1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. KARADENİZLİ İLE POLİTİKACI
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

KARADENİZLİ İLE POLİTİKACI

A+A-

    Saygıdeğer Okurlar,

      Genelde Ramazan aylarında aklımız gelen “Zekât” geçen hafta Cuma namazı öncesi merkezi yayınla tüm camilerde anlatıldı.

      Bu konuyla ilgili tespit ettiğim birkaç başlığı sizlerle paylaşmak istedim.

      Zekât vermek için acele etmeye gerek olunmadığını, 

      Zekâtı parça parça dağıtmak yerine kalkınmasına katkı sağlanacak bir kişiye verilmesinin daha sevap olduğunu,

      Zekâtı vermek için uygun kişi bulunana kadar bekletilebileceğini direk yetkili ağızdan duymuş olduk.

       Konuşmayı dinlerken anlatılan bu güzel örf ve adetlerimizin gün geçtikçe kaybolduğundan da bahsetmesini isterdim.

       Artık maalesef zekât vermek için eskisi gibi kazançlar olmadığı gibi, kazancı olanlarda din istismarlarının kurduğu derneklerin tuzağına düşüp onların saf ve temiz duyguları istismar edilmektedir.

 

      Bu arada konuşmayı yapan il müftümüz İl Müftülüğünün yeni yeri ile ilgili bilgi verildi.

 

      İl müftülüğünün içinde hacca gidenlerin bilgilendirilmesi için konferans salonu, Kuran kursları ile ilgili bölümler 15 ilçe için ayrı bölümler okuma salonları gibi vs. bölümler olduğunu ve buranın yapılması için namazdan sonra yardım toplanacağından bahsetti.

 

      Lütfen kimse yanlış anlamasın!!!! 

 

      12 bakanlıktan daha çok bütçesi olan Diyanet Başkanlığı bu bütçeyi nerelere kullanıyor?

 

      Bu kadar çok dinimizle ilgili yatırımlar olurken insanlarımız niye bu kadar kul hakkı yemeye meyilli oluyor?

 

      Devlet dairelerinde ve kurumlarda rüşvetsiz iş niye yürümüyor?

 

      Devlet ihalelerinde 1 sana 5 bana diyerek vurgun yapanlar hangi dine mensup?

 

      Bu ve bunun gibi yaşananlardan yola çıkarak; 

 

      Acaba diyorum ki yeni yapılmakta olan il müftülük binasının bir bölümünü de hırsızlığı, kul ve yetim hakkını, yolsuzluğu, rüşveti, devleti talanı anlatarak ne kadar çok günah işlediğini ülke genelinde bazı şeyler düzelene kadar Cuma vaazlarında merkezi yayınla camiye gelen vatandaşlara aktarmak için yetiştirilecek imamlara ayıramazlar mı?  

 

      Benim ki, dinini ve vatanını seven bir Müslüman vatandaş olarak sadece bir öneri,

      Evet, Saygıdeğer Okurlar,

      Neyse sizleri daha fazla sıkmadan küçük bir hikâye ile bu konuyu toparlayıp pekiştirelim. 

      Karadeniz'in bir bölgesinde siyasi başarısından emin "politikacı" bir grup halkın nabzını tutarken.

      Köy kahvehanesin de toplanan kalabalıktan yaşlı bir amca ile politikacılar arasında şöyle bir diyalog geçmiş. 

 

- Uşağım de pakayim baa, siz hiç içki içer misinuz?

- Yok dede, biz içkiyi ağzımıza bile sürmeyiz, elhamdülillah Müslümanız, ayrıca içki günahtır.

 

- Sigaraniz var midur?

- Dede biz sigaraya karşıyız, biliyorsun her yerlerde yasakladık bile.

 

- Peki kumarinuz var mi dur?

- Yok dede, biz olduğumuz sürece memlekette kumar oynanmaz.

 

- Kari kiz işleriyle araniz nasildur?

- Dede hiç olur mu, o da örf adetlerimize aykırıdır. Sümme haşa.

 

-Kefeninuz da cep var midur?

-Sen ne diyorsun dede, kimse giderken ahrete bir şey götürmüyor

 

- Peki la' uşşuğum, 

-Elhamdülillah Müslümanız deyisunuz

-Ayrıca sizin hiç masrafinuz da yoktir

-Kefeninuz da cepte bulunmeyu... 

-Söyley mesunuz pana,   

 

“Neden pu kadar çok çalaysunuz?”      

 

    Saygılarımla,

 

 GÜÇLÜKLER, DEĞERİ ARTAN BAŞARININ SÜSLERİDİR.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar