1. YAZARLAR

  2. Gürhan GÜRSES

  3. KOMİĞİMİZİ GETİRENLER
Gürhan GÜRSES

Gürhan GÜRSES

Yazarın Tüm Yazıları >

KOMİĞİMİZİ GETİRENLER

A+A-

Pazar mekânları, toplumsal ve sosyolojik yansımaların en net görüldüğü ve o toplum hakkında az çok bilgilerin ortaya konulduğu yerler olarak dikkat çekmektedir.Her çeşit ve her tür insanın şeklen ve ruhen arzı endam ettiği, boy gösterdiği, servi gibi salındığı, bülbül gibi şakıdığı, süslü püslü giyindiği, tak takıştırdığı, sür sürüştürdüğü yerlerdir pazar yerleri.

Bu pazar yerlerinin birisinde, memleketimde, şöyle bir levha dikkatimi celbetti. 

“Bu sergi yeri sahibi,

Pazar yerinde orasını burasını

Oynayarak satış yaptığından dolayı

Yeri geçici olarak iptal edilerek

Boş kalacaktır!

                                 ………………. Belediye Zabıta Amirliği”

Orasını burasını kaşıyanlar hak ettikleri cezayı bulacaklar ve toplum nezdinde cezalarını işte böyle aleni çekeceklerdir. Bundan daha rencide edici, zorda bırakıcı, yüz kızartıcı bir ceza var mıdır? Asıl orasını burasını şimdi mıncıklamaya başlayacaktır mezkûr şahıs. Gerçi sergi yeri sahibi; ne sergilesem uyar demiştir belki! Belli ki uymamış!

            Şu çöp dökme olayı bir türlü rayına oturmadı gitti memlekette. Boş bulduğumuz, sahipsiz zannettiğimiz her yer doğal çöplük. Ya da pencerenin ötesi, komşunun arsası, duvarın dibi, kapının önü, arabanın dışı… Fark etmez bizden uzak olsunda neresi olursa olsun.

Tabi hal böyle olunca uyarılarda nah böyle olur:

“Dikkat çöp atanlar görüldüğünde

Cezalandırılacak! (dövülecektir)

Kadın erkek fark etmez.”

Çöp ihtilali böyle başladı diye not düşer tarih kitapları ileride… Yahut 1.Dünya Çöp Harbi diye… Harbiden olur olur, âdemoğlu bu, çiğ süt emmiştir. Çöp döküyorsunuz, birden bakıyorsunuz akıncı birliği üzerinize; “Allah Allah deyu saldırıyor.” Stratejinizi ve savunmanızı önceden test etmeniz gerekmektedir. Yoksa çöpzede olur gidersiniz. Bir çöp uğruna çöpü çöpüne gidersiniz. Çöpünüze dikkat edin hepiniz!

Halka hizmet hakka hizmettir düsturunca düz durup gel. Patlat patlat gel. Dükkân senin! Gün 24 saat, lastik tamir ediyorum. Daha neyiniz olacağım? Ama yapmanız gereken bir zil, iki dokunuş ve 10 dakika sabır gerekmektedir. Bir lastikçi hikâyesi; 

“24saat lastik tamir

Soldaki zile

2 kez basıp

10 dakika bekleyin”

Lastik gibi ilan. Ne yana çekersen çek. Lastik gibi adam sakın çekme bir yana! Adam hep uyuyor gibime geldi. Bir de uykudan uyandırınca kızarsa ne olacak? Alimallah sağlam lastiklerde giderse o zaman! Tabanvaya kuvvet olacak o zaman. Ya da zile basıp bekledikten sonra tekeriniz sağlam bir şekilde karşınızda durursa ne yaparsınız? İfade öyle değil mi yoksa!

1.kişi “Ağabey hu hu!”

2. kişi“Buyur, beni mi çağırdım hanım kardeş!”

1.kişi “Ne hanımı yav! Manyak mı bu lennn”

1.kişi “Teker patladı ağabey.”

2. kişi “İyi o zaman, söylediklerimi yap. Zile iki bas”

1.kişi “Bastım ağabey”

2. kişi “10 dakika bekle”

1.kişi” Bekledim ağabey”

2. kişi “Al git.”

1.kişi “ Kıvama geldi değil mi ağabey!”

2. kişi “Bas git.”

Eğriye eğri bakan eğriyi düz görür. Bir araba ilanı ama ne ilan! “Satılık 99 polo Klima eğirbek” Eğirmeden de bak, eğir de bak! Yahu anlamamışsan sor bir bilene, soramamışsan yazma, yazmak istiyorsan hava yastığı yaz. Kıran mı girdi Türkçeye! Bu koyun mu ki yünlerini eğirelim. Arabaya eğil bak!

            Tuvalet kültürünü Avrupa"ya ihraç eden toplumun bugün düşmüş olduğu vaziyete bak! Biz ağlamayalım da kimler ağlasın!

“Lütfen pantolon

Fermuarını,

Veya düğmesini

Tuvaletin içinde açıp kapatın

                                 Başkan.”

Bir tuvalet kapısı ve duvara asılmış olan ilan. Bundan daha dikkat çekici ve uyarıcı başka bir söze gerek var mıdır? Ya fermuarını açık bırakıp ya da unutup o haliyle dolaşanlara ne demeli? “Dükkân açık kardeş” şeklinde bir ikaz yeterli olur mu acaba?

            Teknoloji geliştikçe uyum sağlamak zorlaşıyor, ortaya çıkan yeniliklere ve özelliklere isim bulmak zorlaşıyor. Cep telefonu satan dükkânın camında asılı olan şu tarife bakın. Gerçi arife tarif gerekmez ya neyse?

“Nokia

3510 / 3100 / …

Kızılötesi ve

Bülütütlü” Bülütütünü sevsinler. O bülütüt değişin var ya! Diyaloga bakın:

1. adam “Kardeş hu hu”

2. adam “Buyur”

1. adam “benim telefon bülütütlü”

2.adam “Neli neli?”

1.adam “Bülütütlü”

2.adam “Vay terbiyesiz”

1.adam “?”

 

Sayın hırsız burada polis var. Ya da ey fare, burada bir kedi var senin için. Ona göre hareket et ve tedbirli ol. Olayı daha renkli ve daha can alıcı bir pozisyona sokmak ve olaya heyecan katmak için bir işyeri sahibi orijinal fikri ile ya da reklama kaçan harekeleri ile şu ilanı asıvermiş yeni taktırmış olduğu gizli kameranın üzerine: “Müessesemiz gizli kamera sistemi ile donatılmıştır.” İyi de gizli kamera nerede sahi? El sallayalım bari…

Tam da bizim insanımızın pembe yalanlarını ihtiva eden ve tatlı yalanlar olarak gözümüze çarpan şu diyaloglara bakın lütfen: İşyeri sahibi, hayat tecrübesi bayağı fazla olan birisi… Okuyun lütfen:

“Damsız girilmez

Bir arkadaşa bakılmaz

Bir bira içilip çıkılmaz

Şöyle bir içeri bakılmaz

Israr da edilmez”

Son olarak olur olmaz yerde arabasını park edip gidenlere uyarı olsun diye bir duvara fısfıs boya ile yazılmış olan şu latif ve manidar cümleye bakın:

“park etmeyin lastik gümmmm”

            Sakın ola ki hayat yolunda sizler de yanlış yola sapıp yanlış yere park etmeyesiniz. Yoksa güm diye bir ses sizin hayatınızı ve sevdiklerinizin hayatını berbat etmesin!

Komiği gelenler komiğiniz gitmeden bu yazıyı bitirmek istedim. Komiklik bende kalsın yine, ne dersiniz?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.