1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. İRADE TUTULMASI
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

İRADE TUTULMASI

A+A-

Bizim muhakeme terazilerimiz, merhamet ölçülerimiz, insaf duvarlarımız, akıl düzeylerimiz ve siyasi ufkumuz bir irade tutulması dönemi geçirmektedir. Millet olarak üzerimize adeta bir ölü toprağı serpilmiş veya bir büyü hipnozunun buhran türbülansına girmiş olacağız ki, siyasi iradelerimiz ve öngörü melekelerimiz körleşmiş ve tüm toplum olarak bir zeval nöbetinin tutuklusu olmuşuz.

 

               Takvimlerin 4 Temmuz 2003 tarihini gösterdiği kasvetli bir Cuma günü, Irak"ın Süleymaniye kentindeki şerefli Türk ordusunun albay, subay ve askerlerinden müteşekkil özel harekât timinin bürosu, Amerikan ordusuna bağlı askerler tarafından basılmış ve 11 Türk askeri bir suikast hazırlığı söylentisi bahane edilerek esir alınmıştı. Esir alınan askerlerimize alçakça muameleler reva görülmüş ve başlarına çuval geçirilerek elleri arkadan plastik bağlarla kelepçelenmişti. Kelepçeler öylesine sıkıca bağlanmıştı ki; bir albayımızın bilekleri kesilmişti. “Bizler Türk askerleriyiz. Yanlışlığınız olmasın ve ayrıca da kelepçelerinizi biraz gevşetin” talepleri, darp edilmeleri ve tokatlanmalarıyla noktalanmıştı.

 

               O günlerde millet olarak yüreklerimiz burkulmuş ve onur ve gurur hırpalanmasının derin acılarını tatmıştık hep beraber. Kahir güçle milli iradeyi temsil eden hükümetin notasını ve gök gürlemesine benzeyeceğini sandığımız tepkisini beklerken beklemekten yorulmuştuk. Millet vicdanına rahatlama verecek ne bir sert poyraz; Ankara"dan kıta ötesine esmiş, ne de bir mülayim lodos esintisi, yüreklerimizi hafiften de olsa okşamıştı. O günlerde millet olarak balıklaşmış ve unutkan hafızalarımızın bomboş reçetelerine yazılmış “Önemli bir şey değil; hem o çuval değil, poşettir” polyanacılığı ile ruh ve onur bedenlerimizi kandırmıştık. Onurumuz böylelikle zedelenmiş, gururumuz işte böylece ayaklar altına alınmıştı o gün, ey milletim.

 

               Takvimlerin 28 Nisan 2009 tarihini işaret ettiği bir başka günde ise, Türkiye Başbakan"ının Ermenistan yaklaşımından rahatsızlık duyan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham ALİYEV, AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ile görüşmüştü. Görüşmede; Azerbaycan"ın da kendi politikalarını, bölgedeki yeni gerçeklere uyarlayarak kullanabileceğini açıklamıştı ve takip eden günlerde en ivedi şekilde Moskova"ya giderek Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medmedev ile bir araya gelmişti. Bunun üzerine; Sayın Başbakan R.Tayyip ERDOĞAN acilen Azerbeycan" giderek Azeri parlamentosunda taahhüt anlamı yüklenebilecek bir konuşma yapmış; Kara bağ sorunu çözülmeden ve işgal kalkmadan hiçbir Ermeni açılımı yapılmayacaktır mealindeki sözleriyle Azeri kardeşlerimizi rahatlatmıştı. Ancak aradan geçen birkaç aydan sonra, tekrar plak ters sarmıştır ve iki ay içerisinde sınırın açılacağı açılımları ve yapıldığı söylenen bir takım protokol haberleri yine bizleri ters köşeye yaslamıştı. Millet bir köşede iken, Ermenistan"ın gölünü diğer köşede yemiştik. Sarkisyan"ın çocukları 14 Ekim"de 2009 Çarşamba günü Bursa"da ne yapar bilinmez ama biz millet olarak, yine kendi kalemizde kendimizden biri tarafından bir gol daha görmüştük o gün, ey milletim.  

 

              Yine takvimlerin 11 Mayıs 2009 tarihini işaret ettiği bir günde de, Berlin"deki Potsdamer Platz meydanındaki bir etkinlikte buluşan Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Almanya başbakanı Agela Merkel ve Avrupa Parlamentosu Başkanı Hans-Gert Pöttering bir araya gelmişlerdi.  Meydanda toplanan kalabalığa karşı ellerini havada buluşturarak, Türkiye"nin Avrupa birliğine girme talebinin karşısında olduklarını bir ağızdan söylemişler ve “Türkiye"ye hayır” demişlerdi. Dünya kamuoyu nezdinde bir defa daha küçük düşürülmüş ve aşağılanmıştık yine o gün, ey milletim. Örnekler bitmedi anlatmak için ey milletim. Şanslı ki birileri,  sayfa bitti şimdilik ve sütun bitti bu defalık. Hoşça kalın.

 

               ŞU SON YEDİ YIL VAR Kİ; NE YENİLGİLER TATTIK VE NE GOLLER YEDİK. ANCAK FERASET GÖZÜMÜZ AÇILIP, İRADE TUTULMAMIZ SONA ERMEDİ EY MİLLETİM. 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar