1. YAZARLAR

  2. Sabri YALIN

  3. KAYBOLAN YUGOSLAVYA VE TÜRKİYE’YE GÖÇLER..
Sabri YALIN

Sabri YALIN

Yazarın Tüm Yazıları >

KAYBOLAN YUGOSLAVYA VE TÜRKİYE’YE GÖÇLER..

A+A-

İki Sırp, Hırvat ve Boşnak’tan oluşan dört kişilik grup uzaya gönderilirler.. Uzay Mekiği ay toprağına iner inmez Hırvat, hemen bayrağını dikerek, “Burası artık Hırvat toprağı , zira önce biz geldik” der. Boşnak, Hırvat’a “Kavgaya gerek yok. Toprak hepimize yetecek kadar geniş. Federasyon kurar, birlikte yaşarız.” deyip sükunete davet eder.  Bu sırada silah sesi duyulur. Sırplardan biri, diğerini vurup arkadaşlarına döner: “Artık Sırp toprağı oldu. Çünkü burası için Sırp kanı döküldü”.
                 YUGOSLAVYA GÜNDEME NEREDEN GELDİ?
     Çok kişinin dikkatinden kaçmış olabilir ancak, bundan tam 20 yıl önce yani
27/04/1992 günü yani içinde bulunduğumuz hafta, Sırbistan ve Karadağ  Yugoslavya Federal Cumhuriyeti'ni ilan ettiler. Bu aşamaya nasıl gelindi? Sırbistan toprakları 1389 yılında Kosova Savaşıyla Osmanlılara bağlı bir derebeylik oldu. Osmanlı Devletinin zayıflamaya başladığı yıllarda Sırp İsyanıyla 1878 Berlin Antlaşmasıyla bağımsız bir krallık oldu. Birinci Dünya Savaşı sonunda Avusturya-Macaristan İmparatorluğu çökünce, Slovenler, Hırvatlar, Boşnaklar ve Sırplar, Sırbistan Krallığı adı altında birleşti. Daha sonra bu krallığın ismi "Yugoslavya" şeklinde değiştirildi. 1941 yılında Almanya tarafından işgal edildi. Ülke içinde gerilla harpleri baş gösterdi. Rusya'dan destek alan Mareşal Josip Broz Tito, 1943 yılında ülkenin kontrolünü eline geçirdi. Muhalifi Draja Mikallaviç'i 1946 yılında idam ettirdi. Bu arada Yugoslavya 1945 yılında Cumhuriyet, ardından 1946 yılında Birleşik Cumhuriyet haline geldi. Tito, hükümet başkanlığına getirildi. Ancak Tito, 1980 yılında ölünce  görev, 1984 yılında Veselin Djuranovic'e verildi. 1989'da görülen ekonomik ve siyasal bunalım ve doğu blokunda görülen yenileşme hareketleri sonucu 1990'da çok partili düzene geçildi. 1991'de başlayan cumhuriyetler arasındaki iç savaşın sonucu Slovenya, Hırvatistan, Makedonya ve Bosna-Hersek, bağımsızlıklarını ilan ettiler. Karadağ ve Sırbistan birleşerek  27/04/1992’te Yeni Yugoslavya Federal Cumhuriyetini kurdular.
                           İÇ ÇATIŞMALAR
   1980 sonunda Sırbistan ve diğer cumhuriyetlerde milliyetçi yapılanma hareketleri tavan yaptı.. Sırbistan ve Karadağ merkezi bir federasyonun kurulmasını istiyordu.. Makedonya lideri Kiro Gligorov ve Boşnak lider Aliya İzzetbegoviç'in gevşek bir federasyon oluşturma yolundaki girişimlerinden bir sonuç alınamadı. Yugoslavya'da bir arada yaşamanın artık mümkün olmayacağı kanaati üzerine önce Eylül 1991'de Makedonya, Kasım 1991'de Bosna Hersek bağımsızlığını ilan ettiler ve tanınmak için Avrupa Topluluğu'na başvurdular. Diğer taraftan Sırp milisler, Sırp olmayanlara karşı “etnik temizlik” politikası başlattılar. Bu karşılıklı restleşme sonucu yaklaşık dört yıl sürecek kanlı Bosna Savaşı 1995'te Dayton Antlaşması'yla sona erdi.
                        GÖÇLER VE TÜRKİYE’NİN DURUŞU
    Yugoslavya-Makedonya'dan Türkiye’ye göç nedenleri, yıllarca değişmemektedir. 1931’de çıkan Zirai Islahat  Kanunu Makedonya'da siyaseten çöken Türklüğün ekonomice de yıkılması sonucunu doğurmuştur. Bu zorunlu ve bedelsiz istimlak hareketiyle Türklerin arazilerinin ellerinden alınması ve yeni arazi ve emlak sahibi olmalarının engellenmesiyle Türkler'e geniş çapta yönelen baskılar başlıca nedenler arasında yer almıştır. Oysa, krallık döneminde Türkler,  Makedonya’da nüfusun çoğunluğunu oluşturdukları gibi, toprakların da yarısından fazlasına sahiptiler. İşte arazi ve çiftliklerden oluşan bu toprakların büyük kısmı, söz konusu kanun yoluyla bedelsiz olarak istimlak ediliyor ve Türk olmayan etnik unsurların eline geçmesi sağlanıyordu. Bu yolla emlaklarını kaybeden Türkler'in büyük bir kısmı Türkiye'ye göç etmek zorunda kalmıştır. Bu sırada Türkiye’de farklı gelişmeler  yaşanıyordu. 1958 yılında arsanın metrekaresi 3 lira iken, 1968 yılında Yugoslav göçleriyle bu fiyat 100 liraya kadar yükselmişti. Göçler yoğun olarak İstanbul, Ankara, izmir, Bursa, Edirne, Konya, Adapazarı, Adana, Eskişehir, Manisa, İzmit, Yalova, Biga, Erdek, Karamürsel, İnegöl, Söke, Burhaniye, Urla, Aydın, Bilecik, Arifiye, Kütahya, Turgutlu, Çanakkale, Denizli, Muğla, Ceyhan, Havza, Keşan, Gelibolu, Kuşadası, Ayvalık, Yenişehir, Balıkesir, Bergama, Efes, Kırıkkale, Sincan, Maraş, Çankırı, Domaniç gibi yerleşim birimlerine yapılmıştı.Yugoslavya Göçmen Dairesi'nin 1975 yılına ait belgelerinde Ankara'da 5.805, Bursa'da 28.140, İstanbul'da 95.197, İzmir'de 55.871  Yugoslav Göçmeni yaşadığı belirtilmişti. Göçmen Dairesi'nin kesin olmayan verilerine göre 70'li yıllarda Türkiye'de ilk Yugoslav göçmenlerinden ve yeni nesilden 2 milyon kişi yaşıyordu.
                        SIRPLARLA DİYALOGLAR
   1999 yılında Hasköy ( Bulgaristan) şehrinde “Balkan İtfaiyeleri “ toplantısında ben konuşurken Sırp İtfaiye Generali Slobodan Spasiç’in beni dinlemeyerek başını öne eğmesi çok ağrıma gitmişti..Ama karşı tavır koymak yerine “biz politikacı ve de asker değil, İtfaiyeciyiz, savaşan iki ülke dahi olsak her iki ülkenin yangınlarını müştereken söndürmeliyiz. Mesleğimiz gereği din, ırk ve millet ayrımı yapamayız” dediğimde çok utandı.. O olaydan sonra bizimle olumlu diyalog kurmaya başladı.
Ancak Sırbistan – Karadağ birleşik Cumhuriyetinin kurulması İtfaiyelere de yansıdı     ve Eski Yogoslavya İtfaiye Genel Müdürü Slobodan Spasiç ile Yeni Sırbistan Karadağ birleşik Cumhuriyeti İtfaiye Genel Müdürü Slobodan Miliçkoviç arasında Balkan İtfaiye Spor Federasyonunda  Temsil etme tartışmaları aylarca devam etti.
                      DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
    Yugoslavya’nın dağılma sürecini tetikleyen en önemli nedene dikkat edersek Osmanlı devleti dahil, birçok devletin de yıkılmasına yol açan tehdidin aynı, yani ırkçılığa yakın aşırı milliyetçilik olduğunu görebiliriz. Bugün bile dünyayı tehdit eden bu tehlikeye karşı sağduyu sahiplerinin çalışmaları ne yazık ki yeterli olmamaktadır.
     İyi haftalar..


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.