1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Kemal Anadol'dan Şok İddia
Kemal Anadol'dan Şok İddia

Kemal Anadol'dan Şok İddia

Kemal Anadol'dan şok iddia: ''Milletvekillerine imzalarını çekmeleri için baskı yapılıyor!''

A+A-

Balçiçek Pamir'le Söz Sende'nin bugünkü konuğu CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol'du.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun öğle saatlerinde yaptığı bir basın toplantısıyla adaylığını açıklamasının ardından Söz Sende'ye konuk olan Anadol programda çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Kemal Kılıçdaroğlu'na desteğini açıklayan Kemal Anadol şunları söyledi: “Kılıçdaroğlu özgür iradesiyle bir düşünme süreci geçirdi. Sn. Baykal da dahil olmak üzere bir çok insanla konuştu. Bize gelince… Biz grup başkanvekilleri olarak yıllardır çok iyi arkadaşız. Aramızda soru işaretleri, ünlem filan olmadan konuşuruz. Bize gelip bundan bahsedince kıvançla karşıladığımızı belirttik ve basına da arkadaşımıza severek destek vereceğimizi açıkladık.”

Anadol, Balçiçek Pamir'in “CHP'de kılıçlar çekildi mi?” sorusuna şöyle yanıt verdi: “CHP dünyanın en eski partilerinden biri. Çok yangınlar, fırtınalar depremler geçirmiş ama hepsinin üstesinden gelmiş, kendi küllerinden yeniden doğmasını bilmiş bir partidir. 22-23'ünde kurultaya gideceğiz ve bugün her şey somutlaşmaya başladı. Bu örgüt bilincini ve parti içi demokrasinin sağlıklı işlediğini kanıtlayan bir durum.”

İşte programdan önemli satırbaşları: 

Balçiçek Pamir: MYK toplantısından sonra CHP'nin birlik ve beraberliğine vurgu yapıldı. Bu ne anlama geliyor, Kılıçdaroğlu'nun adaylığı birlik beraberliği bozacak bir şey midir?

Kemal Anadol: Bunu böyle yorumlamak demokratik kurallara sığmaz. Kılıçdaroğlu adaylığını açıklamadan evvel Sn. Baykal'ı ziyaret etmiştir, Baykal kimsenin adaylığına karşı çıkmayacağını ve adaylık için mutabakat sağlamaları gerektiğini söylemiş, Kılıçdaroğlu da gerekli temaslarda bulunmuş, Genel Başkan vekilini, Genel Sekreteri ve daha sonra da biz grup başkanvekillerini ziyaret ederek adaylığını açıklayacağını söylemiştir. Bu bağlamda Önder Sav açık desteğini beyan etmiştir, bizler de grup başkanvekilleri olarak açık desteklerimizi beyan ettik.” 

BP: Bu destek Deniz Baykal geri dönmesin anlamına mı geliyor?

KA: Sn. genel başkanımız söylendiği gibi bir komployla karşı karşıyadır. Sorumlular bu komplonun failini bulamamışlardır. O da bu nedenle istifa etmiştir. Şimdi ortada bir boşluk vardır. Bugüne kadar aday arayışları olmuştur ve herkes tereddüde kapılmıştır 90 yıllık parti adaysız mı kalacak diye. Arkadaşımız da aldığı destekle adaylık açıklamasını yapmıştır. Bunu tehlikeli bulan anlayışa katılmıyorum. 

BP: MYK'nın Deniz Baykal'dan dönmesini ve Önder Sav'ın istifasını isteyen çağrılarını nasıl yorumluyorsunuz?

KA: İlkine saygı duyuyorum. Geri dönüp dönmemeye karar verecek kişi Sn. Baykal'dır. Buna bir şey demiyorum, doğal buluyorum. Ama doğal bulmadığım şey şu: Genel sekreterin istifası neden isteniyor? Onu onlar seçmemişler ki çağrıda bulunuyorlar. Bunu anlamam mümkün değil. Herkes aday olabilir deniyor da ortaya bir aday çıkınca ne değişiyor? Niyet mi başkaymış yani, aday çıkması mı istenmiyordu o zaman? Akla bu soru geliyor doğal olarak. 

BP: Bir de günlerdir aday çıkmayacağı çünkü çıkan kişinin “hain” olarak nitelendirileceği söyleniyordu.

KA: Başka türlü düşünmek ve başka bir şey söylemek CHP terbiyesine yakışmaz. Aday olacak çok arkadaş var deniyor. Kılıçdaroğlu da onlardan biridir. Benim mesai arkadaşımdır kendisi. Nitelikleri, birikimleri yeteneği, aldığı destek yeterli. Eğer bu anormalse normali ne bu işin? Yani koskoca CHP'de Cumartesi günü Kurultay başlayacak, bugün pazartesi ortada aday yok. Normallik bu mu yani? 

BP: CHP'de parti içi demokrasi ne kadar işliyor?

KA: İddia ediyorum en çok parti içi demokrasi bizdedir. Bugün aday olan Kılıçdaroğlu, ona verilen destek ve benim bugün bu programa çıkışım da bunun ispatıdır. 

BP: Yeni süreçte CHP normalleşecek mi, partiye değişim mi geliyor?

KA: CHP çok sarsıntılar geçirmiş ama altından kalmış bir partidir. Mevcut gelişmeler yangın değil, deprem değil. Normal bir parti içi demokrasi işleyişi. Elbette tartışmalar yaşanacaktır ama parti bütünlüğünü mutlaka koruyacaktır. 

Anadol, Balçiçek Pamir'e programın reklam arasında kendisini arayan milletvekillerinin, kendilerinden bazı MYK üyeleri tarafından Kılıçdaroğlu'na destek veren imzalarını geri çekmelerinin istendiğini söyledikleri de şu sözlerle anlattı: “Programın başında parti içindeki mücadelenin demokratik olması parti içi demokrasi kurallarına uyulması gerektiğini vurgulamıştım. Reklam arasında birkaç milletvekili arkadaşımdan telefon aldım. Bazı MYK üyeleri milletvekillerine imzalarını geri almaları için telefon ediyorlarmış. Bunu faul olarak görüyorum, şık bulmuyorum. Arkadaşlar gerçi bundan etkilenmemişler, hatta imza sayısı artmış bile.” 

BP: Önder Sav'ın Kılıçdaroğlu'na desteğini gelenekçi ve tutucu tavrın devamı olarak görenler de var. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Gelenekçi ve tutucu tarzı devam mı edecek CHP'nin?

KA: Bu ayrımları da anlamış değilim. Kılıçdaroğlu İstanbul Belediye Başkan adayı  oldu. Seçmen onu çok sevdi, Gandi ismini seçmen yakıştırdı  ona. Onun söyledikleriyle CHP'nin parti programı arasında bir farklılık yok. Bunu “statükoculuk” olarak niteleyenler karşımızda yer alanlar. Reform diyenlerin hepsi karşı devrimci. Joker gibidir onlar. 

BP: Bir son dakika haberi var. Önder Sav il başkanlarından Kılıçradoğlu'na destek için imza topluyormuş.

KA: İl başkanlarımız  önemlidir aynı şekilde kurultay delegelerimiz de çok önemlidir. Herkesin bir oyu var. MYK'nın da, delegelerin de, benim de, herkesin. 

BP: Seyircilerden gelen mesajlarda “Bu kurultayda da Sarıgül kurultayına benzer mi?” diyorlar.

KA: Asla öyle bir şey olmaz. O kurultayı parti üyesi olmayan ve İstanbul'dan getirilen birtakım kalabalıklar camları kapıları kırarak basmışlardı. O CHP'lilerin eylemi değildi. Hiçbir gerçek CHP'li sırf ayrı gruptalar diye başta bir CHP'liye yumruk atmaz, şiddet uygulamaz.

BP: Kılıçdaroğlu'nun Alevi kökenli olması negatif ya da pozitif etki yaratır mı?

KA: Alevisi ve Sünnisi ileTürküyle Kürdüyle biz ulusal kimliği savunuyoruz. Etnik kimliğin insanların  şerefi olduğunu söylüyoruz. Bu söylemimiz hiç değişmedi. Kılıçradoğlu'nun Alevi olması iyi bir şey. Sünni de olsa bir şey değişmezdi.  

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.