1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. MEDENİYET GENETİĞİMİZ
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

MEDENİYET GENETİĞİMİZ

A+A-

Çok değil daha 11 yıl öncesine kadar bizim milletimiz İslam inanç ve şuurundan edinmiş olduğu değerlerle zayıfın, ezilenin ve mazlumun yanında yer alırdı. Bu asil tarihsel şuurumuz ilk kez böylesine ziyana uğradı şimdilerde. Şimdi zayıfın, mağdurun kadre uğramışın yanında değil, gücün, güçlünün, kuvvetin ve muktedirin yanında durmaya can atar hale geldik.

 

Tarih boyunca haksızlığa uğrayanların başını sıvazlayan, yere düşmüşlerin omzundan tutup kaldıran o muhteşem cevher yanımız, içinde bulunduğumuz yıllar içerisinde rantın, paranın, kayırmanın, yanaşmanın ve yandaş olmanın baş döndüren ödüllendirme sistematiği ile mutasyona uğratılıp yok edilmiştir. İktidarın haksız tutum içinde olduğunu jilet keskinliğinde bilen iş adamımız, haksızlığı yapanın yanında yer alır olmuştur. Düşüncenin kanserli olduğunu iliklerine kadar hisseden düşünce adamımız, en yanlış fikirlerin bayraktarlığına soyunur olmuştur. Önünde cinayetlere taş çıkaran katliamlar icra edilse, biber gazı fişekleri penceresinin önünde insanların gözlerine saplansa ve göz bebeklerini dışarıya fırlatsa, televizyonlarımız yayınlayamaz olmuştur tüm bu olup bitenleri.

 

Anladık hadi Arap baharının yaşanmakta olduğu ülkelerde diyelim ki, diktatörlere karşı protestolar yapılmaktaymış. Peki, biz kendi ülkemizdeki otoritesini zebanileştiren mantığa karşı hangi tavrımızı koyabilmekteyiz? Bu demokrasi dışı güçlenmelerin yanında olmaya biliyor muyuz? Bilakis tüm entelektüellerimizle, yazar, yayıncı ve fikir adamlarımızla beraber olup, tasdik memuriyetine soyunmaktayız. Sözde aydınlarımız bu ödüllendirilme ve cezalandırılma pensesinin arasında uyar yolu bulmuşlar olacak ki, iktidarın demokratik olmayan ve zalimlik kokan her icraatını toplum algı süzgecinde normalleştirme görevini üstlenmişlerdir. Sahi mazlumun yanında saf tutabilen bizim o enfes medeniyet genetiğimize ne oldu?

 

Bir ülkenin Başbakanı, bir köşe yazarına meydanlardan “mert değil namert” diye seslenebiliyor ve hedef gösterebiliyor. Ancak köşe yazarların neredeyse tamamı köşelerine sinerek, dillerine prangalar vurabilmektedir. Söyleyiniz! Kadre uğrayanların yanında durabilen bizim o enfes ruh genetiğimize ne oldu? Bir eylemde düşüp, kalçasını kıran bir hanımefendiye Başbakan, “kadın mıdır, kız mıdır bilemiyorum” diye serzenişte bulunabiliyor. Ancak meclisteki hiçbir iktidar kadın milletvekili ya da hiçbir televizyon yorumcusu bu vicdansız hitapların karşısında tek bir kelam edememektedir. Bizim o muhteşem merhamet genlerimize söyler misiniz sizce ne oldu?

 

Bizler ne zamandan beri böyle bir toplum haline geldik? Yanlışlık yapıp taş atan minnacık Kürt evlatlarımıza şiddet ve işkenceye maruz bırakıldılar. Ancak hiçbir yazar, çizer ve televizyon kanalı bu zalimane olayları gündeme getirmediler. Bizler ne zamandan beri mazlumun yanında yer almaktan çekinir olduk?

 

Bizler ne zaman bu kadar zalim olabildik? Bizler ne zamandan beri haksızlıkların karşısında suskunlaştırıldık? Bizler hangi Saikler sebebiyle medeniyet cevherlerimizi bir yana bırakarak, zulmün safında kıyama durduk? Bizim ruh halimizi bu denli değiştirebilen meta nedir ki; o enfes medeniyet genetiğimizin kimyası dumura uğratılmıştır. Bir zamanlar bu ülkede, bu yurdun çocukları tek yekûn olurlar, tek koro nizamı alırlar, mazlumların, güçsüzlerin ve çaresizlerin yanında saf tutarlardı. Söyler misiniz bizim medeniyet genetiğimize kimler neler ettiler? Bizler bir zamanlar kaybeden takımları desteklerdik, bizler zenginliğini kaybeden tüccarın, tacirin yanında olurduk. Şimdi bize neler oldu ki, her zaman gücün ve güçlünün yanında olur olduk. Her zaman siyasi oligarşinin gemisinde tayfalığa can atar hale getirildik. Söyler misiniz sahi, bizim o paha biçilmez enfes medeniyet genetiğimize kimler neler etti?

Önceki ve Sonraki Yazılar