1. YAZARLAR

  2. Murat TEKİNALP

  3. MERHAMET ABİDESİ ÖRNEK PEYGAMBER…
Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

MERHAMET ABİDESİ ÖRNEK PEYGAMBER…

A+A-

(Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.(ENBİYA-107) buyururken yüce yaratıcı, onun ne kadar merhamet sahibi olduğunun da işaretlerini veriyor onun için yanan yüreklere. Evet, dünya merhameti; merhametten yoksun olduğu anda aldı ondan. Hiç kimse nasiplenmemişken bu duyguyu, her zerreyi rahman ve rahim sıfatıyla yaratan Allah öğretti ona. Tüm insanlık payına düşeni alsın diye. Alsın ve tüm kâinat bu şevkle neşelensin diye.

Geldiğin toplum daha şefkati bilemezken öğrettin onlara nasıl sevileceğini sevgilinin. Kızlarını bile acımadan diri diri toprağa gömebilen, hayvanları canlı canlı üzerinden etlerini alıp derilerini yüzen ve bir saçmalık ki elleriyle yaptıklarına tapıp, daha sonra taptıklarını açlığı yüzünden yiyebilen bir toplumdan; çağının en üst seviyesinde bir toplum oluşturdun sen ey nebi.

Öyle bir toplum ki ey nebi, Kenâr-ı Dicle'de bir kurt aşırsa bir koyunu, Gelir de adl-i İlâhî sorar Ömer'den onu! Diyebilecek kadar yüksek ve şahsiyetli bir toplum. Gelin yörüngelerimizi ve gözlerimizi asrısaadetten merhamet örneklerine çevirelim. Çevirelim ki, en ihtiyacımız olduğu şu günlerde bize rehberlik etsin o şanlı peygamberin mübarek hayatı. Gözlerimizden süzülsün tane tane merhamet damlaları. Ağlayın… Çünkü akan her bir gözyaşı, kurak gönüllere damlayan bir nur olsun. Her damlayla yeşersin merhametten yoksun bedenimiz.

1)Temim ed-Dârî anlatıyor:

Peygamberimizle birlikte oturuyorduk. O sırada bir deve koşarak geldi. Peygamberimize yaklaştı. Başı ucunda durdu. Bunu gören Peygamberimiz:

"Ey deve sakin ol. Doğru söyle, doğru söylersen senin yararınadır, yalan söylersen zararına olur. Hem de Allah bize sığınanı güvende kıldı, artık sen güven altındasın. Bize sığınan mahrum kalmaz' buyurdu.

"Biz, 'Yâ Resulallah, bu deve ne diyor?' dedik.

"Sahipleri onu kesip etini yemek istemişler. O da kaçmış, Peygamberinize sığındı' buyurdu.

"Biz bunları
konuşurken devenin sahipleri koşarak geldiler. Deve onları görünce tekrar Peygamberimizin yanına sokuldu. Korunmasını istedi. Bunun üzerine adamlar:

"Yâ Resulallah, bu bizim devemizdir. Üç gün önce kaçtı. Onu arıyorduk. Sonunda yanınızda bulduk' dediler.

"Peygamberimiz:
'Ama o sizden çok fena şikâyet ediyor' deyince:

"Ne diyor, yâ Resulallah?' diye sordular.

"
O yanınızda güven içinde büyümüş, gelişmiş. Üzerinde yıllar boyu yaz aylarında otlu ağaçlı ülkelere, kış aylarında sıcak memleketlere yük taşımışsınız. Büyüdükten sonra ondan yavru almak istemişsiniz. Allah ondan size bir sürü deve nasip etmiş. Bolluk senesi gelince onu kesip etini yemek istediniz değil mi?'

"Doğ
ru yâ Resulallah. Vallahi böyle oldu' dediler.

"Peygamberimiz:

"Sahiplerine bu şekilde güzelce hizmet verenin mükâfatı bu mudur?' deyince;

"Yâ Resulallah, onu gerçekten kesmeyeceğ
iz' dediler.

"Peyg
amberimiz, 'Yalan söylediniz. O size sığındı, yardım istedi, kabul etmediniz. Ben ise sizden daha merhametliyim. Allah münafıkların kalbinden merhameti çıkarmış, mü'minlerin kalbine koymuştur' buyurdu ve deveyi onlardan yüz dirheme satın aldı, sonra da deveye döndü:

"
Ey deve, haydi git, Allah rızası için serbestsin, sana kimse dokunamaz' buyurdu.

"Deve, Peygamberimizin ba
şının üzerine eğildi ve dua eder gibi yaptı. Peygamberimiz de; "Âmîn' dedi.

"Deve tekrar dua etti. Peygamberimiz yine:

"Âmîn' dedi.

