1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Merkez Bankasının faiz kararı
Merkez Bankasının faiz kararı

Merkez Bankasının faiz kararı

Merkez Bankası seçimin ardından yapılan ilk PPK toplantısında da faizi değiştirmedi.

A+A-

Merkez Bankası'ndan (TCMB) kritik açıklama geldi. Merkez Bankası yılın altıncı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faizi değiştirmedi, faizin alt ve üst koridoruna da dokunmadı.


Banka, gösterge niteliğindeki bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 7,50, gecelik marjinal fonlama oranını yüzde 10,75, gecelik borçlanma faiz oranını yüzde 7,25 olarak sabit tuttu.

UZMANLARIN BEKLENTİSİNE PARALEL

Uzmanlar da faizlerde bir değişiklik beklemiyordu.

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı başkanlığında yapılan Para Politikası Kurulu kararları ile ilgili açıklama yapıldı.

 

Bankadan yapılan açıklamada, Kurulun Merkez Bankası bünyesindeki Bankalararası Para Piyasası ve Borsa İstanbul Repo–Ters Repo Pazarlarında uygulanmakta olan faiz oranları ile bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının sabit bırakıldığı belirtildi.

Buna göre, gecelik Marjinal fonlama oranı yüzde 10,75, açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranı yüzde 10,25, Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 7,25 olarak kaldı.

Bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 7,25 olarak bırakan Banka, Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16.00–17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranını yüzde 0, borç verme faiz oranı yüzde 12,25 olarak tuttu.

Toplantı sonrasında yapılan açıklamada şöyle denildi:

Sıkı para politikası duruşunun ve alınan makroihtiyati önlemlerin etkisiyle kredi büyüme hızları makul düzeylerde seyretmektedir. Dış ticaret hadlerindeki olumlu gelişmeler ve tüketici kredilerinin ılımlı seyri cari dengedeki iyileşmeyi desteklemektedir. Dış talep zayıf seyrini korurken iç talep büyümeye ılımlı düzeyde katkı vermektedir. Kurul, açıklanan yapısal reformların uygulamaya geçirilmesinin büyüme potansiyelini önemli ölçüde artırabileceğini değerlendirmektedir.

'KURDAKİ HAREKETLİLİK İYİLEŞMEYİ GECİKTİRDİ'

Gıda fiyatlarında beklenen kısmi düzeltmenin katkısıyla kısa vadede enflasyonun düşeceği öngörülmektedir. Bununla birlikte, son dönemde yaşanan döviz kuru hareketleri çekirdek enflasyon eğilimindeki iyileşmeyi geciktirmiştir. Bu çerçevede, küresel piyasalardaki belirsizlikler ile enerji ve gıda fiyatlarındaki oynaklıklar da dikkate alındığında, para politikasındaki temkinli yaklaşımın sürdürülmesi gerekmektedir. Bu değerlendirmeler doğrultusunda Kurul, faiz oranlarının sabit tutulmasına karar vermiştir.

'ADIMLAR ENFLASYONA BAĞLI'

Önümüzdeki dönemde para politikası kararları enflasyon görünümündeki iyileşmenin hızına bağlı olacaktır. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlar yakından izlenecek ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar getiri eğrisini yataya yakın tutmak suretiyle para politikasındaki temkinli duruş sürdürülecektir. Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır."

'MERKEZ BEKLEMEDE, SERT FİYATLAMAYA NEDEN OLMAZ'

ALB Forex Analisti ve UZMANPARA yazarı Enver Erkan, kararın ardından UZMANPARA'ya yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

"Gerek geçtiğimiz hafta yapılan Fed toplantısından doların güç kaybederek çıkması gerekse yurtiçinde koalisyon hükümeti beklentileri kurda aşağı yönlü hareketleri desteklemişti. Bu sebepten dolayı Merkez’in en azından şu aşamada faizlere dokunmaması beklentimiz mevcuttu. Merkez Bankası’nın faizlerde herhangi bir değişiklik yapmaması piyasalar üzerinde sert bir fiyatlamaya neden olmayacaktır.

Diğer yandan, geniş resimde önemli olan unsurun su anda hükümetin kurulmasına ilişkin süreç olacağını düşünüyoruz. Çünkü erken secim ihtimali, her ne kadar koalisyona ilişkin bazı formüller on plana çıkmış olsa da, kayda değer olmayı sürdürüyor. Eğer hükümet kurulamaz ve 45 günlük süre aleyhte islemeye baslarsa kurda TL’nin değer kaybı eğilimine bağlı olarak yukarı yönlü hareketlenme tekrar hız kazanabilir. Bu durumda da fiyat istikrarını korumak adına gözler Merkez’in elindeki politika araçlarına çevrilecektir.

'DÖVİZ KURLARININ AŞAĞI GELMESİ ELİNİ RAHATLATTI'

Döviz kurlarının gerek içsel, gerekse de dışsal etkilerle beraber aşağı gelmiş olması Merkez’in elini rahatlatan bir etmendi. Diğer yandan mevsimsel koşulların da gıda enflasyonuna aşağı yönde etki yapması olası gevşeme yönündeki adımlar için izlenmelidir. Ancak unutulmamalıdır ki, Türkiye'nin risk primi secimden sonra oluşan tablo ile halen yüksek kalmaya devam etmektedir. Son TCMB Beklenti Anketi’nde de enflasyon beklentileri yukarı yönlü revize edilmiştir, diğer yandan 6, 12 ve 24 ay sonrasına ilişkin faiz beklentileri de mevcut politika faizi olan yüzde 7.50’nin üzerindedir.

Enflasyon ve risk primi piyasa faizlerini yukarıda tutmaya devam ettiği surece para politikalarının gevşemesi ortamı da oluşmayacaktır.
Kurulacak olan yeni hükümetin izleyeceği patika da önemli olacaktır. İlerleyen donemde TL değer kaybetme eğilimini devam ettirirse daha proaktif bir Merkez Bankası istenebilir. Bu durumda da Merkez Bankası'nın amaç ve araç bağımsızlığı çerçevesinde sıkılaşma yönünde adımlar atması beklenebilir. Secim sonuçları ilerleyen aylarda daha şahin bir Merkez Bankası beklentisini de artırmıştır."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.