1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Interpol: Geçitli saldırısı PKK'nın işi
Interpol: Geçitli saldırısı PKK'nın işi

Interpol: Geçitli saldırısı PKK'nın işi

Hakkâri Geçitli’de 9 kişinin ölümüne yol açan saldırıyla ilgili tartışmalar devam ediyor.

A+A-

PKK hâlâ sorumluluğu kabul etmezken, deliller PKK’yı işaret ediyor. Fezleke tamamlandı, ilginç ayrıntılar var.


Geçen yıl (16 Eylül) Hakkâri’nin Geçitli köyü yakınlarında bir minibüse düzenlenen saldırıyla ilgili yeni gelişmeler yaşanıyor. 9 sivilin hayatını kaybettiği, 4’nün de yaralandığı olayın arkasında terör örgütü KCK/PKK’nın olduğuna dair iddiaları ispatlayan bulgular ortaya çıkıyor. Hâlbuki KCK/PKK olayın ‘devlet işi’ olduğunu ileri sürüp, faillerinin bulunmasını istemişti. Hatta bazı köylüler örgüt talimatıyla olayın aydınlatılması için açlık grevine başlamıştı. O dönemde İmralı’da tutuklu Abdullah Öcalan da sert çıkmış, avukatları aracılığıyla (19.09.2010) yaptığı açıklamada sorumluluğu ‘derin devlete’ veya ‘görüşmeleri sabote etmek isteyenlere’ atmıştı. Arkasından örgütün çıkması durumunda ise ‘KCK/PKK’yı dağdan indireceğini’ deklare etmişti. KCK hâlen Geçitli olayını faili meçhuller listesine dâhil edip seçimlerde propaganda malzemesi olarak kullanıyor.

Bu arada Hakkâri Savcılığı’nca yürütülen soruşturma tamamlandı ve hazırlanan fezleke Van’daki özel yetkili cumhuriyet savcısına gönderildi. 14 sayfalık fezlekede olayın KCK/PKK işi olduğu ve eylemi birden fazla kişinin gerçekleştirdiği belirtiliyor. Ancak fail olarak sadece örgüt üyesi Bitlis Güroymak nüfusuna kayıtlı Sıracettin Karataş’ın ismi kesin olarak tespit edildi. Bu noktada savcılık ve polisin yaptığı araştırma önemli ayrıntılar içeriyor. Çünkü araştırma, olay yeri delilleriyle sınırlandırılmamış, uluslararası boyuta taşınarak bir ilke imza atılmış. Kırsalda gerçekleşen olay Interpol’e de sorularak delillerin izi sürülmüş.

Savcılık fezlekesine göre, olay saat 10.00 civarında meydana geliyor. Güvenlik ekipleri olay yerine 25 dakika içinde intikal ediyor. Savcı ise 50 dakika sonra Geçitli köyü kavşağına ulaşıyor. Ancak etraftaki insanlar örgütün tahrikiyle deliller üzerinde yürüyerek ya da parçaları dağıtarak tahribata sebep oluyor. Hatta savcı kargaşadan dolayı, ölenlerin üzerinde inceleme yapamıyor. Ölüm muayenesi ve otopsi Hakkâri Devlet Hastanesi’nde yapılıyor. BDP (Barış ve Demokrasi Partisi) Hakkâri il Başkanvekili Orhan Koparan da olay yerinde ve hastanede hazır bulunduruluyor.

Vakanın gerçekleştiği yerin 250 metre ilerisinde 2 çanta içerisinde tuzaklanmış anti tank mayını tespit ediliyor. Patlama düzeneğinde kullanılmak üzere kırmızı renkle izole edilmiş 0.2 mm kalınlığında bakır teller bulunuyor. Bu tellerin daha sonra birçok olayda kullanıldığı tespit ediliyor. Bakır telden yola çıkılarak çalışmalar derinleştiriliyor. Neticede Geçitli’de kullanılan bakır tel türünün Ekim 2009 ile Ekim 2010 arasında PKK tarafından gerçekleştirilen 28 olayda (6’sı polis, 22’si jandarma bölgesinde) kullanıldığı saptanıyor.

Olay yerinde ele geçirilen şeffaf koli bandı ile sarılı pillerin üzerindeki parmak izi ve DNA tespitleri için alınan numuneler Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gönderiliyor. Ekspertiz raporunda parmak izlerinin düzeneği hazırlayan terörist Sıracettin Karataş’a ait olduğu tespit ediliyor. Burada Emniyet’in yaptığı titiz çalışmanın üzerinde durmakta fayda var. Çünkü polis aylarca Karataş’ın bıraktığı delilin izini sürüyor. 9 yıl geriye dönük tarama yapan polis Karataş’ın 29 Temmuz 2002’de Tarsus Emniyet Müdürlüğü’ndeki kayıtlarına ulaşıyor. O dönem Mersin’de 150 milyon lira karşılığında Azadiye Welat gazetesi dağıtan Karataş 2001’de HADEP (Halkın Demokrasi Partisi-kapatıldı) üyesi olduğu ve HADEP Başkanı Murat Bozlak’ın Tarsus’a gelişi sırasında PKK terör örgütü lehine slogan attığı gerekçesiyle gözaltına alınıp serbest bırakılıyor. Karataş’ın parmak izi ve fotoğraflarını alan Tarsus Emniyeti, elindeki verileri Hakkâri Savcılığı’na iletiyor. Böylece bulmacanın en önemli parçası tamamlanmış oluyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlı kriminal polis laboratuarı da patlayıcılar hakkında bilgi veriyor. Önce patlayıcıların menşei üzerinde duruluyor. Tank imha mayınlarıyla ilgili Rus Interpol’e fotoğraf ve detaylı bilgi gönderilerek mayınların Rus yapımı olup olmadığı soruluyor. Moskova Interpol’den, kayıtlarında sözü edilen tank tahrip mayın türüne dair bilgi bulunmadığı cevabı geliyor. Ayrıca bu tür patlayıcıların Türkiye’ye satılmadığı da aktarılıyor. Ancak Emniyet olayın peşini bırakmıyor. Aynı bilgi ve sorular başka ülkelere gönderiliyor. Hollanda Interpol, resimleri gönderilen mayınların Rus yapımı mayınlara benzediği, TM 62 konvansiyonel anti tank mayınların özelliklerinin 101.85 mm boyunda, 320 mm çapında ve 8,5 kg ağırlığında metal kasalı olduğu saptanıyor. TNT, RDX alüminyum ana patlayıcının 7 kg ağırlığında olabileceği belirtiliyor. TM 62 serili konvansiyonel anti tank mayınlarının eski Sovyetler Birliği’nin icadı olduğunun altı çiziliyor. Aynı bilgiler İngiltere ve Avusturya Interpol’lerine de soruluyor ve benzer cevaplar alınıyor. Söz konusu mayın türlerinin daha önce kullanılıp kullanılmadığı Türk güvenlik birimlerine da soruluyor. Jandarma’dan gelen cevapta, TNT ve RDX türü patlayıcılarla hazırlanmış mayın türünün 235 terör saldırısında kullanıldığı kaydediliyor. Emniyet Genel Müdürlüğü ise kendi mücavir alanı içinde gerçekleşen 209 terör olayında bu mayınların kullanıldığı bilgisini veriyor.

Savcılık olay mahallinde bulunan ve içinde patlayıcıların bulunduğu iki ‘askerî sırt çantası’ ile ilgili Millî Savunma Bakanlığı’ndan bilgi istiyor. Bakanlık savcılığa gönderdiği cevapta askeriyenin 2005 ila 2010 tarihileri arasında kullandığı bütün sırt çantalarına dair fotoğraf ve bilgileri bir CD içinde Hakkâri’ye gönderiyor. Savcı yaptığı karşılaştırmada olay mahallinde bulunan sırt çantalarının orduda kullanılan çantalara benzemediği tespitine varıyor.

Fezlekede terör örgütüne katılıp daha sonra örgütten ayrılan İ. A. isimli şahsın teşhis ve ifadesine de yer veriliyor. Tanık Hakkâri civarında bulunanları görüntülerden tespit ediyor ve sırt çantalarını dahi gördüğünü aktarıyor. Serhat kod adlı teröristin de olayın içinde olduğu bilgisi pişman olmuş örgütçüden geliyor. Olay mahalli çevresinde yapılan incelemede teröristlerin eylem öncesinde gayet lüks sayılabilecek ürünlerle beslendiği ortaya çıkıyor. Patlamaya 100 metre uzaklıkta dondurma (ünlü bir marka), ton balığı, otlu peynir, çikolata (ünlü bir marka), yoğurt, yufka ve tandır ekmeği yendiği su ve kola içildiği anlaşılıyor.

Serhat kodlu ve diğer teröristlerle birlikte aranan Sıracettin Karataş’ın ailesinin görüşüne de başvurulmuş. Mersin’de yaşayan baba oğluyla en son 6 yıl önce görüştüğünü ve bir daha izine rastlamadığını anlatıyor. Baba Karataş oğlunu telefonla arayarak askerlik şubesince arandığını söylediğini; ancak oğlunun buna sert çıktığını şöyle anlatıyor: “Bana gelmeyeceğini ve askere gitmeyeceğini söyledi. Yaklaşık 6 yıldır haber alamıyorum. Şu anda nerede olduğunu ve ne iş yaptığını bilmiyorum.”
 

Aksiyon
 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.