"Sonra tekrar dua etti. Peygamberimiz yine:

"Âmîn' dedi.

"Dördüncü kez dua edince Peygamberimiz ağ
ladı.

"Yâ Resulallah, bu deve ne diyor?' diye sorduk.

"Peygamberimiz şöyle buyurdu:

"Ey Peygamber, Allah İslâmdan ve Kur'ân'dan size hayırlar versin' dedi. 'Âmin' dedim.
Kaynak: Bizdensin.NeT http://www.bizdensin.net/hzmuhammed-sav/9-peygamberimizin-canlilara-gosterdigi-merhametle-ilgili-ornekler-burda.html

"
Sonra 'Siz beni rahat ve huzura kavuşturduğunuz gibi, Allah da kıyamet gününde ümmetini korkudan kurtarsın, rahat ve huzura kavuştursun' dedi. 'Âmîn' dedim.

"Daha sonra,
'Allah ümmetinin kanını düşmanlarından korusun' dedi, 'Âmîn' dedim.

"Daha sonra da,
'Allah ümmetinin helak oluşunu aralarında fitne fesat çıkararak birbirine silah çekmede kılmasın' deyince ağladım. Çünkü ilk isteklerini ben de Allah'tan istedim, Allah isteklerimi kabul etti, onları bana verdi. Son istediğini ise vermedi. Cebrail, Allah'tan ümmetimin birbirlerine silâh çekerek helak olacağı haberini getirdi. Olacakları kalem böyle yazmış. Allah'ın takdiri değişmez."

2)Peygamberimiz, hayvanları
n aç susuz bırakılmasına hiç razı olmazdı. Bir gün açlıktan karnı sırtına geçmiş bir deve gördü. Sahibini bulup ikaz etti:

"Hayvanlarınız hususunda Allah'ın sizi azaba çarptıracağından korkunuz."

3)Arapları
n eskiden beri yaptıkları bir âdetleri daha vardı ki, hayvanın sırtını hitap kürsüsü olarak kullanırlardı. Peygamberimiz bu âdeti de yasakladı ve şöyle buyurdu:

"Allah bu hayvanları, ancak güçlükle gidebileceğiniz yere kolayca gidebilmeniz için sizin emrinize verdi. Ayrıca yeryüzünü de yarattı. Diğer ihtiyaçlarınızı onların üstünde giderin."

Keyfi olarak hayvanlara, bilhassa ku
şlara yapılan eziyetleri Peygamberimiz hiç hoş karşılamaz, onların hakkına dikkat edilmesini isterdi.

4---Hz. Peygamber (s.a.s.), çölde susamış bir köpeğin perişan halini görerek su ihtiyacını gideren bir yolcuyu ve evinde aç kalan kediyi doyuran bir kadını cennetle müjdelemiştir. Ey Allah’ın Resulü; hayvanları sulamakta bize ecir var mıdır?

Diye soranlara şu
cevabı vermiştir: “Evet kendisinde, hayat olan her yaş ciğeri sulamakta ecir vardır.”

5---Sevgili peygamberimizin bütün varlıklara şefkat ve merhametinin bitkileri ağaçları ve çiçekleri de kuşattığını görüyoruz.Nitekim efendimiz şöyle buyurur:”Kim bir sidre ağacını keserse,Allah onun başını cehenneme uzaltır.”

6---Uhud islamın ikinci büyük meydan savaşıdır.Uhud,başta Hz.peygamber olmak üzere bütün Müslümanların çok acı çektikleri bir yerdir.Hz.muhamed(sav)in payına başta amcası Hz.hamza olmak üzere sevgili arkadaşlarından onlarcasının şehit edilmesi ve ordunun dağılışını görmek gibi en büyüklerinin yanı sıra;üzerine defalarca kılıç savrulması,yanağının yarılması ve diş etine kılıç saplanması gibi göreceli olarak daha küçükleride düşer.Büyük küçük acıların hepsinin yaşandığı en sıcak dakikalarda sığındığı dağın yamacında ellerini kaldırıp ve bütün bunlara sebeb olan Mekkeli putperestlere karşı merhamet örneğini sergileyerek şu dua dökülür mübarek dudaklarından:”ALLAHIM!BENİM HALKIMI BAĞIŞLA.ÇÜNKÜ ONLAR GERÇEĞİGÖREMİYORLAR.EĞER GÖRSELERDİ BÖYLE YAPMAZLARDI…

7---Uhudda şehit düşen bir müslümanın küçük lu, aynı gün akşamüstü yaralı ve acılı Hz.peygambere sorar.

-Babam nerde?

-Baban şehid düştü.

-Şehit çocuğu ağlamaya başlar.Hz.Peygamber başını okşar,kucağına alır ve çocuğa sorar:

-İstermisin ben baban olayım,ayşede annen olsun…

8---Bir defesında rasulullahın huzuruna bir takım esirler getirilmişti. Esirlerin arasında bulunan çocuğunu kaybetmiş emzikli bir kadın, gördüğü çocuğa koşup onu kucaklıyor bağrına basıp emziriyordu.Rasululla o kadını bize gösterdi ve :

-Ne dersiniz bu kadın çocuğunu ateşe atar mı? Diye sordu.

-Hayır kesinlikle atmaz, dedik.

Bunun üzerine Hz.Peygamber:-İşte Allah Teala kullarına,bu kadının çocuklarına olan şefkatinden daha merhametlidir buyurdu.

9---Efendimiz(sav),insanlara karşı şefkatli ve hoşgörülü idi.onun şefkati;inancı rengi,ırkı,makamı ve cinsiyeti ne olursa olsun bütün insanlara yönelikti.Nitekim bir Yahudi çocuğunun hastalığında,onu bizzat evinde ziyaret etmiş ailesinin gönlünü almıştır.

10---Rasulü Ekrem(sav)koyunu yere yatırıp yüzüne basan ve hayvancağız kendine bakarken bıçağını bileyip duran bir adamın yanından geçti.

Ona şöyle dedi.

“-Bıçağını daha önce bilesen olmazmıydı? Hayvanı iki defa mı öldürmek istiyorsun?

11---Çölde yaşayan bazı bedeviler Hz.Peygamber(sav)’in çocukları öptüğünü duyunca hayretle sordular:

-Siz çocuklarınızı öpermisiniz?

Onlar çocuklarını öpmediklerini söyleyince.Hz. peygamber şöyle buyurdu.

-Allah sizin kalplerinizden merhamet duygusunu çıkarıp almışsa”ben ne yapabilirim ki? Diye buyurdu.

12---o kötülüğe karşı asla kötülükle muamele etmezdi.bir defasında bir bedevinin”-Hakkımı ver ya rasullah”demesine ve sahabenin bu olaya karşı çıkmasına rağmen merhamet abidesi o büyük insan “-Adamın hakkını verin.” buyurdu.Kendisine her türlü kötülüğü yapan Mekkelilere,mekkenin fethinden sonra hemde her türlü cezayı verebileceyi o gün ne demişti biliyormusunuz?

“-GİDİNİZ…HEPİNİZ HÜRSÜNÜZ…”

13---Hz peygamber 10.000 kişilik bir ordunun başında babaocağı, anavatanı mekkeye doğru girmektedir.Artık bütün Arabistan efendimizin hakimiyetini tanımıştır.Ordunun en önünde ilerlerken yol üzerine yeni doğum yapmış bir köpekle yavrularını görür.Askerlerden birini çağırarak emir verir:

“-Anneyle yavrularının önünde duracak ve ordunun tamamı geçinceye kadar onlara nöbetçilik e,ezilmekten koruyacaksın!

Talimat yerine getirilir,ve anneyle yavrular rahatsız edilmeden geçiş sağlanır.

14---Enes bin malik’in küçük kardeşi Ebu Umayrın bir kuşu vardı, onu sever onunla oynardı.Bir gün çok sevdiği kuşu ölünce çocuk çok üzülür.Durumdan haberdar olan şefkat ve merhamet peygamberi(sav)ebu umayrın evine gider ve ona:Başı sağ olsu kuşun ölmüş der ve başını okşayarak onu teselli eder.

Görüldüğü gibi efendimizin merhamet ve şefkatini bu kadar örneklerle sınırlandırmak mümkün değildir. Zaten sınırlandırmak dünyanın bütün güzelliklerini bir film karesine sığdırmaya benzer. Nasıl ki; bu imkânsız bir gerçekse, Peygamber efendimizin merhamet ve şefkatini de sayfalara sığdırmak bir o kadar güç ve zordur. Bize düşen onun âlemlere rahmet olarak gönderilmesini iyice idrak ederek, onun çizdiği manevi merhamet yörüngesinde hareket etmektir. Ne mutlu onun merhamet ve şefkat duygularını kuşananlara ve ne mutlu onun şefaatiyle şerefyap olabilenlere. Allah onun nurlu yolundan bizleri ve tüm insanlığı ayırmasın. Şefaatine dâhil eylesin. Nice kutlu doğumlarında yeşeren çiçeklerle beraber dirilmeyi nasip eylesin. Onun merhamet deryasında gark olup, bu şefkat denizinde bir damla olmanız dilek ve temennilerimle…

YÜZÜNÜZ HEP GÜLSÜN…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar