1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. KAPILDIK GİDİYORUZ
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

KAPILDIK GİDİYORUZ

A+A-

KAPILDIK GİDİYORUZ

 

      Saygıdeğer Okurlar,

 

      Son günlerde ülkemizde yaratılan suni gündemlerden, bir yurttaş olarak duyduğum rahatsızlık neticesi uzun bir aradan sonra kalemi tekrar elime alma ihtiyacı hissettim.

      Örnek olarak da son bir haftanın gündemlerini ele alalım;

      Domuz gribi,

      Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgili ihbar mektupları,

      Tele kulak, v.s….

      Domuz gribi ile başlayayım;

      Şu ana kadar bu virüs neticesinde ölenlerin sayısının 80"ne yaklaştığını üzülerek takip etmekteyim.

      Öncelikle ölen vatandaşlarımıza Allah"tan rahmet, kalanlara sabır diliyorum.

      Bu konu ile ilgili garibime giden bir soruyla başlayayım.

      Acaba devlet niye vardır?

      Ülke vatandaşlarının kafasını karıştırıp panik yaratmak için mi?

      Yoksa vatandaşını bilinçlendirip onları sakin olmaya davet etmek için mi?

      Sağlıkla ilgili böyle saçma bir anlayış inanıyorum ki sadece bizim ülkededir.

      Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgili ihbar mektuplarına gelelim;

      Öncelikle şunu sormak istiyorum?

      Ülkenin bağımsızlığı, bölünmez bütünlüğünü koruyacak bilmediğimiz başka bir kurum var mıdır?

      Diğer dünya ülkelerinden kaç tanesinde bizim ülkedeki Silahlı Kuvvetlerine yapılanlar yaşanmaktadır?

      Ve bu ülkede yaşayan tüm herkesin güvencesi olan Silahlı Kuvvetler ne amaçla bu kadar yıpratılmaya çalışılır ve buna çanak tutulur?

      Bu da maalesef sadece bizim ülkede görülmektedir.

      Tele kulağa yani özgürlüklerimizin birileri tarafından kısıtlanmasına gelelim;     

      Amacımız demokrasi ve özgürlük derken ülke vatandaşlarında tedirginlik yaratan telefonlarının dinlenmesine bahane nedir?

      Herkes dinlenmiyor, bazı hakim ve savcıları dinleniyor açıklanması sizce ne kadar inandırıcıdır?

      Bağımsız olması gereken yargı, bu açıklamalardan sonra ne kadar rahat çalışabilir?

      Takibe ve dinlenmeye alınması gerekenlerin kimler ve kimler olmadığı alınlarında mı yazılıyor?

      Bunların haricinde dinlemeye takılanların görsel ve yazılı ulusal basında boy boy tartışılması bu işlerin ne kadar gizli olduğunu da göstermektedir.

      Evet saygıdeğer okurlar,

      Bu yukarıda yoruma açık suni gündemler, ülkemizdeki esas tartışılması gereken konuları hasıraltı etmeye çalışmaktan başka bir şeye yaramamaktadır.

      İnsanlar aç, yoksul ve işsiz iken bunların yerine başka konularla kamuoyunu meşgul etmek sizce ne kadar doğrudur?

      Domuz gribi aşısı için iddia edildiği üzere ödenen veya ödenecek rakam 250.000.000 Euro yani aşağı yukarı 500.000.000 TL.

      Bu parayla neler yapılır diye size şıklarıyla sorayım?

      1- Her il"e en az 500 kişinin çalışacağı atölye veya fabrika yapılır mı?

      2- Her il"e en az birkaç tane sağlık ocağı veya okul yapılır mı?

      Sizler yanıtları düşüne durun;

      Bende şu şekilde konuyu toparlayayım.

      Cumhuriyet tarihimizin en fazla özelleştirme yapıldığı şu son yıllarımızda iç ve dış borcumuzun 450 milyar dolarla tavan yaptığını görüyorsak,

      Ve atalarımızın bir lafı olan “Borç yiğidin kamçısıdır” diyebiliyorsak bana göre başta bizleri bu duruma düşürenlere vurmak üzere DONGUZ gribi aşısı getirtelim derim.

      Saygılarımla,

      KARŞILIĞINI BEKLEMEDEN İYİLİK YAPARSANIZ

      İNSANLAR MUTLU OLUR VE ÖNÜNÜZDE BULUNUR

                                                                                                    dost.kosesi@hotmail.com  

Önceki ve Sonraki Yazılar