1. YAZARLAR

  2. Sabri YALIN

  3. MİLLETLERİN EL KİTABINI İBNİ HALDUN MU YAZDI‏
Sabri YALIN

Sabri YALIN

Yazarın Tüm Yazıları >

MİLLETLERİN EL KİTABINI İBNİ HALDUN MU YAZDI‏

A+A-

Hiç düşündünüz mü, milletlerin de insanlar gibi olabileceğini?.. Onların da sevinip, üzülebileceğini.. Kent kültürü ya da milli kültür dediğimiz şeyler, işte bu anlayışın ta kendisidir. Bu günkü yazımızın konusu milletleri insan gibi var sayarak tarihini sosyolojik bakışla ortaya koymaya çalışan ve 27 Mayıs 1932 yani bundan 680 yıl önce bugün doğmuş olan İbni Haldun.. Tunus’a gittiğim zamanlar ziyaretlerde en heyecan duyduğum yerlerden biri ünlü Kartaca şehri, diğeri de İbni Haldun’un mezarı olmuştur..
KİMDİR İBNİ HALDUN
   27 mayıs 1332’de Tunus’ta doğdu. Asıl adı Abdurrahman b.Muhammed’dir. Ama o, dedesinin adıyla İbni Haldun (Haldun oğlu) olarak tanınmıştır. Güney Arabistan’ın Hadramut yöresinden Tunus’a yerleşen soylu bir aile çocuğudur. Babasının yakın ilgisi ile seçkin hocalardan İslami ve sosyal bilimler ile edebiyat eğitimi almıştır. Yirmi yaşında Tunus Sultanı Ebu lshak’ın kâtipliğine getirildi. Daha sonra Fas emiri Ebu Salim’e sır katibi ve «mezalim» Dairesi (halkın şikayetlerini dinleyen) Başkanı oldu. İbni Selame kalesine yerleşerek bilimsel çalışmalara yöneldi. El- İber adlı yedi ciltlik tarih kitabının müsveddesi ve Mukaddime’yi 1374’te burada tamamladı. 1382’de gittiği Mısır’da Sultan Berkuk tarafından Kahire medresesine müderris ve ardından Kadılık görevine getirildi. Yansızlığı ve yürekli tutumu nedeniyle beş kez görevden alınarak yeniden atandı. Hicaz, Kudüs ve Suriye’ye gitti ve Timur’la görüştü. Timur onu yanında alıkoymak istedi ama o, en mutlu olacağını düşündüğü Kahire’ye döndü. Siyasi çalkantılardan yorularak 1406’da Kahire’de vefat etti.
    MİLLETLERİN TARİHİ KİTAB-UL İBER VE ÜNLÜ “MUKADDİME”

  İbni Haldun’un günümüze ulaşan tek eseri, 7 ciltlik Kitâb-ul-İber 3 bölümden oluşmuştu. İlk bölüm, Mukaddime’dir. 2. bölümde Arapların yanında, Sûriye, Pers, Yahûdî, Kıpti, Yemen, Roma, Türk ve Franklılar; son bölümde ise Berberîler ve Güney Afrika Müslümanlarının târihi anlatılmaktadır. Eser, bütün Avrupa târihçilerinin başvuru kaynağıdır. “Giriş” anlamına gelen Mukaddime’de kültür karşılaştırılmaları, çatışmaların sosyolojik târihî sebep ve sonuçları anlatılmaktadır. Mukaddime'nin 2. bölümünde, göçebe-köy ve yerleşik-kent yaşamları arasındaki  farklar anlatılmıştır. O’na göre köy halkı, kent halkından daha sağlam, mert, özgüveni daha fazla, özgür, ve az bozulmuştur. İklimin kişiliğe, coğrafyanın aktiviteye; gıdaların insan karakterine etkisi vardır.. Medeniyetler ılımlı iklimlerde kurulmuştur. Moda konusunda "Yenilen ülkeler yanlış bir fikre kapılarak, bütün iş ve hareketlerinde kendisini yeneni örnek edinerek ona benzemeye çalışırlar. Onun galibiyetinin âdet ve geleneklerinden ileri geldiğini sanmaya başlar. Örnekler Endülüs'te çok açıktır. Zira Endülüs Emevi Devletinin İspanyayı fethettiği ilk asırlarda  Kurtuba Katedralinde bir Kardinalin gençlere sitem ediyor “Utanmıyor musunuz üstünüzdeki Müslüman sarık ve cübbelerini giymekten? Halbuki aynı topraklarda Müslümanlar kendilerini yenen Gal'lerin giyim ve kuşamlarını ve âdetlerini örnek almaya çalıştılar, onlar gibi su havuzlarına ve evlerinin duvarlarına resim ve heykelleri çizdiler ve koydular. 60’lı yıllarda Türkiye’de  İspanyol paçalı pantolonların en popüler moda olduğunu o günlerde yaşayanlar hemen hatırlar.. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
    Tarih bir tekerrürden ibarettir.. Milletler kendi alıştıkları şeylerin girdabında kaybolmaya mahkumdur. İbni Haldun bunu şöyle özetler. ”Geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer.”  “İnsan alışkanlıklarının çocuğudur. “ Bundan sonra artık yorum da değerli okuyucularımıza ait olsun…
   İyi haftalar..
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.