1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. Konferans ve mekan
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

Konferans ve mekan

A+A-

Konferans ve mekan

Burdur Anadolu Gençlik Derneğinin üyelerini ve Sayın Başkanını kutluyorum. Basından tanıdığımız gazeteci yazar Ekrem Kızıltaş beyin konferansında Burdurluları buluşturdular.

İşte söylemek istediğimiz budur. Kuruluş amacına yönelik faaliyetlerine uygun işleri kim yaparsa takdirlerimiz onlaradır.

Ayrıca teşekkürün yetmeyeceği Burdur Belediye Başkanı Sayın Sabahattin Akkaya Bey ne kadar tebrik edilse azdır. İlk defa böyle güzel salon gördüm. Doğrusu salonu görünce konferans mekânının seçiminin isabetli olduğunu düşündüm.

 Çevremdekilerde ilk kez geliyorlardı düğün salonuna. Herkes hemfikir olarak belediye başkanına hayır duada bulundular. Hayırlı ve güzel hizmettir. İnsanımız demek ki güzele güzel demesini de biliyor.

Hizmetler takdir edildikçe, hizmet sunanların şevki artacaktır. Tek kelimeyle Sayın Başkan hizmetlerinizde rabbim yardımcınız olsun.

 Çünkü nezih, geniş, güzel düğün salonu olarak geçen çok amaçlı salonunun imkânından yararlanıldı. Katılım yoğundu.  Böyle güzel konferansa, güzel insanların ve güzel şehrimizde konuşulması ayrı güzeldi.

 Mekke şehri dünya üzerinde bilinen ilk mabedi bağrında barındıran şehirdir. Kutsal Kâbe oradadır. Zemzem Mekke "de çıkmaktadır. Peygamberimizin doğumu, çocukluğu, gençliği, evliklerinden altı evladı bu kentte doğmuştur.

İlk eşini burada kaybetmiştir. Amcasını da burada defnetmiştir.

İlk sivil toplum örgütüne burada üye oldu. İnsanlığın iyiliğine adımını burada attı. Zorlukları burada göğüsledi. İnsanlığın iyiye, güzele yönlendirilmesi için çabaladı.

Kâbe hakemliğini yaptı. İnsanların güvenini kazandı. İlk Mekke "de Allah dedi. İnsanları bütün zorluklara rağmen bir olan Allaha davet etti.

Sıkıntılı, üzüntülü günler, uzun zamanlar geçirdi.  Daha da üzücü olanı vardı. Mekke "den ayrılmaktı. Mekke eğer imkânım olsa senden ayrılmazdım dedi. Ayrılmak zorunda kaldı.

Çok seviyordu Mekke"yi. Ama veda edecekti istemeyerekte olsa. Nihayet ayrıldı.

Göçün altıncı yılında Medine"den umre maksadıyla Mekke"ye bin beş yüz Müslümanlar yola çıktı. İbadet içindi Mekke "ye yönelmesi, niyeti Allah içindi.

Mekke "dekiler yanlış yorumlamışlardı Medine" den gelenleri. Mekke ye girmelerine imkân tanımadılar. Hudeybiye "de anlaştılar ve Medine ye dönüldü. Antlaşma şartlarına bakınca Müslümanların kaybı var gibiydi.

Peygamberimiz ve beraberindekiler istemeyerekte olsalar Medine"ye döndü. Ertesi sene umre ibadetini yaptılar. Mekke "de umre süresince kaldıklarında Mekke de isim yapanlar iman ettiler. İnananlar güçlendiler.

İnanalar için artıydı bunlar. Hicretin sekizinci yılında ise, Mekkelilerin antlaşma şartlarını bozdukları duyumu alındı. Doğruluğu tetkik edildi. Doğruydu müşrikler antlaşma maddelerini çiğnemişlerdi.

Peygamberimiz, Müslümanlara hazırlık emri verdi. İstikameti belirtmedi. Buna rağmen Mekke yolunda habercinin bulunduğu anlaşıldı. Mekke ye doğru yola çıkan haberci vardı. Gizli gidiyordu, izinsizdi. Fırsat tanınmadı. Yakalanarak affedildi.

İnananlar yola çıktılar. Kan dökülmeyecekti. Mekke"ye yaklaşıldı. Tedbirler uygulandı. Ve sabaha yakın Mekke halkı dağın etrafında on bin kişinin yakmış olduğu ateşe şahit olmuştu.

Yapılacak yoktu. Peygamberimizin talebi ve emri kan dökülmeyecekti. Eman verilen mekânlar vardı. Orada ki halka hiç dokunulmayacaktı. Dokunulmadı da. On üç yıl dünyada görülmemiş işkenceye maruz kalan peygamber şimdi onların gücünden daha güçlüydü.

Maddi manevi kudret vardı. Haksızlığa tevessül etmezdi. Barıştan yanaydı.

Peygamberimiz kin gütmeden, suçlarını yüzlerine vurmayarak onların beklediklerinden daha yüce merhamet peygamberi olduğunu gösterdi.

Öncelikle burada inananların hiçbir şekilde zafiyet göstermemeleri gereken konu doğruluktur. Karşıdaki kişiler antlaşmayı ilk fırsatta bozdular. Müslümanlar doğru kişiler olduğundan vaatlerine bağlı kaldılar.

Ufuklarının geniş olduğunu görüyoruz. Bin beş yüz kişi, iki yıl içinde on bin kişi olarak Mekke" ye geldiler. Canı gibi sevdikleri memleketlerinden ayrılmak zorunda kaldılar.

Öncelikle affediciliğini çok bariz görüyoruz. Fırsatını bulduğumuzda, imkân doğunca affediciliğini görüyoruz.

İyiliğin, daima kişiliklerde öncelikli olduğunu anlıyoruz.

Tekrar Sayın Belediye Başkanını ve ekibini ve yine Anadolu Gençlik Derneğinden emeği geçenleri kutluyorum.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.