1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. KENDİNİZİ “YOK ETMEDEN”ÇOCUĞUNUZU “VAR” EDEMEZSİ
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

KENDİNİZİ “YOK ETMEDEN”ÇOCUĞUNUZU “VAR” EDEMEZSİ

A+A-

Memleketim ..Bizim güzel memleketimiz..Türkiye’ m..

Ülkemiz ,insanlarımızın çok genç yaşta çocuk sahibi olduğu bir ülke.

İnsanlarımız, çocuklara nasıl davranacaklarını biliyorlar mı peki?Hayır dediğinizi duyar gibiyim. “Benim anam babam böyle yapardı, biz böyle miydik ya” sözleri size de tanıdık geliyor değil mi?

Peki ya anan baban hatalıysa? Yada  anne veya baba  gerçekten anne yada baba olmamışsa .Ne yazık ki anne ya da babaya çocuğun nasıl yetiştirilmesi konusunda bir eğitim verilmiyor, çocuk nasıl yetiştirilir ,öğretilmiyor.
New York Times'ta bir haber kuşaklar arası farkın dört yıla indiğini yazıyor.Hadi diyelim bizde bu  2x4=8 yıl olsun.Bu küresel etkileşimde kısa bir zaman sonra bizde de fark kapanır zannediyorum.
İster ana baba olsun,ister öğretmen,ister üniversitede hoca olsun, kuşaklar arası farkın 4-8 yıla indiği bir yerde  o değişimi şu veya bu şekilde hissedemezseniz ,gençlerle hocalar,babalarla çocuklar çok ayrı dünyalarda birbirlerini duymadan ve gittikçe ilişkileri tükenmiş bir şekilde yaşamak mecburiyetinde kalıyorlar.Bu çok korkunç ve tehlikeli ..

Özellikle  baba-oğul, ana-kız , ana- oğul ,baba-kız ilişkileri.. Eğer bir kulak kabartabilirseniz,yetiştirmekte olduğunuz çocuğun veya gencin  bakış açılarını, yaklaşımlarını sezebilirsiniz. ,
Onlarla baba-oğul , ana-kız , ana- oğul ,baba-kız gibi kalıplaşmış bir "rol" değil de gerçek bir dost arkadaş ilişkisini kurduğunuz vakit çok öğretici olduğunun farkına varacaksınız..Onların gözüyle çok şey öğrenmeye başlayacak,,onun şahsında çağa farklı bir açıdan bakacaksınız.Baba ve annesiyle  dost olanlar bu muazzam keyfi iyi bilir.Bunun tersi olanlar da "ızdırabını" tabii ki..
Çok fazla bireysellikle aile- çocuk ilişkisi kurulamıyor.Evlatlarınızı  bulunduğumuz çağa , bulunduğunuz çevreye göre yetiştirirken elbette fedakarlıkta yapıyorsunuz.Onlar için çalışırken, onlarla beraber iyi bir hayat sürmek için hayatınızı kazanmak zorunda olduğunuzu biliyorsunuz..Fakat ne yazık ki onlar için diyerek tüm gününüzü çalışarak geçirdiğiniz için çoğunuz yorgunluktan onlara  zaman ayıramıyor değil mi? Onları dinlemiyor bile..Oysa çocuk yetiştirmek  ona özen göstermek ile olur.Demek ki onlara zaman ayırmalı ve dinlemeli.
 Kendinizi "yok etmeden" çocuklarınızı "var" edemezsiniz.Önce geçmişten gelen yanlışlıkları fark etmeli ve bu yanlış davranış ve sözleri derhal terk etmeli, anne ya da baba olarak görevlerinizi yaparken ayrıca bir dost olarak ta çocuklarınızı duymalı, onları hissetmeli, dinlemelisiniz.
Çocuklarımızın  en güzel yanları  "farklı sezgileri ve “sorgulaması".Düşünsenize, siz soru sorduğunuzda size cevap verilir miydi? “Sus, sen küçüksün anlamazsın yap dediğimi yap, yapma dediğimi yapma..” denilirdi.Evladını karşısına alıp ta kaç kişi “Bak ben sana bunu söylüyorum ya da bunu yap , bunu yapma diyorum ya sebebi bu..”diyor sizce? Ama demeli..
Bir üniversite akademisyeni olan profesörün şu tespiti  ve pratiği çok etkileyici.
-Ben çok güler yüzlü ama aslında "otoriter" bir insanken,çocuğumu anlama ve onun mutlu olması için "kulak eşiğini düşürme" çabasında olan bir arkadaş haline dönüştüm.İyi ki de dönüşmüşüm.” Diyor.Profesör , çocuğunu duymayı, dinlemeyi, anlamayı öğrendiğini belirtiyor.Evladınız size anne ya da baba olarak saygı duyarken ayrıca onu anlayan bir arkadaş olarak sarılabiliyor mu?En önemlisi “Evladınız elini sizin omzunuza dayayabiliyor mu?
Bütün mesele bu......

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.