1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. İşi başkası yapar reklamımı ise ben
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

İşi başkası yapar reklamımı ise ben

A+A-

İnsanların bazısı emek çekerek hizmet yaparlar. Hizmet için koştururlar. Kendilerini o makama taşıyan kişilerin beklentilerine cevap verme gayretiyle hizmet sunarlar.

Ancak hizmetin bitimiyle bu tür hizmetlere sağdan soldan birçok insan sahip çıkar. Asıl hizmetin banileri dışlanır.

Ne acıdır ki, hiç emek sarf etmeden bu tür hazır olmuş, bitmiş hizmetlerde, zerrece gayreti olmayanların hizmetin hitamında sahiplenenleri duyunca kahroluyorum.

 Efkârı umum iyeyi de,  güzel işi kendi başarmışçasına öne atması, işi sahiplenmesi ayıbın bir başka örneğidir.

Elini sürmeyen kişinin bu tür işlerin sonunda meydanda gözü küpte,  sahiplenmesi sizce ayıp değil mi?

Yine bir başka örnek:

Toplumun yararına iyi fikriniz olur. Güzel buluşunuz olur. Toplum için gerçekten faydalı olacak düşünceniz olur. Yetkililere açarsınız, açtığınız bu güzel fikriniz yetkilinin hoşuna gitse, insan olarak sevinirsiniz.

Tüm sunduğunuz fikir amirinizin hoşuna gitmiştir. Amir olduğu için yetkilileri topladığı zaman şöyle diyeceğini beklersiniz.

Fikir babası başkası olmasına rağmen kendinin fikriymiş gibi dayatılmış eder. Başkasından intihal ettiği fikri kendine mal olmuş haliyle sunar.

İnsan bir kere de arkadaşlar;  bu fikri sohbet esnasında falanca arkadaşımız veya görevlimiz dile getirdi. Dile getirdikten sonra ben de,  bizzat gözlemledim,  baktım araştırdım.

 Gerçekten bu organizasyona ihtiyacımız olduğunu düşündüğüm için, böyle bir toplantıya sizi buyur ettim. İnsanlar makamıyla değil takdirleri ve etrafındaki çalışanlarıyla vardır.

Çevrede yapılan işleri emek çekmeden sahiplenmenin etik değeri sizce nedir? Yani hiç emek çekmeyeceksiniz, işin başında sıcak görmeden, ayazda üşümeden en önemlisi kafa yormadan, iş yapmadan,  iş yapmış oluvermek kolaydır.

Kolaydır ama sahipleri ve asıl proje sahiplerinin haberi olduğunda ne diyeceğimizi şaşırırsınız. Zaten işin reklam tarafına kayanları hayatta hiç sevmedim.

 Bazıları gerçekten akıl yorar, beyin jimnastiği yapar. İşi yaptırmak amacıyla eşinden dostundan maddi ve manevi tüm gücünden faydalanır.

Makamında oturan ha der bu benim alanım. İyi burasını üç beş ayda buradan sorumlu olmayanlar yaptı.

Nasıl olsa amirlik gücüm var hemen üzerime geçirmem gerekir derler. Hakikaten kul hakkının haram olduğunu bildiği ve sakınmamız için öğüt verenlerde aynı hatayı yapar mı sizce?

 Bana sorsanız belki derim.

 Çünkü insanların konuştuklarıyla,  uyguladıkları arasında üç yüz altmış derece fark olduğunu bilmeyen yok.

Aslında böyle olmamalıdır.

Nasıl olmalıdır?

Diyelim ki, çevremizde birileri birliktelik sonucu,  örnek iş yaptılar. Can-ı gönülden bu işi düşünenleri, yardımcı olanları nasıl kendimi öne çıkarmasını beceriyorsam; işi yapanları onurlandırırım. O zaman ismim söylenmez diye kahrolanlar çıkıyor.

 Yok, böyle olduğunda, olmaz adamlar geri plan da kalır. Aslında böyle yapanları onurlandırma yerine, arkadaş biz seni hiç görmedik diyerek kul haklarına saygıyı yaşatmamız gerekiyor.

Bir başka huyumuzda şikâyet babından çok konuşuruz. Öylece kalır. Bunu bilenler biliyor. Örneklerini herkes çevresinde görüyor.

Günlük belki sayısı onu geçiyordur, böyle başkalarının yaptığını sahiplenmek. Aman neyse deriz ya.

Öyle olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.