1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. MİLLET VİCDANI
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

MİLLET VİCDANI

A+A-

MİLLET VİCDANI

 

               Ülkemiz; derinleşen sosyal, siyasal ve ekonomik çok yoğun sorunları nedeniyle her geçen gün daha da zaafa uğratılmakta olduğu bir siyasi süreçten geçmektedir. Türkiye"nin üzerine çullanan bu sorun yumaklarının çözümü noktasındaki çaresizliğe sessiz kalmayarak bu yolculukta  “ben de varım” diyen her bir vatandaşımız, Millet Vicdanı"nın asli ortak kadrosundadır. 

                Bu kötü yönetilen sürecin doğurduğu halk çaresizliğini sonlandırmak, ülkemizin içerisinde bulunduğu iç ve dış irtibatlı problemlerinin halli noktasında fikir beyan eden vatandaşlarımızın önerileri ve siyasi irade beyanları, Millet Vicdanı"nın vücuda getireceği mili çözüm programının metinleri içinde yerini alacaktır.

                Coğrafi olarak Türkiye haritasını paylaşan halkımız, özellikle son yedi yıldan buyana siyasi olarak, sosyal olarak ve iktisadi olarak bir buhran cenderesine konulmuştur. Türkiye"yi yönetenler; insanımızı içeride ve dışarıda lâyık olduğu itibar çıtasının çok aşağı seviyelerine düşürmüştür. Ülke insanı, uygulanan ekonomik politikalarla fakirleştirilmiştir ve derin bir çaresizliğe mahkûm edilmiştir. Milletin Dürüst Vicdanı; işte bu kötü gidişata dur demek için, millet ile el ele verecektir. Bu buluşma mukadder olmadığı takdirde, tarih; mutlu baharları değil ama zemheri şartlarını ve karanlık bir geleceği Anadolu insanına lâyık görmüş olacaktır.  

               2002 yılından buyana artan iç ve dış borç rezervlerimiz yaklaşık 250 milyar dolar daha artarak 500 milyar dolar olan psikolojik travma noktasını aşmıştır. İşsizlik oranı; resmi olmayan miktarlar da dâhil edildiğinde %30 noktasını aşmıştır. Uygulanan dışa bağımlı ekonomik politikalarla, sanayi, tarım, hayvancılık ve tekstil sektörünün de içinde olduğu birçok ekonomik üretkenlik tasfiye sürecine itilmiştir. Yanlış ve dışarıdan öğütlü politikaların neticesinde, Türk tütünü"nün yerini Virginia tütünü almıştır. Türk mısırı"nın yerini Amerikan mısırı ve Türk pamuğu"nun yerini Yunanistan pamuğu almıştır. Böylelikle; bir zamanlar fevkalade yüksek kaliteler ile tarlalarımızda ürettiğimiz ürünlerin büyük bir kısmının ithalatçısı durumuna düşürüldük. Şimdilerde Türkiye; üretemeyen, dünya piyasaları ile rekabet edemeyen ve eksi seviyelerin altında seyreden bir büyüme hızı ile tarihinin en karanlık günlerini yaşamaktadır. Milletin Dürüst Vicdanı; işte bu karanlık gecelerin sabahında aydınlık yarınları müjdelemek ve kötü giden bu seyri engellemek için, halk ile ele ve omuz omuza olmanın gayret ve mecburiyetindedir. Bu mecburiyetin algılanamadığı şartlarında ise; esaret, teslimiyet ve her kanattan milletimizin mahkûmiyeti ve tarih cetveli üzerinde bir ulusun silikleşmesi söz konusu olacaktır.   

                Yine son yedi yıldan buyana uygulanan gayri milli politikalarla; halk fukaralaştırılmış, alım gücü zayıflatılmış, yardım ve iaşe serumlarıyla, kömür ve gıda paketleriyle yardıma muhtaçlık olgusu, olağan bir yaşam tarzına dönüştürülmüştür ve bu durum da millete kanıksattırılmıştır. İşte Milletin ortak siyasal iradesi ile bugün; dirençlerin tükenme noktasının ötesine geçildiği bir karanlık tarih aralığında yeniden bir özgüven şoklaması ile halkımıza yakışan tarihi vakar, Anadolu adlı umut dağının yamaçlarında milletin siyasal kararlarıyla ve yüksek öngörüsünün önderliğinde korkusuz bir dev olup, en yakın bir gelecekte ayağa kalkma mecburiyetindedir. Bunun haricindeki her ihtimal, ulus İstiklâlimizin özellikle siyasal ve ekonomik anlamda yıkımı anlamına gelecektir.

                Türkiye"nin yüz ölçümü alanı 779.452 km2 den ibarettir. Bu alanın 268.000 km2" si tarıma elverişli tarım arazisidir. Ancak çok hazin bir gerçeğimizdir ki; bu gün bu alanların yaklaşık 100.000 km2 si gibi büyük çoğunluğu yabancılara ait olan bankalara ipotek ve icra takiplerinin sonucunda el değiştirmiş durumdadır. Takip ve davaları sürmekte olan ve devir alınmayı bekleyen arazilerle beraber coğrafyamızın yaklaşık %20"sini bulan kısmı, yani yaklaşık 150.000 km2 si 2010 yılı sonuna kadar, cebri takipler neticesinde yabancı sermayenin ahtapot temsilcilerinin ellerine teslim edilecektir. Milletin Dürüst Vicdan"ı, işte bu Vatanı; emanetindeki borcu telakki edecektir ve bu borcu ise; kutsalı ve namusu olarak yorumlayacaktır. Bu ortak yorum paydasının neticesinde ise; aziz milletimiz ile el ele vererek, yabancılara toprağın satılması ile ilgili yasaları yeniden düzenleyecek bir siyasal zihniyetin muktedirliğine imkân tanıyan bir oluşum sağlanacaktır. Bu olmazsa olmaz refleksin haricinde, coğrafya derinliğimizin ve milli bir devlet olma olgumuzun derin ve tedavisi imkânsız bir yara alacağı kesindir.  

                Milletinin içindeki ateşi yüreğinde hissederek, ancak halkının eline verdiği meşale ile Türkiye"nin önünü aydınlatama gayretindeki Millet Vicdanı"nın, milletin menfaatlerini göz önünde tutacak bir milli politika ile Anadolu insanının kara yazgısını değiştirme mecburiyeti vardır. Milletin menfaatlerini göz ardı ederek siyaset arkında karanlık yosunlara tutunmuş ve halkın lehinde yol yürüyemeyen ve yürüttükleri yanlış politikalarla Türk Milleti"ni halsiz ve dermansız bırakanların siyasi ömürleri, çok yakın bir gelecekte milletin göstereceği milli refleks ile birlikte nihayete erecektir. Çünkü Türkiye siyaseti; Türkiye"de sefaleti ve teslimiyeti tarihin çöplüğüne gönderecek hararetle beklenmekte olan bir dürüst lidere hamiledir. Bakalım zor zamanlarda kutlu doğumlar yapabilen Anadolu"nun rahmi, şimdi hangi kurtarıcılara gebe. Hoşça kalın.  

 

Önceki ve Sonraki Yazılar