1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. MAKAMIN NİMETLERİ
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

MAKAMIN NİMETLERİ

A+A-

Saygıdeğer okurlar,

 

      Ev telefonu hayli yüksek gelince, ev halkı toplanmış;
      Baba;

      “Yahu bu ne korkunç bir fatura””

      “”Ben bu telefonu asla kullanmıyorum hep çalıştığım şirketteki telefonu kullanıyorum.””
      Anne;

   “”Aynen, akşama kadar çalıştığım bankada telefon elimin altında bunu niye kullanayım.””
      Oğlan; “

     ”Vallahi bende şirketimin bana verdiği cep telefonu ile bütün görüşmeleri yapıyorum.””
      Kız; “

     ”E benim de şirket hattım var. Ev telefonunu hiç kullanmam ki.””
      Herkes aniden evdeki hizmetçiye hışımla döner ve yanıt arar gözle bakarlar...
      Hizmetçi;”

      “Eee... Problem ne o zaman, sanırım hepimiz iş telefonlarını kullanıyoruz.””
      Evet saygıdeğer okurlar,

      Şöyle bir baktığımız zaman herkes bulunduğu konumun ve makamın nimetlerinden faydalanmayı bir alışkanlık haline getirmiş.

      Rahmetli bir devlet büyüğünün benim memurum işini bilir sözü her yerde geçerli olmaya başlamış.

      Bu söz, istisnasız yukarıdan aşağıya kadar herkeste makamın nimetlerinden faydalanma gibi kötü bir alışkanlık yaratmış.

      Yapmış olduğu işe sahip çıkan,

      Devletin kendine verdiği makamı dürüstçe kullanan kişiler tu kaka olmuş,

      Bunların yerine devletin malı deniz yemeyen keriz sözü geçerlilik kazanarak,

      Allah korkusu olmayan din istismarlarının, dinimizi suiistimal ederek pervasızca dağıttıkları devlet ve kamu ihalelerinde yarattıkları mutlu azınlıklarla günü kurtaran işler yapılmakta,

      Makam ve mevki sahipleri de her dönem kendilerine yeni ortaklar bulup, her yaptırdıkları işlerde kat kat üstüne koyarak kendilerine rantlar sağlamaktadır.

      Eskiden el ile gösterilen üçkâğıtçılar, sahtekârlar şimdiki zamanımızda ülkeyi ahtapot gibi sarmaya başlamış.

      Ve maalesef ki,

      Emperyalist güçlerin ve dost gözüken düşman ülkelerin iştahını kabartan güzelim cennet vatanımız

      ÜÇKÂĞITÇILARIN,

      SAHTEKÂRLARIN,

      HIRSIZLARIN,

      HORTUMCULARIN,

      TALANCILARIN,

      YALAKALARIN,

      RÜŞVETÇİLERİN, serbestçe cirit attığı ve itibar gördüğü bir ülke konumuna gelmiş,

      Herkes kendi kirinden memnun, su dökme ihtiyacı hissetmediği gibi kimse de kılını kıpırdatmıyor.

      Maalesef ki, çökmüş adalet sisteminde bu şekilde yaşamı seçenlerin de, yaptığı her şey yanına kar kalıyor.

      Niye mi?

      Şakşakçı medya doğruları söyleyenlere fırsat vermediği gibi, suni gündemleri manşetlere taşımakta, ülke uçuruma sürüklenirken kendileri nemalanma derdinde,

      Tüm halkların yıllarca BARIŞ, SEVGİ ve KARDEŞÇE yaşadığı Laik Türkiye Cumhuriyeti gemisini batırmaya uğraşan korkak fareler ise kendilerini kurtaracak çıkış yolları aramakta,

      Başıbozukluktan nemalanan yandaş fırsatçılar, bu boşlukta şahsi çıkarları için sağlık denetimlerinden geçmeyen zararlı gıdalarla halkın sağlığıyla oynayıp onları dolandırmakta,

      Birkaç torba kömüre, bir paket una, pirince, çaya, kuru gıdaya muhtaç bırakılan garibim ise üretmeyi unutup tüketmeye alıştırılıp, gözlerinin içine bakarak yalan söyleyenlere inanmakta,

      Bunun yanında işçi, memur, çiftçi, esnaf, işsiz, yoksul, aç vatandaş ve ülke gidişatından rahatsız vatanseverler kaşıkla verip kazanla götürenleri bilmelerine rağmen korku ve baskı ile sindirilmektedir.

      Ama her çıkışın bir inişi ve korkunun ecele faydası olmadığını bilen ATATÜRK çocuklarının söz söyleme zamanı da gelecektir.

      Söylemlerini de, kavgayla şiddetle değil, insana insan olarak değer veren gerçek sevgileriyle demokratik ortamda ve zamanı geldiğinde söyleyecektir.

      

      Saygılarımla,

 

      2016 yılının başta ülkemiz olmak üzere tüm dünya halklarına sevgi, barış, huzur ve mutluluk getirmesini, önümüzdeki gelecek yıllarda savaşların, ölümlerin olmadığı bir dünyada el ele gönül günül’e yaşama dileği ile tüm insanların yeni yılını kutlarım.

 

      BİR YERE YAMALANMAK İÇİN DİZ ÇÖKMEKTENSE

      DİK DURARAK ONURLU ÖLMEK DAHA ŞEREFLİDİR.

Önceki ve Sonraki Yazılar