Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

KIRIK TESTİ

A+A-

Saygıdeğer Okurlar,

    

     Çin'de bir adam, her gün boynuna dayadığı sopanın iki ucuna asılı testilerle dereden evine su taşırmış.

      Bu testilerden birinin yan kısmında çatlak varmış, diğeri ise hiç kusursuz ve çatlaksızmış.

      Kusursuz ve çatlaksız olan testi her seferinde adamın doldurduğu suyun tümünü evine taşır.

      Çatlak olanı ise yarı dolu olarak eve varırmış.

      İki sene her gün bu şekilde geçmiş.

      Adam her iki testiyi suyla doldurur ama evine vardığında sadece 1,5 testi su kalırmış.  

      Tabi ki kusursuz, çatlaksız testi vazifesini mükemmel yaptığı için çok kibirlenir ve gururlanırmış.

      Çatlağı olan zavallı kusurlu testi ise mahcup olur utanırmış.

      Doldurulan suyun sadece yarısını eve ulaştırabildiği için de çok üzülürmüş.

      İki yılın sonunda bir gün, görevini yapamadığını düşünen çatlak testi, ırmak kenarında adama şöyle demiş;

      Kendimden utanıyorum, şu yanımdaki çatlak nedeniyle, sular eve gidene kadar akıp gidiyor.”

      Adam gülümseyip testiye dönerek, göremedin mi?

      Yolun senin tarafında olan kısmı çiçeklerle dolu, fakat kusursuz testinin tarafında hiç yok,

      Çünkü ben başından beri senin kusurunu ve o çatlağını biliyordum,

      Bu yüzden yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün su taşırken, sen onları suladın. 

      İki senedir de o güzel çiçekleri toplayıp, masamı süslüyorum.

      Eğer sen kusursuz olsaydın ve o çatlağın olmasaydı,

      Evime böyle güzellik ve zarafet veremeyecektim diye cevap vermiş.

      Evet, saygıdeğer okurlar,

      Ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK, ülkemizin gidişatı ile ilgili, kusurların ve çatlakların farkında olarak 19 Mayıs 1919 da Bandırma Vapuru ile SAMSUN’a ayakbastı.

      Kalbinde taşıdığı bağımsızlık aşkı ile vatan sevgisini ülkenin her tarafına yayarak,

      Emperyalist güçler karşısında galip geldi ve özgürce yaşadığımız bu toprakları bizlere emanet etti.

      Vatanseverlerin üzüldüğü şu anki duruma gelmemiz, işte ne olduysa onun ölümünden sonra oldu.

      Çoğunlukta, kendi şahsi çıkarlarını düşünenlerin ülkenin başına gelmesiyle kırık testilerdeki sular ülke menfaatlerinden çok çıkarcılar için dökülmeye,

      Kurtuluş savaşı ile kazanılan Cumhuriyet değerlerimiz maalesef hep yandaşlara peşkeş çekilerek ulu önderimizin hedeflediği muasır medeniyetler seviyesine çıkmamız özde değil sözde kaldı.

      Kırık testiye doldurulan değerlerimiz, verdimse ben verdim diyerek birilerine peşkeş çekilmeye,

      Benim memurum işini bilir diyerek, rüşveti meşrulaştırıp yalaka papatyalar sulanmaya,

      Her dönem farklı mutlu azınlıklar yaratılıp devlet talan edilmeye,

      Her yönetim değiştiğinde hırsızlarında değişmesi ile her dönem için yeni hırsızlar türemeye,

      Son zamanlarda daha da küçülen mutlu azınlıkların çatlak testilerle taşıdığı sularla villalı havuzlar doldurulmaya,

      Yıllardır bizleri bölmeye çalışan emperyalist güçlerin istediği kutuplaştırmalar ve ayrıştırmalar son yıllarda bizleri yanlış yönetenler nedeniyle su yüzüne çıkmaya,

      Bunlar neticesinde yokluklar içerisinde var olan devletimiz balık baştan kokar misali dış güçlerin ve dost gözüken düşman ülkelerin oyuncağı haline gelmiştir.

      Türkiye Cumhuriyetinin bir vatandaşı olarak 78 milyon nüfuslu bir devletin 10 da biri olan devletler karşısında boynunu eğmesini kabullenemediğim gibi,

      Vatanını seven hiç kimsenin de kabullendiğini sanmıyorum.

      Muhakkak ki her birimizin kendine has kusurları olduğu gibi, hepimiz birer çatlak testi olabiliriz.

      Fakat hayatlarımızı ilginç yapan, mükâfatlandıran, cezalandıran, renklendiren sahip olduğumuz bu kusurlar, çatlaklar ve güzelliklerdir.

      Bu yüzden etrafımızdaki her kişiyi, oldukları gibi kabullenerek, onlardaki kusurları değil, içlerindeki güzellikleri görmeli,

      Ve o güzellikleri için el ele mücadele verip, artı ve eksilerine göre değerlendirerek yıllarca BARIŞ SEVGİ ve KARDEŞÇE yaşayıp, bir çiçek bahçesi gibi süslenmiş güzelim bu cennet vatanımızı,

      Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Alevi, SünniErmeni, Yahudi, Hristiyan dil, din ve ırka mensup tüm TÜRK halklarını şahsi çıkarları uğruna ayrıştıran, kutuplaştıran, kamplaştırarak yönetenler ile

      RÜŞVETÇİ, TALANCI, HIRSIZ ve YALANCILARA dur diyelim.

      Ve bu güzelim cennet vatanı sözde değil özde sahiplenecek dürüst kişilere teslim edelim.

 

      Saygılarımla,     

 
      HAYAT KENDİ BAKIŞ AÇINIZLA BAKTIĞINIZ AYNANIN

      SİZE YANSIMASINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR

Önceki ve Sonraki Yazılar