1. YAZARLAR

  2. Sabri YALIN

  3. İYİ Kİ BAYRAMLARIMIZ VAR
Sabri YALIN

Sabri YALIN

Yazarın Tüm Yazıları >

İYİ Kİ BAYRAMLARIMIZ VAR

A+A-


   
Henüz 9 yaşındaydım. Babam Tatlıcı Yusuf,  Tatlıcı Ahmet amca ile birlikte çalışıyordu. Bayram bütün heyecanıyla gelmişti ama cebimde bir kuruş harçlık yoktu.. Babam orada olmadığından çok sevdiğim ve kafa dengi olan Tatlıcı Ahmet’in oğlu Fehmi ağabeyden 15 kuruş bayram harçlığı istedim. Elime iki adet demir para sıkıştırdı. Bunlar istediğimden çoktu, 35 kuruş. Paraları bayram boyu bitiremedim. Bizi, hepimizi heyecanlandıran bu bayramların sırrı neydi?..
Bayramlar

  İnsanların gelmesini büyük heyecanla beklediği bayramların elbette sıra dışı özellikleri vardır..  Bunların en önemlisi kutsal duyguların zirve yapmasıdır.. Karşılıklı saygı-sevgi, muhtaçlara yardım, ziyaretleşme, hediyeleşme, büyükleri, hastaları ve kabirleri ziyaret, küçükleri sevindirme, dargın-küskün kabile ve ailelerin duygularının değişmesi genellikle bayram günlerinde mümkün olur. Dini bayramlar ay takvimine göre hesaplandığından her yıl 10 gün önce ve senenin her mevsimine denk gelir.  Milli bayramlar ise ait olduğu milletin özel günlerinde kutlanır. Milli bayramlarda, yaşanan güçlükler ve kahramanlar hatırlanır, duyulan minnet ve şükran duyguları ifade edilir..

BAYRAMLARIN KÖKENİ NEDİR?
   Bayram kelimesinin “Bardam, bedrem” kökenli olduğu ve Türkçe’de bir şeyi kutlamak anlamında kullanıldığı dil bilimciler tarafından ifade edilmektedir.. İslam Aleminde kutlanan bir çok bayram vardır. Ancak herkesçe ortak olanlar sadece Ramazan ve Kurban bayramlarıdır. Bu iki bayramda bir milyardan fazla Müslüman ortak ibadet, merasim, duygu ve davranışlarda bulunurlar.. Sevgili Peygamberimiz (s.a.) Mekke'den Medine'ye hicret edince burada, İslam öncesi  Cahiliyye döneminden kalma iki bayram yapıldığını görerek ve şöyle buyurur: "Kutladığınız iki bayram vardı, Allah onların yerine size daha hayırlı iki bayram verdi: Ramazan ve Kurban Bayramları (Nesâî).
NEREDE KALDI ESKİ BAYRAMLAR

  Çok değil, 20-30 sene önceleri Bayram hazırlıkları bir hafta önceden başlar ve evler, kapı önleri, sokaklar orada oturanlar tarafından temizlenirdi. Tertemiz kokardı cadde ve sokaklar.. Baklava ya da diğer tatlılar hazırlanırdı. Evin babası camide bayram namaz bitimi cemaatle, namaz dönüşü tüm ailenin katılımıyla evde bayramlaşma yapılır, ardından bayram yemeği yenirdi. Herkesin yüzü gülerdi.. Çocuklar büyüklerin ellerini öpmek için sıra beklerken sabırları tükenir, el öpme sırası gelince heyecanla şeker- lokum ve bahşiş toplarken çok mutlu olurlardı. Harçlıklarını kazanan çocuklar bayram yerine koşar, dönme dolaplara biner, şeker-lokum alır, mantar patlatır ve keyifle gazoz içerlerdi. Büyükler de kendilerine düşen küçükleri ağırlama görevleri için hazırlık yaparlardı. Zira mahalledeki en yaşlı kişinin evine uğrayarak tüm mahallelinin bayramlaşması olmazsa olmazlar arasındaydı. İşte eski bayramlarımız böyleydi.
BAYRAMLARDA KEŞKE HERKES GÜLEBİLSE
   Maddi durumu elverişsiz birçok aileler, zaten kederli olan halleri bayramda herkes gülerken daha da depreşir. İşte bu tür insanlar bayramlarda kollanmalı ve yardım edilmelidir. Bu görev aslında devletindir. Eğer bayrama milletçe inanılıyorsa, o milletin oluşturduğu devletin de muhtaç aileleri, kendileri talep etmeden araştırılarak bulunmalı ve yaralarına merhem olunmalıdır. Ama gerek sosyal demokrasi ve gerekse İslam Adaletini  dillerinden düşürmeyen, ama bu insanların acı çekmelerine isteyerek ya da istemeyerek seyirci kalan devlet yöneticilerine ne demeli? Anadolunun çilesi, yokluğu, kıtlığı ve yoksulların dramını dillendiren Abdurrahim Karakoç’un “Bayram” şiirine misafir olalım..
BAYRAM
Güneş yükselmeden kuşluk yerine

Bir adam camiden döndü evine

Oturdu sessizce yer minderine

Kızı “Bayram” dedi, yalın ayaklı

Adam “Bayram” dedi, tam ağlamaklı..
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^

Eli öpüldükçe içi burkuldu

Konuşmak istedi, dili tutuldu

Güç belâ ağzından bir “off! ” kurtuldu

Oğlu “Bayram” dedi, sırtı yamalı

Adam “he ya” dedi, gözü kapalı..
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^

Döndürse yönünü herhangi dosta

Yaralı, gariban, dul, yetim, hasta

Yıllar, aylar, günler erirken yasta

Yer-gök “Bayram” dedi, ağzını açtı

Adam “Bayram” dedi, evinden kaçtı..
DEĞERLENDİRME

   Son yıllarda artık eski bayram anlayışlarından uzaklaşmanın başladığından herkes yakınıyor.. İnsanlar bayramları, kendine özgü şekilde kutlamak yerine yoğun iş ortamlarından uzaklaşarak dinlenme ve tatil yapma için bir fırsat olarak görmeye başladılar. Bu tür düşüncelerin yaygınlaşması geleceğimiz adına kaygı vericidir. Dilerim bu bayram yeniden milletçe birbirimize kenetlenme vesilesi olur inşallah.

  Bayramları gerçek anlamları içinde kutlayabildiğimiz günlere tekrar kavuşmak, ülkemiz ve dünyamızın barış ve huzura kavuşması umut ve temennisiyle tüm okuyucularım, dost ve arkadaşlarımızın  Ramazan bayramını Tebrik ederim.

GENE DE İYİ  Kİ BAYRAMLARIMIZ VARMIŞ DİYORUM





Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum