1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. İNTERNATİONAL HUMAN HİLFSORGANİSATİON
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

İNTERNATİONAL HUMAN HİLFSORGANİSATİON

A+A-

İNTERNATİONAL HUMAN HİLFSORGANİSATİON

(İHH) 

               “Uluslararası İnsani Yardım Vakfı” olarak Türkçeye tercüme edilebilen bir kuruluşun organize ettiği bir sözde müspet eylemle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti"nin siyasi ve coğrafi bedeninin omurga kolonları bir sarsılma nöbetine tutulmuştur. 

               Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 21. asrın başlarında karşı karşıya kaldığı tüm tehdit ve tehlikeleri kendi coğrafyasında barındırdığı halkı ile meşveret ederek çözüm yollarını bulmaya çalıştığı bir zaman kavşağında, Deniz Feneri Derneği e.V mesafesinde bile bize tanıdık olmayan, yine harici ikamet mahreçli bir kuruluşun eylemi ile akıl güneşimiz tutulmuştur.  

               Dikkatlerden kaçırılan bir husustur ki, bu kuruluşun biyografisi ivedi bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Sanki Türkçe bir kısaltma dernek adı gibi okunarak dikkatlerden ötelenen bu kuruluşun kısaltma okunuşu İHH olarak okunmamalıdır. Şayet okunacak olsa dahi, en azından İnsani Yardım Vakfı anlamına gelecek İYV olarak okunmalıdır. Ancak kasıtlı bir şekilde İstanbul"da kurulmuş ve bir Türkçe isimli bir kuruluşmuş gibi lanse edilerek bir yabancı merkezli organizasyon olduğu iması gözlerden kaçırılmıştır. 

               Almanya"da kurulmuş ve faaliyetlerini Avrupa merkezli olarak sürdüren “Deniz Feneri e.V derneği de hakkındaki yolsuzlukların su yüzüne çıktığı tarihe kadar sanki İstanbul merkezli bir dernekmiş gibi lanse edilerek, bu kuruluşa tanıdıklık tandansının itimat zırhı giydirilmiştir. Ne zaman ki bir takım yolsuzluklar deşifre edildi, o vakit bu kuruluşun Türkiye"deki dernekle bir ilişiğinin olmadığı tanımlaması yapılmıştır. Sürmekte olan hukuki süreç sebebi ile bu kuruluşla alakalı değerlendirmelerde bulunmayacağız. Ancak adeta ikiz ve yedek statüsünde ki İHH"yı tanımaya çalışmak; cereyanına kapıldığımız süreci iyi değerlendirmek açısından belki de şarttır.   

İHH kimdir? 

               Gazze"ye uygulanan ambargonun kırılması mücadelesiyle sembolleşen rotanın adresinde mağdur Filistin halkı vardır. Buna itirazımız yoktur. Ne var ki, ambargonun aynı şiddetle bu gezegende uygulandığı onlarca farklı coğrafya köşesi de vardır. Niyetler; insani yardım ve hedef; onurlu bir hizmet ise, bu dünyada mazlum mekânlar sadece Gazze"den ibaret değildir. İHH"nın sadece Gazze rotası nedendir?  

               Musul"da ve Kerkük"te Türkmenler katledilip açlık ve sefalete itilirken İHH neredeydi? Irak"ta ve Afganistan"da yaklaşık 2 milyon insan açlığa sefalete mahkûm edilirken, bir nesil yok edilip kanı dökülürken, ırzına geçilirken bu kahraman cengâver İHH neredeydi? Necef"te Hz. Ali"nin ve peygamberimizin torunlarının türbeleri bombalanırken bu kuruluş yoksa daha kurulmamış mıydı?   Doğu Türkistan"da ve Sincan"da binlerce Türk katledilirken ve her gün hainlerin şahadetle buluşturduğu Mehmetlerin ve güvenlik güçlerimizin yanında bu güne kadar İHH"yı hiç gören oldu mu? 

               İHH, zaten kendisinden bu zulmün beklenildiği İsrail ablukasından önce ambargoyu aynı titizlikle sürdüren Arap ülkelerini ve özellikle Mısır"ı telin etmeli ve suçlamalıydı. Böyle bir eylemde İHH"yı gören oldu mu hiç?  Hiçbir Arap ülkesinin umurunda olmadığı halde, “Gazze"yi sonuna kadar destekleyeceğiz” iddiasındaki bir marjinal yaklaşımla hareket eden İHH"nın niyetini çözebilen var mı?  

               İHH'nin Mavi Marmara gemisini kısa bir süre önce 1 milyon 800 bin TL'ye satın alıp, içerisine çocuk, genç, bebek, yaşlı 600 kişiyi doldurarak sadece Gazze"ye yönelmesinin nedeninin insani mi, dini mi veyahut ta siyasi mi olduğunun iyi irdelenmesi gerekmektedir. Ve yine İHH"nın son birkaç yıl içerisinde sadece Filistin"e  24 milyon 772 bin dolarlık yardım yapmış olması iyi değerlendirilmeli, bu kuruluşun para kaynakları ve mali bilânçosu yine Avrupa ve Alman makamlarına bırakılmamaksızın denetlenmelidir. 

               Hiçbir netice alınmayacağı ayan beyan olan Yavuz ve Midilli gemilerinin peşine takılarak ülkemizi 1. dünya savaşına sokan perspektifin, 96 yıl sonra yine hangi gayeye matuf olduğu bilinmeyen ve örgüt örgüsü net olmayan bir kuruluşun gemilerinin peşine takılarak, hükümetin rasyonel olmayan riskler alması belki de hiç olmadığı kadar tehlikelidir bu gün.  

Önceki ve Sonraki Yazılar