Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

Manifesto

A+A-

   İnsanoğlu nasıl yaratıldığının farkında olarak yaşamaya devam etmeli aslında. Ben merkezcil duygulardan uzak, egoist düşüncelerden arınmış bir şekilde yaşamalı. Öyle beyan etmiyor mu? Alemin yaratıcısı yüce Allah(cc) beyanında: 

 

12. Andolsun biz insanı, çamurdan (süzülüp çıkarılmış) bir özden yarattık.

 

13. Sonra onu sağlam bir karargâhta nutfe haline getirdik.

 

14. Sonra nutfeyi alaka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden, alakayı, bir parçacık et haline soktuk; bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik. Yapıp-yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir.

 

15. Sonra, muhakkak ki siz, bunun ardından elbet öleceksiniz.

 

16. Sonra da şüphesiz, sizler kıyamet gününde tekrar diriltileceksiniz. 

 

MÜ’MİNUN SURESİ

 

Her yerde ben varım, ben olmayınca bu işlerin hiç birisi yapılamaz, benim olduğum yerde tek ve yegane söz söyleyici benim, diğer bireylerin ne düşündüğü hiç önemli değil, bu yer, bu eşya, bu makam, bu mevki benim düşüncesinde olup böbürlenenler, Allah’ın(cc) sert muhatabıyla karşı karşıya kalırlar.

 

37. Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma. Çünkü sen (ağırlık ve azametinle) ne yeri yarabilir ne de dağlarla ululuk yarışına girebilirsin. İSRA SURESİ

 

Ey insanoğlu; bu beden bile sana ait değilken, sen neden bu kadar asi olup dünyayı ben yarattım edasıyla hareket edebiliyorsun? Neden sırf bu yüzden kardeşlerini ezebiliyorsun. Aynaya bir bak ta, bu dünyanın neresinde olduğunu bir gör. Birazda öz bir eleştiri yapmam gerekiyor sanırım. Din adına hayatına yön verip diğer bireyleri de yönlendirenler, maalesef doğru hareket etmediklerinden dolayı,(gurur ve kibri, kıskançlık ve hasedi) hem kendilerine hemde yön verdiklerine zarar çektirmektedirler. Bu durum Allah(cc) muhafaza bir bomba etkisi kadar, bulunduğu yerde tahribat yaptırır insana. 

 

Oysaki insan, dünyaya geldiği güne bir baksa. Feryad ü figan ederek dünyanın havasına adapte olmak için yaklaşık üç yılını verdiğini anlasa ve tekrar yaratılışının Allah’ın verdiği ömür çerçevesinde gerisin geriye döneceğinin idrakinde olsa iş tamamen çözülecektir. Ne olursan ol, ister dünyevi makamların en yükseğinde ol AMA KESİNLİKLE İNSAN OL. Eğer insan olamadıysan o verilen hasletlerin hiçbir anlam ve ehemmiyeti yoktur hak katında. Yaratılışın gayesini alamamışsındır demektir. 

 

Müslüman ben kurtuldum benim hayatım kurtuldu mantığıyla değil; ben kurtuldum ama diğer kardeşlerim nasıl kurtulacak mantık ve şuuruyla yaşamalıdırlar.

 

Eski zamanlarda her şeyin hak ve hukukunu bulma adına güzel icraatların yapıldığı dönemlerde, yani Osmanlıda, halkın padişaha sevgi ve sadakat ifadesi olarak “Padişahım çok yaşa” diye tezahüratlar yapılırken, diğer bir gurup’da “Gururlanma padişahım senden büyük Allah var! Diye bağırırlardı. Gurur ve kibri bir tarafa atmaları için tören alanında dahi bu gurup hak olanı haykırırdı. 

 

Gurur ve kibrini makam ve mevkilerden ya da ilminden almaya kalkışanların sonu hüsran olmaktan başka bir şey değildir. Merdivenleri kibriyle çıkanlar, kolları kanatları kırılmış bir şekilde o merdivenleri inerler.

 

Gururun ve kibrin tek ilacı nefsin emmarelerine ve şeytanın vesveselerine kulak asmamaktan geçer. Tasavvufi ahlakta bunun için vardır zaten. Müridan intisab edeceği tarikatlara kabul edilmeden belli evreleri geçirdikten sonra kabul edilirmiş. Bunun en güzel örneği de Mevlevi tarikinde mevcut. İntisaba aday bir mürid, gurur ve kibrini Mevlevi mutfağında yenmeden, nefsin emarelerini ve kötü düşüncelerini aşmadan asla kabul edilmezmiş bu aşk deryasına. Yanmak gerek… Hemde kor ateşler gibi yanmak gerek. Kıskançlık ve hasedi, gurur ve kibri, egoizm ve bencilliği yakarak, sıyrılmak gerek bu şanlı kavgadan. 

 

İşte bu yazımız gururu ve kibiri, kıskançlık ve hasedi kendine yoldaş edinmiş kimseler için bir manifesto niteliğindedir. Bütün insanlar tarağın dişleri gibi eşit iken, böbürlenmeler, kibirler, kendini dev aynasında görmeler ve bunu icraata dökmeler insanı yüceltmekten öte, alçaltacak ve de yerin dibine sokacaktır. Ne mutlu gurur ve kibirden, kıskançlık ve hasetten uzak yaşayanlara ve ne mutlu o kutlu nebinin yolunda olanlara..

 

Yüzünüz Hep Gülsün

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar