1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. Karşılıklı çay içmenin mutluluğu
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

Karşılıklı çay içmenin mutluluğu

A+A-

Karşılıklı çay içmenin mutluluğu

Bir bardak çay konusunu yazdım. Yazıyı yazdıktan bir süre sonra , arkadaşımın yanına ziyarete  gittim. Kendisi idareci olur .

Hemen birerer çay içelim , dedi.Kendisiyle  bir haftadır görüşmemiştik. Hem çay içeriz, hem de konuşuruz , iyi olur,  dedik birbirimize.

arkadaşım beni görünce hemen çayları ısmarlamış bile.Çaylar geldi,  mehabetti daha bir sıcaklaştırdı.

 Çay içmeye bayılıyorum,  ama gel gelelim,  evde çay  içmenin zevkine bir türlü  ulaşamadım.Geçenlerde  kendi çapında yaşadığını anlattı bana.

 Geçenlerde akşamleyin çayı demledim. Küçük kızım geldi. Ben ona,  meleğim derim , dedi. Baba seni şimdi daha çok sevdim. Bende çay içebilsem diye düşünmüştüm.

Seninle epeydir karşılıklı çay içmemiştim babacığım dedi. İnsanı birileri anlamalı,  o küçük meleğim gözümde yaşça da,  akılca da çok büyüdü. Sanki on beş yaş birden attı.

Beni anladı , hem de en çok sevdiğim yerden anladı. Arkadaşım karşılıklı çay içmenin zevkinin doyumsuzluğunu anlatmanın yolu türkülerimize kadar konu olmuş dedi.

Hatta türküden biraz mırıldandı, bende çok anlamam ki türkülerden.

 Çay içerken yalnız olmayacaksın  karşılıklı olarak oturarak içince çok hoşuma gider dedi, arkadaşım.

Bu arada sadece çay içmiyoruz. Hem çayımızı yudumluyoruz, hem de günlük hayattan anlatıyoruz.

Dedim ki,  senin yaşadığının benzerini  geçenlerde bende yaşadım. Çocukların anneleri uyumuştu.  Evimizin ufaklığı baba  çay içelim mi dedi?

 İçelim dedik ağabeysiyle. Çaydanlığa demini  koyduk. Suyunu koyduk. Bu arada bizde üçümüz kitaplarımızı okuduk. Herkes kendi çapında çalıştı.

Çayı demledik. Bardakların hazırlığını yaptık. Benim vazgeçemediğim özelliğim vardır. Bardak altından da olsa illa ki çay bardağının altında altlık olmalıdır.

Altlık olmadığında iştahım kesilir. Çay altlıklarını da hazırladık. Hepimiz bir tarafından tutarak çayımızı hazırladık.

 O akşam çayımızı içtik. Karşılıklı konuşarak bir yudum yudum çay içtik, hikayeler anlattık , kendi aramızda yarışma bile yaptık. Şakalaştık, fıkra anlatma yarışı da yaptık kendi çapımızda.

 Çayımızı ağır ağır  içerek akşamı tamamladık. Sabahleyin annelerine akşam içtiğimiz çayları öyle anlattılar ki , günde bir bardak içen kişi kalktı bu akşam bende sizinle çay içeyim dedi. Daha akşamlar olmadı herhalde.

Çocuklarla bazen çay içmeye devam ediyoruz.

 Belki çay içmemizin fırsatı doğmadı. Aynı mevzuyu arkadaşta anlattı. İnsan günümüzde akşama kadar sıkıntı ,dert  , stres yükü oluyor. Beş dakika da olsa veya bir bardak çay içinceye kadar konuşulmalı, ailemizin fertleriyle.

Akşam karşılıklı oturacaksınız  , mis gibi kokan çayınız olacak , buharı hafifden dalgalı olan çayın içimine doyum olur mu?

  Çay içmenin de hususiyetleri vardır. Çay içmenin hususiyetlerinden biride kömürde pişen çay olsa,  sanırım hiç kimse hayır demez.

Çay içme kültürünün özelliklerinden biri de; şekerini içine koyma veya ağza almayla olur. Biz Bardağa koyarız şekerini çayımızın.Başka türlü alışmadığımızdan olacak ki çay içme usulümüz böyledir.

Kültür çocukluktan öğreniliyor. Dolayısıyla harsımızın gereğinden olacak ki, kıtlama usulünü bilmiyoruz.

Çayın  özellikle sıcak olmasını çok önemseriz, mutlaka tiryakiler çayının  sıcak olmasını özen gösterilmesine çok dikkat ederler.

Yeni demlenmiş olmalıdır. Bayat çayı dudaklarına bile götürmezler.

Çay içmenin bile incelikleri var.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.