1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. Mekke ve Hoşgörü
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

Mekke ve Hoşgörü

A+A-

Mekke’nin fethi bizim için önemlidir. Öğretmen, öğrenci, zaman değerlendirme açısından da. Mekke’nin fethine baktığımızda insanların acizliğinde ve güçlü halinde ki tavırlarını açıkça görmekteyiz.

 İslam’ın ilk devresinde İslami öğretilerin karşısında olanlar vardı. Karşısında olmaktan öte düşmanca tavırlar mevcuttu.

Aynı soydan gelen insanların içlerinden çıkan Allah’ın resulüne eziyet etmekteydiler.  Peygamberimiz dini anlatırken birçok öğretim metodunu da uyguluyordu.

 Zor zamanların da bunlar iyi insan olmaz demedi.  Memleketten iyi insan çıkar mı diye düşünmedi bile eziyetlerin biri bin parayken

Azimli, kararlı mesajını iletmeye gayret etti. Olumsuz çevrenin öğretim ve eğitimde zorluklar oluşturacağını biliyordu.

  Vazgeçmedi, uğraştı, yılmadı zorlukların en büyüğünü yaşadı. Mekke’den zora ki çıkarken Ey Mekke biz seni seviyoruz elbet sende bizi çok seviyorsun diyerek vedalaştı.

Kolay değildi,  Mekke ‘yi bırakıp başka yerlerde yurt kurmak.

Onun için imtihandı. Daha öncesinden İslam tarihinde ilk öğretmenlik payesine ulaşan Musab bin Umeyr Medine de öğretimini eğitim olarak gerçekleştirmişti.

Hatta bir gün Medine ‘nin ileri gelenleri öğretmenlerine çok öfkelenmişler ve de kızgınlıklarını belirttiklerinde, konuşarak anlaşabiliriz demiş hasım gelenler, dost olarak ayrılmışlardı.

Uzlaşmacı tutumu ve öğretim teknikleriyle yaklaşan Musab gönülleri fethetmişti.  Mekân ve insanlar öğretmenlerini bekliyorlardı.

 Göçten iki yıl sonra savaştılar. Mekkeliler Müslümanları hiç rahat bırakmadılar. Özellikle göçten itibaren Hudeybiye antlaşmasına kadar.

Medine’de ki Müslümanlar sonunda gizli olarak savaş için çalışmalara başladılar.  Kimsenin haberi olmayacaktı. Nasıl olmuşsa oldu birisi haber uçurmaya yeltendi.

 Hicretten sekiz yıl sonra, Mekke’nin tepelerinde ateşler yanmıştı. Mekkeliler afalladılar. Biz nasıl odluda gafil avlandık diye hayıflandılar.

Eziyet ettikleri, çile çektirdikleri insanlar ve en önemlisi Allah için çalışan kullarına çektirmedikleri kalmamıştı. Üzülmüşlerdi, zengin olarak yaşadıkları yerden hiç malsız çıkarılmışlardı.

Sekiz yıl ne çabuk geçmişti.

Mekke’nin idaresinin ellerinden kaçtığını anlamışlardı. Düşman oldukları insanlar, iki yıl öncesi hastalıktan yürüyemez dedikleri Müslümanlar zafere yakındılar.

Birçoğu teslim olmuştu. Kaçan olmadı. Direnende görülmedi. Savaşmak isteyenlerde yoktu. Acizliklerini anlamışlardı.

  Geçmişte yaptıkları kötülüklerin altında eziliyorlardı. Telaşa kapılmadılar. Sıkıntıya düşmeyeceklerini bildiklerinden daralmadılar.

Mekke fethinde peygamberimiz yüceliğini, öğreticiliğini ve bağışlayıcılığını göstermişti. Kimsenin kanının dökülmesine rıza göstermedi.

Kılıç çekmeyenlere asla kılıç çekilmeyecek, kutsal mekânda yaptıkları kötülüklerle baş başa kalarak ne kadar kötülük yaptıklarını anlamaları için sorular yöneltti.

Kötülüğe kötülükle cevap vermedi. Elinde ki gücü nefsine harcamadı. İsteksizliği olanlara görev vermedi.

Yeteneği olanlara da görev tevdi etti. Çalışanlara gücü nispetinde sorumluluk yükledi. Öğretimde insani değerleri ölçü aldı. Kin gütmedi. Gece yola çıkılır mı demedi? Görevinin gereğini en güzel şekilde ifa etti.

Mekke’nin fethinin insanlığımızın hoşgörü kültürüne katkısı olması dileğimle ,öğretim açısından da faydası olur diye dünüyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.