1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. MAHZUN VATAN: TÜRKİYE
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

MAHZUN VATAN: TÜRKİYE

A+A-

MAHZUN VATAN: TÜRKİYE

 

                Sadece İstanbul"un bünyemizden çalınıp koparıldığı 1918"in mahzun 30 Ekim"i Anadolu"da yüreklerde kopan fırtınaların yol açtığı bir lokal sancı iken, bu gün daha büyük matem karanlıklarının tüm ülke coğrafyasını tehdit ettiği bir siyasal süreçten geçmekteyiz. O gün İstanbul"un esareti ve mahzun hali; dertli yanımız iken, şimdilerde ise tüm Vatanımız; kanayan bir yürek yaramız olmuştur.   

 

               Geçen Pazar günü yapılan DTP kongresinde, açılımın adresi olarak PKK ve İmralı gösterilmiştir. Bölücü gruplar; demokrasi denizinde uzun mesafeleri kat etmenin elzem şartı olarak Anayasa"nın değiştirilemez maddelerinin değiştirilmesi gereğini, aşikâr bir şekilde ve üstelik aleni bir tehdit vurgusu ile talep etmişlerdir.

 

                Anadolu"nun orta yeri Ankara"da Türk devletine ve aziz milletimize meydan okuyarak terör örgütünün flama ve bayraklarını sırtlarına giysi yapmışlardır. Başkent"te bir meydan muharebesine soyunmuşlardır. Bütün Türkiye"ye ve dünya"ya, Ankara Selim Sırrı TERCAN spor salonundan Bölücü Başı"na sahip çıktıklarını ve O"nun yol haritası olmadan tüm açılımların yetmeyeceğini yüksek perdeden ilan etmişlerdir.

 

               Masum Anadolu"nun saf çocukları aziz milletim!

 

               Kalemimin nutku tutuldu. Buradan ileriye bu gün için daha da ileriye kalemimi zorlamak istemiyorum. Bu günleri; o günlerden röntgenleyip öngörebilmiş Türkiye Cumhuriyetimizin banisi, siyaset ve toplum önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK"ün çağlar boyunca köreltilemeyecek gençlik nutku ile sizleri baş başa bırakıyorum. Hoşça kalın. 

 

 

“EY TÜRK GENÇLİĞİ!

               Birinci vazifen, Türk İstiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

               Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dâhili ve harici, bedhahların olacaktır. Bir gün istiklâl ve cumhuriyetini müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!

               Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

               Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

EY TÜRK İSTİKBALİNİN EVLADI!

İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”

 Mustafa Kemal ATATÜRK

Önceki ve Sonraki Yazılar