibi kökü derinlerde, tarihi mirasın büyüttüğü bugünlere bizi getirdiği geleceğe de bu bilinçle yürüyen milletiz. Birileri 150 yıldır ısrarla bizi kökümüzden koparmaya çalışıyor. Köksüz ağaçlar devrilmeye mahkumdur. kendimize aydınlık gelecek inşa etmek istiyorsak köklerimizi sağlamlaştırmak zorundayız. Bizim 12 yıllık mücadelemiz köklerimizle irtibatımızı yeniden kurma mücadelesidir.

Gençler Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında kurulmuş olabilir ama bizim köklerimiz çok daha derinlerdedir. Türkiye Cumhuriyeti ilk değil son devletimizdir. Cumhurbaşkanlığı forsunda da yer alan 16 devletimizin tarihi 2200 yılan fazladır. Biz kabile devleti, göçebe devleti değiliz. biz tarihi, medeniyeti güçlü olan devletiz böyle bir yapımız var. Açın Selçuklu, Cumhuriyet tarihini okuyun. 20 yaşında mimarlar, 18 yaşında fatihler olduğunu göreceksiniz.

"PARLAMENTODAKİ SÜRECİ ASKERLİĞE SAYARSIN OLUR BİTER"

Türkiye'de seçme yaşı 18 seçilme yaşı 30. Burada mantık var mı? Burada mantıksızlık var. Seçmek iyi ile kötüyü ayırt etmektir. Başbakanlığım dönemimde ilk attığım adım bu oldu.

Sayın Başbakanımıza, 'Ahmet Bey, ne yapalım edelim, seçme, seçilme yaşını 18'e indirelim, çekelim' dedim. Seçme seçilmeyi 18'e indirdiğiniz zaman Parlamento 18 yaşındaki gençlerle dolacak diye bir şey yok ki. Maksat, yarışa 18 yaşındaki gençlerimizi de koyalım. Hemen bahane hazır, 'askerlik ne olacak.' Askerlik olacak, hiçbir şey yok, ona mani bir hal yok ki. Parlamento'daki süreci askerliğe sayarsın olur biter. 18'in seçme ve seçilme yaşı olması mukadderdir ve olacaktır. Ben buna inanıyorum.

Fatih İstanbul'u fethettiği zaman kaç yaşındaydı? Büyük devletlerin evlatları büyük düşünecek. Sizler hep büyük düşüneceksiniz. Siz güçlüsünüz. Düşünmenin hayal ile güçlenmesi söz konusudur. Hayalleriniz büyük olursa uygulamanız da büyük olacaktır. 19 Mayıs 1919 günü milletimizin esareri karşı direnişini ortaya koyduğu varoluş mücadelesi başlattığı gündür.

"GENÇLER KİMSENİN ÖNÜNDE EĞİLMEYİN. İSTER CUMHURBAŞKANI OLSUN, İSTER..."
19 Mayıs ruhu bu milletin en büyük varlığı, en büyük sermayesidir.  Yeni Türkiye'nin çelik çekirdeğini oluşturan ruh, işte budur. 96 yıl sonra bugün bir kez daha diyoruz ki, "Bu millet sadece rükuda eğillir, sadece secdede diz çöker". Gençler, sakın kula kul olmayın. Makam mevki sahibi olanların önünde eğilmeyin, ister Cumhurbaşkanı olsun, ister Başbakan olsun, ister para babaları olsun.

"BU MİLLETİN GENÇLERİNE DALKAVUKLUK YAKIŞMAZ"

Şunu bilelim ki eğilmek dalkavukluğu getirir. Bu milletin gençlerine dalkavukluk yakışmaz. Dört kavram çok önemli oku, düşün, uygula, takip et. Devamlı okumalısınız,okuduğunuzu düşünmelisiniz, onu hayata uygulamalısınız o da yetmez uyguladığınızın neticesi için onu takip etmelisiniz.  Ben sizleri bu noktada hassasiyetin içinde görüyorum. 19 Mayıs’a sahip çıkmak, 19 Mayıs’ın ruhuna, ideallerine sahip çıkmaktır.

2053'ün köşe taşlarını sizler yerli yerine koyacaksanız. Göreviniz çok ağır. Bu köşe taşları yerli yerine koyduğunuz zaman sizler o günün Türkiyesi ile övüneceksiniz.

Gençleri birbirine kırdırmak istediler. Ben sorumlusu olduğum gençlik teşkilatlarını olayların içine sokmadım, bunları gayet iyi korumasını bildim. Ama genç kardeşlerimden şehit olanlar oldu. Birbirine tahammül dahi edemeyen güçlerin oyuncağı haline gelen gençlerinin hayatlarının nasıl karartıldığını gördük. Dün İstanbul Üniversitesi'nde olaylar yaşandı. Gençler birbirlerine silah sıkarken onların eline silahları hep aynı kişiler verdi. Son olarak Gezi olaylarında gençler üzerinden kurulan tezgahta aynı amaca yönelikti. Ne dediler biz ağaçları kesiyormuşuz. Kesmek değil, 12 ağacın İBB tarafından Taksim Parkı'ndan alınıp Çağlayan'a taşınması olayından başka bir şey yoktur. Onların derdi bu değildi. Bir tanesi çıktı diyor ya sözde artist. Anlamadınız mı olay ağaç kesme olayı değil diyor. Olay gençliği birbirine düşürmek. Milletimizi köklerinden kopartmak. Bazılarının o karanlık dönemler için romantik düzenlemeler yaptıklarına. Yıllarca o acı ile yaşamak zorun da olan anne babalar onlar için önemli değildi.

ADANA VE MERSİN’DEKİ SALDIRILAR ARAŞTIRILIYOR

Dün Adana ve Mersin olaylarının arkasında böyle zihniyetler var. Emniyet, güvenlik teşkilatlarımız bunların arayışlarını yapacak. Bakalım neyin altından ne çıkacak. Sizlerden istediğim bunlara prim vermemeniz.  

Biz sizi için çalışmayı ve mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Hepinize umut, huzur ve barış dolu gelecek temenni ediyorum. Kardeşlik, birlik ve beraberlik içinde Türkiye’yi büyüteceğinize inanıyorum.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum