1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Le Figaro'dan Türkiye analizi
Le Figaro'dan Türkiye analizi

Le Figaro'dan Türkiye analizi

Fransa’nın önemli tirajlı gazetelerinden “Le Figaro” “Türkiye kartını savsaklamayalım…” başlıklı bir makale yayınladı.

A+A-

İlginç analizler içeren makaleyi tam metin olarak dikkatinize sunuyoruz:

Avrupa kamuoyu, Türk modelinin önemini Kahire’nin Tahrir Meydanı’nda keşfetti. Türkiye’nin demokrasi konusundaki ciddiyetini sürekli sorgulayan Avrupa, Türklerin son on yılda yaptıklarının dünyada ne kadar önemli olduğunun farkına vardı. Burada elbette söz konusu olan sadece iktidardaki AK Parti değil, Türklerdir. Zira eski İslamcılar, çoğulcu ve açık bir ortamda Müslüman değerleri savunan muhafazakâr bir partiye dönüşmelerini sadece kendi değişim ve özeleştiri yeteneklerine borçlu değiller. Bugün fazlasıyla bütün sıkıntıların sorumlusu olmakla suçlansa da uzun vadede demokrasinin şimdiki yükselişini sağlayan Kemalizm’dir.

Kemalizm’i bir modernleştirici füze olarak kabul edersek, füzenin beşinci katı, diğer dört kat sayesinde (din ve devlet işlerinin ayrılması, 1951’de politik değişim sağlayan çok partili hayata geçiş, 1980 sonrasında siyasi partilerin kurulmasının serbest bırakılması, 2000’den önce enflasyon ritminin kırılması ve AB adaylığı) yörüngeye ulaşabilmiştir; yani derinden yenilenmiş eski bir İslamcı partinin yararına...

Bugün Arap dünyasındaki pek çok Müslüman lider, en azından sözde Türk modeline doğru yöneliyor. Arap kamuoyu bugün şiddetle Türkiye’nin ulaştığı bir çeşit siyasi özgürlüğe kavuşmak istiyor. Ancak Türkiye açısından, son 30 yıla yayılmış olan bu sürecin acısız geçtiğini söyleyemeyiz.

Avrupa’da, yeni Arap dünyasını kıtamızın gelişimiyle ortak etmek isteyen herkes, bu ortaklığın Türkiye olmadan gerçekleşemeyeceğini anladı. Böyle bir durum, ortak özgürlük projesini hep birlikte yaşatabilmemiz için Türkler aracılığıyla güvenilir ve demokratik partnerlere ulaşmamızı sağlayacaktır.

Fakat bu gerçeklerin ortaya çıktığı şu zamanda, ne yazık ki siyasi partiler popülizmle gölgelenmiş seçim sürecinde kısa vadede puan kazanabilmek için birbirleriyle yarışıyor. Bu kargaşaya Fransız Sosyalist Partisinin de katılmasını beklemiyorduk. Senatodaki Sosyalist Grup, ciddi olarak Ermeni soykırımı konusunu gündeme getirmeyi düşünüyor. Kısaca hâlihazırdaki durumu hatırlatalım: Türkiye, ordusu ve Kürtlerle Ermeni halkına karşı 1915’te işlediği suçları açıkça konuşmayı artık reddetmiyor. Daha da iyisi, Türkiye son iki yılda Erivan ile ilişkilerini normalleştirmek için, bağımsız Azerbaycan ile ilişkilerini bozma riskini bile göze alarak, diplomatik çabalarını artırdı.

Fransız Senatosu, Türklerin artık açmaya hazır olduğu bir siyasi meseleyi karara bağlama konusunda özel bir yetkiye sahip değil. Ayrıca Elysee’nin düzeltmeye çalıştığı Fransız-Türk ilişkilerini daha da zorlaştırma hakkına sahip olmamaları gerekir. Burada, Fransa’daki Ermeni yurttaşlarımızın hâlâ açık olan yaraları söz konusu değil. Burada ne yazık ki daha çok, aşırı sağcı Milli Cephe (Front National) seçmenine bu kez Sosyalist Partiden gelen bir göz kırpma söz konusudur. Sosyalist Senato üyeleri, -eğer ısrarcı olurlarsa- buna hiç de hoş olmayacak bir şekilde, bir nebze ‘’insan hakları’’ klişesi eklerler ki bu da sağdan veya merkezden ancak birkaç oy daha getirir.

Her zamanki gibi Arap dünyasının geleceğinin olumlu yönde, Osmanlı’nın çöküşünün eski cesetlerinin ise olumsuz yönde etkilediği bir geçiş sürecinin ortasındayız. Fransız siyasi güçlerinin, önce Türkiye’nin hepimizi mutlu edecek hâlihazırdaki durumunu seçecek sağduyuya sahip olmalarını ümit edelim.

 

(LE FIGARO)

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.