1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. İşlere niçin olumsuz bakılıyor?
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

İşlere niçin olumsuz bakılıyor?

A+A-

İşlere niçin olumsuz bakılıyor?

İnsanlarımızın günlük yaşantılarında sıkıntı olabilir. Sıkıntı olmalı ki, hayatın dertsiz olmadığını anlamalı. Sıkıntılar gelip geçicidir.

Asıl insanın canını sıkan durumlar kıymet bilmezliktir. Yapılanı inkâr ise insanın ruhunu yaralar.

Hayatımız da birçok acınacak yönümüz vardır. Tutarsız olmak. Şüphecilik, her safhada yanlış yorumlar yapmak. İşlerin doğru olduğunu kabul etmemektir. Beğenmemek ve elini taşın altına koymamak.

Sıkıntıların günlük hayatın içinde yaşanacağını kabul etmek gerekiyor. Olumsuzlukları izale etmek mümkün olmuyor. En kötüsü de bu.

İnsanlar gerçekleri görmekte bu kadar niye heveslidir bilmem ki?

Görünüşte çok mutlu olanların, gerçekte ne kadar mutsuz olduklarını duyarsınız. Hayatımızda çok önemli gördüğümüz kişilerin,  yakınında bulunduğumuzda hayal kırıklığına uğrayabiliriz.

Günlük hayatta birçok hadiselerin içinde bulunuyoruz.

Önemsediğiniz kişiden istirhamda bulunacak olursunuz. İstirhamda edersiniz. İşi yaparsa bu yapar dediğiniz kişinin yanına vardığınızda, güvendiğiniz dağlara karların yağdığını yaşarsınız.

Sıkıntı olmalı ki insanlar kendilerini geliştirsinler. Hayatta insanlar nelerle karşılaşıyor.

Hiç ummadığınız kişi bile sizinle konuştuklarının aksini yapabiliyor. Sağlam biri, kişilikli diye inanmış olduğunuz insanların gerçek yüzüne vakıf olunca yıkılıyorsunuz.

Arkadaşça konuştuklarımızın geçmişini dinlediğimiz de, tıpkı benim hayatım diyorsunuz. O sizi dinlediğinde de aynılarını bende yaşadım der.

İnsanımızın yapısında ki olumsuzlukları nasıl törpüleriz bilinmez. İnsanların belli güçleri vardır. Güçlerini gerektiği yerde ve gerektiği anda kullanmalıdır.

Sıkıntılı anlarımızda yanımızda olması gerekenlerin saf değiştirmesi herkesi üzer. İnsanın ruh yapısında beraber olduğu kişileri her daim yanında görmek ister.

Görmek istediği kişileri yanında göremeyince de haklı olarak değer verdiklerine kırılır. Kırıldığında da suç yine karşı taraftadır.

 Niye karşı taraftadır?

Çünkü bizim görevimiz insanları idare etmektir derler. Tutumumuz bu şekilde devam ederse birileri yapılanları sabote eder ve sabotesine ses çıkarılmazsa çalışkan insanları kaybederiz.

Konuştuğumuz insanların derdi aşağı yukarı aynıdır. Ayrıntılar vardır. Genel olarak tekdüze devam ediyor.

 İnsanların takdir duygularının köreldiğini sıkça duyarsınız.  Başarılı olanlar tebrik edilmelidir. Kaybedenlerde teselli edilmelidir. Hizmet verene de teşekkür edilmelidir. Hayatta memnuniyetsizliğin bu kadar zirve yaptığı toplum vardır. Bizim toplumda da aynısı var.

İş yapmayız. İşi tutmayız. İşe yaklaşmayız. Ayrıca işin sonunda da başaramadım demez de kişiler eksik kusur bulmaya başlarlar.

 Ortada gerçeklerin dışına çıkmak ne demektir? İnsanları tatmin etmek çok zordur. Adamın birisi düğünde herkesi memnun edeceğim diyerekten bol etli yemekler hazırlatmış.

Herklesin keyfine göre sofrayı sermiş. Merak etmiş, demiş ki acaba insanlar memnuniyetini nasıl ifade ediyorlar diye, köprünün altında durarak düğününden dönenleri dinler.

Kulaklarıyla duyduklarını aman Allah’ ım diyerek karşılar. Çünkü hiç kimse memnun olmamış gibi konuşur. Bu kadar et yemeğine ne gerek vardı ki derler…

Bizim açımız budur. İş yaparsın beğenilir ancak ücret talep edince bu kadara ne gerek vardı derler? İnansımızın memnuniyetsizliğinin temel sebebi, eğitimsizliktir.

Kıymet bilmezlik,  takdir duygusundan yoksunluktur. Bu tür işlerin içinde değil yanından bile geçmediğindendir. Yoksa düşmüş olsaydı, düşenin halini çok iyi anlardı.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.