1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. KÜRESEL HÜKÜMRAN AMERİKA'YA GÖRE; BÖLÜNMEZ TEK MİLLET AMERİKA'DIR.
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

KÜRESEL HÜKÜMRAN AMERİKA'YA GÖRE; BÖLÜNMEZ TEK MİLLET AMERİKA'DIR.

A+A-

KÜRESEL HÜKÜMRAN AMERİKA'YA GÖRE; BÖLÜNMEZ TEK MİLLET AMERİKA'DIR.

               Amerika’da lise son sınıftan mezun olununcaya kadar okullarda okutulması mecburi olan bir milli ant vardır. Orijinal hali ile sunumu şu şekildedir. 

               "I pledge allegiance to the flag of the Unated States of America, and to the Republic for which it stands: one Nation under God, indivisible, with Liberty and Justice for all.” 

Amerikan toplumu evreler halinde nöbetleşerek asırlar boyu şu yemini etmektedirler. 

"Amerika Birleşik Devletleri’nin BAYRAĞINA, 

O bayrağın temsil ettiği CUMHURİYETE

Bağlılık için yemin ediyorum.

Herkes için özgürlük ve adaletle, ALLAH’ın indinde BÖLÜNMEZ, TEK MİLLET  AMERİKA için ant içiyorum.”    

               Siyaset takiyyesinin bir elzemleşen gereği olarak “Açılım” maskaralığına mola veren  hükümet, şimdilerde daha az tehlikeli olmayan sularda voltalarını sürdürmektedirler. Bu voltalar; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın sil baştan değiştirilerek sözde sivil bir anayasanın vücuda getirilmesi talebidir. İlk bakışta masum gerekçeler öne sürülerek millet gündemine sürülmek istenen bu sebepler, şüphesiz ki yine ortalığa saçılacaktır. Bu ihtiyaç saiklarının baş maddeleri şüpheniz olmasın ki, Amerikan toplumunun değer refleksleri ile de pek alakalıdır. 

               Anayasamızda yer bulan ve özgürlüklerle alakalı olan  177 maddenin neredeyse 80 den fazlası genişletilerek değiştirilmiştir. Ancak yeterli bulunmamıştır ki, yine aynı eksende değişim talepleri ile “Sivil anayasa” dillendirilmesi dillerde pelesenkleşmiştir bu günlerde. Bunca değişikliğe rağmen rahatlatılmayan kesimleri ne kesecektir dersiniz? Değiştirilmesi istenilen ve rahatsızlığı çekilen maddeler nelerdir acaba?   

               Müneccimlik payesi verilmedi bu naçiz kaleme. Ancak bilin yarınları bugünden! Alın size yapılmak istenilen ve yapılacak olanlar ve değiştirilecek anayasa maddelerinin en önde gelecekleri. Anayasa’dan Türk sözcüğünü çıkarmak  ve Türkiye’nin Türk Milleti’ne ait bir millet olmadığını anayasaya yazdırmak, bu “Sivil Anayasa” heveslilerinin adeta bir iman meselesidir. Aynı çevrelerin okullarımızda okutulan  “Andımız”a büyük tepkileri vardır. Çünkü orada ve o masum söylemde de bir Türk hecesi bulunmaktadır. Uykularında, gündüz ve gecelerinde çözemedikleri bu ifrit hece ve bilmece, onlar için o küçücük Türk hecesidir. Vesayetinde bulundukları emperyalist ABD’nin  okullarında, lise son sınıftan mezun oluncaya kadar okutulan milli antlarını ise, bu takiyye sanatkârları görmezlikten gelirler.      

               Yine bu aynı ikircikli ve çifte standartlı  vicdana sahip olan çevreler; Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Ne Mutlu Türküm” sözünden acı duyarlar. Öyle ki; bugün Cumhurbaşkanlığı makamında bulunan kıymetli büyüğümüzün, bu ifadenin tahkirine yönelik geçmişte söylemleri vardır. Rum Liderinin, Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bayrağına dil uzatmasını kınarız ama, ondan bekleyebiliriz. Türkiye ve Türk düşmanlarının benzer eylemlerinden acı duyar ve onlardan bunu bekleyebiliriz. Ancak Türkiye’yi yönetenlerden ve tabiiyetinde Türk hecesi bulunan insanlarımızın Türk bayrağına ve Türk ismine dil uzatmalarından sadece acı duymayız, derin hicran duyarız ve kahroluruz. İşte bazı AK Partililerin, “Ne Mutlu Türküm diyene”   ifadesine olan anlamsız tepkilerini şimdilik gafillik ile tarif etmek istiyoruz. Ancak yine  Türk bayrağı için “bez parçası” diyenleri ise, aynı yumuşak ton ile ödüllendirmemiz mümkün değildir.   

                Türk milleti asırlardan beri bünyesinde 36 değil çok daha fazlasını, belki 72 ayrı etnik milleti yüksek adalet ve engin özgürlük toleranslarıyla  bir arada tutabilmiş bir ulusun adıdır. Şimdi sığ ve sanal düşünce laubalilikleri ile milletimizin ağrımaz başına çaput sarma gayretindeki gayri milli fikir hezeyanlarını ve açılım maskaralıklarını inadına sergilemek gafletindeki siyasi garabeti, Anadolu coğrafyasından ilelebet öteleme zamanıdır. Çünkü bu Devletin, çünkü bu Vatanın ve çünkü bu Milletin ilelebet bu topraklarda payidar kalma gereği, düne göre daha mecburidir. Mazlum ve mağdur tüm milletler için bu bir hayat ve memat meselesidir. Hoşça kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar