1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. KARŞILIKSIZ YARDIM
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

KARŞILIKSIZ YARDIM

A+A-

Saygıdeğer Okurlar,

       Bu hafta da sizlerle sevdiğim ve değer verdiğim arkadaşımdan gelen bu kısa öyküyü paylaşmak istedim.
       Bir gece vakit gece-yarısına doğru Alabama Otoyolunun kenarında duran bir zenci kadın gördüm.                     
       Bardaktan boşanırca yağan yağmura rağmen, bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu.
       Geçen her arabaya el sallıyordu.
       Yanında durdum.
       60'lı yıllarda bir beyazın bir zenciye, hem de Alabama'da, yardıma kalkışması pek olağan şeylerden değildi.
       Onu kente kadar götürdüm.
       Bir taksi durağına bıraktım.
       Ayrılırken ille de adresimi istedi, verdim.
       Bir hafta sonra, kapım çalındı.
       Muazzam bir konsol televizyon indiriyordu adamlar.
       Bir de not ekliydi, armağanda...
       “Geçen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim.
       O korkunç yağmur sadece elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti.
       Kendime güvenimi yitirmek üzereydim, siz çıka geldiniz.
       Sizin sayenizde ölmekte olan kocamın yatağının başucuna zamanında ulaşmayı başardım.
       Biraz sonra son nefesini verdi.
       Tanrı bana yardım eden sizi ve başkalarına karşılık beklemeksizin yardım eden herkesi kutsasın...
       En İyi Dileklerimle,
       Bayan Nat King Cole”
       Teşekkürler Eylem
       Evet saygıdeğer okurlar,
       Biliyorsunuz ramazan ayındayız.
       Bu ay biz Müslümanların birbirine daha sık sarıldığı, yardım ettiği, paylaşma ve dayanışmayı ön planda tuttuğu mübarek bir aydır.
       Kuran-ı Kerim"de yapılacak yardımlarla ilgili kıstas sıkça bahsedilmesine rağmen dinimiz gereği yapılan yardımlar sizce amacına yönelik yapılıyor ve yeteri kadar doğru yerlere ulaşıyor mu?
       Yıllardır din istismarlarının yaptıklarını ve yayılan kokuların vardığı yerleri duyunca  bence hayır.       
       Ayrıca yukarıdaki öyküde bahsedilen bu yardımlar 60"lı yıllarda bizim ülkemizde çok olağandı.
       Yapılan yardımlar insanların bire bir ve kendi imkanları ile yaptıkları yardımlardı.
       Bu yardımlar insanlık gereği olan yardımlar olduğu gibi, ihtiyacı olanlarla maddi ve manevi duyguların paylaşımı da vardı.
       Fakat son yıllarda yapılan yardımlar aracıların araya girmesiyle toplanılan ve başkası tarafından suistimale açık dağıtım yapılarak yapılan yardımlara döndü.
       Sosyal devlet anlayışında bu yardımların devlet güvencesi altında yapılması gerekirken,
       Bağımsız kurulan bazı yardım dernekleri denetimden uzak olunca saf ve temiz duygularla yoksul vatandaşlara yardım etmek isteyen insanlarımızın iyi niyetini suistimal ettiği görülmektedir.
       Ayrıca devlet güvencesi ile yapılan yardımların da maalesef farklı amaçlar doğrultusunda yapılmaya başlanması da bazı kişiler tarafından suistimale açık olan yardımlar şekline dönüşmüştür.
       Bunun çözümü var mıdır?
       Tabii ki vardır.
       Tembel bir toplum yerine üretken bir toplum olmayı sağlayacak ve gelen yardımlarla insanlara balık tutmayı öğretecek iş sahaları açarak,
       Çocuklarına, çalışkanlıklarıyla örnek olacak dürüst ebeveyn olma imkanları sağlanmalı,
       Hayat şartlarının zorlaştığı ve işsizliğin gün geçtikçe arttığı ülkemizde,
       İnsanların günü birlik karınlarını doyurmak için kurulan iftar çadırları için yapılan yardımların bir bölümü de istihdama yönelik olursa yapılan yardımlar gerçek yerini bulmuş olur diye düşünüyorum.
       Saygılarımla,

       İNSANLAR ÇEVRESİNİ ALÇATAN DEDİKODU İLE DEĞİL
       ÇALIŞARAK KENDİNİ YÜCELTEREK BÜYÜRLER
                                                                       Görüş ve Yorum için : dost.kosesi@hotmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar