1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. KRAL’LA BİRLİKTE İNSANLIK ÖLDÜ
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

KRAL’LA BİRLİKTE İNSANLIK ÖLDÜ

A+A-

Saygıdeğer Okurlar,

 

Bir zamanlar, halkına adil davranan ve onların yararına çalışan bir kral varmış.

Bundan dolayı da halkı tarafından çok sevilirmiş.

Her canlı insan gibi o da yaşlanmış ve çocuklarına şöyle bir haber yollamış.

Artık yaşlandım sizlerle paylaşacağım bazı konular ile vasiyetimi bildireceğim, yanıma gelirken her biriniz yanınız da birer sopa getirin.”

Kralın 6 tane çocuğu yanlarında birer sopaları ile kralın huzuruna çıkmışlar.

Kral çocuklarına artık yaşlandım bende her canlı gibi bir gün aranızdan ayrılacağım, bu yüzden sizlere bazı tavsiyelerle vasiyetimi bildireceğim demiş.

Bu ülke yıllardır huzur ve mutluluk içinde yönetilmektedir,

Benden önceki atalarım gibi bende herkese eşit ve adaletli davranmaya çalıştım,

Sizden isteğim sizlerin de aynı şekilde ülkeyi yönetmenizdir der.

Bunu nasıl sağlayacağınızı da size anlatayım”

Şimdi sizler beraberinizdeki getirdiğiniz sopaları sırayla kırmaya çalışın demiş.

Çocukları beraberindeki getirdikleri sopaları zorlanmadan kırmışlar.

Bunun üzerine kral ölümünden sonra tahta geçecek büyük oğluna kırılan sopaların birer parçalarını topla demiş.

Büyük oğlu kırılan her sopanın birer parçalarını toplamış.

Kral büyük oğluna dönerek onları bir araya getir ve o şekilde sırayla kırmaya çalışın”

Tüm çocukları sırayla zorlamalarına rağmen bir araya getirilen sopaları kıramamışlar.

Bunun üzerine kral çocuklarına hitaben işte siz böyle birlik içinde olursanız sizleri kıramazlar,

Ama eğer dünya malına tamah eder onların aranıza girmesine müsaade ederseniz ne siz ne de ülke huzur içerisinde olur der.

“Bu yüzden şimdi nasıl birlik ve beraberlik içerisinde iseniz ölümümden sonra da aynı şekilde birlik ve beraberlik içinde hareket ederek ülkenize sahip çıkın demiş.

Evet, saygıdeğer okurlar,

Acaba diyorum bu masallar sadece hayal ürünü müdür?

Şu an üzüntüyle izlediğimiz ve ülkemizin geleceği adına karamsar tabloların olduğu bir yaşam bu ülkenin vatandaşı olarak sizleri rahatsız etmiyor mu?

Yıllar önce bu ülkenin bağımsızlığı için savaşanların torunlarının birbirine silah doğrultmaları ve kurşun sıkmaları sizce kimlerin işine gelmektedir?

Türk’ü, Kürt’ü, Alevi’si, Sünni’si, Ermeni’si, Yahudi’si, Hristiyan’ı, Laz’ı, Çerkez’i ve birçok dil ve dine mensup olanlar el ele birlikte bu ülke için savaşmadı mı?

Dış güçlerin, savaşla elde edemediği bu cennet vatan da böl, parçala, yut taktiği ile yıllardır barış içinde yaşayan insanları birbirine kırdırmaya çalıştığını kimse fark etmiyor mu?

Bu taktiklerle bizleri parçalamaya kalkan dost gözüken düşman ülkeler yetmiyormuş gibi;

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ölümünden sonra bizleri yönetmeleri için başa gelenlerin, dost gözüken düşman ülkelerin isteğine göre davranıp yanlış uygulamaları,

Bunlar yetmiyormuş gibi son yıllarda yönetenlerin de haram ve helali kendilerine göre kılıflayarak %99’u Müslüman olan bu ülkede İslam dinimizi erozyona uğratmaları,

Dış politikalar da yapılan yanlışlar neticesinde ülkemizin uçuruma doğru sürüklenip Ortadoğu bataklığına çekilmeye çalışılması,

Ve ne yazık ki, öncelikle vatanın bütünlüğünün korunması, ülke menfaatlerini ve birliğini kollaması gereken sorumlu kurumların sorumlu davranmamaları,

Bunlar neticesinde her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanmış mukaddes varlığımız olan vatanın bölünmesine seyirci kalınarak, uygulanan bu taktiğe çanak tutulmaktadır.

Evet, saygıdeğer okurlar,

O halde iş başa düşüyor;

Yer altı ve yer üstü zenginliklerimiz, bizleri bölmeye çalışan dış güçlere eline tamamen geçmeden ve bunların bizlere silah olarak dönmesini beklemeden tepkimizi koymalıyız.

Tepkimiz vurdu, kırdı, şiddet, kavga değil

Tepkimiz, bu cennet vatanın ne şartlarda kazanıldığını düşünerek ve aklımızdan hiçbir zaman çıkarmayarak, bıkmadan, sıkılmadan etrafımızdaki kişilere anlatıp,

Ve her zaman insan sevgisini, toplum menfaatini ön plan da taşıyan vatansever kişilerle birlikte bu cennet vatana sahip çıkmaktır.

Saygılarımla,

 

ŞUNU UNUTMAYIN Kİ, ŞEREFSİZ OLMAK

FAKİR OLMAKTAN DAHA BÜYÜK SORUNDUR.

Önceki ve Sonraki Yazılar