1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. İnsanları Anlamak
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

İnsanları Anlamak

A+A-

İnsanları Anlamak

İnsanların anlaşılmasını beklemek çok zordur. Her insan dünyalardan dünyadır. Kendi içinde ayrı dünyayı yaşıyorlar. Olayların sonunda alınan kararların devamı devamlı olursa samimiyet ifade eder.
 Samimi olan kişiler eğer seninle beraber olduklarını deklare ederlerse, açıkladıktan sonra hiçbir sebep seni ondan ayırmamalıdır.
Kişiliği gelişmiş olan insan, kolay meselelerde gevşemez, başkalarının umuduna bağlanmaz. Asıl insanın kalitesi, sizin rekabet ettiğiniz alandaki kişiyle aynı ortamda bulunarak ve çalışkanlığınla rakibinden elde ettiğin ödüldür.
Rakibin bile helal olsun çalışıyor demeli ki, gerçekten çalıştığına inanasın.
Çalışarak alınması veya çalışmanızın değerlendirilmesi neticesinde elde etmeniz gereken mükâfat tarafgirlikle geliyorsa içimize sinmez. Birçoğumuz tenezzül etmez zaten bu tür ödüle.
Ülkemizde dürüst yöneticilerin olduğuna inanırım.
Tarafgir olsa da, yönetim adına kendi kendine kaldığında değerlendirmesini sağlıklı yapanlar var. Çalışanla, çalışmayanı; fayda sağlayanı ayırt eden yöneticilerimiz mevcut.
Benim çok garibime giden yöneticilerin mezun oldukları okulun tersi yöntemler uygulamalarıdır. 
Ummadığınız okul mezunlarının uyguladıkları yanlışlıklar.
Biz bazı okullardan mezun olanların günahtan, kayırmacılıktan, adamcılıktan, tarafgirlikten uzak olacağını yazarız. Seviniriz, iyi biri diye konuşuruz. Sonra…
Mezun olduğu okulun kültürünü hazmetmeyen, değerleriyle ters davranışlar sergileyeceğini ummadığınız nice yöneticiler var.
Okulların ismini vermeyeceğim. İslami duyarlılığı ağır olduğunu düşündüğümüz nice kişilerin ummadık şekilde yaptıklarını duymak bizleri üzüyor.
Adalet hassasiyeti olması gereken nice yöneticinin indi görüşünü toplumun görüşüymüş gibi idari mekanizmaya ileten kişiler olacağını hiç düşünmeyiz. Ummadığınız arkadaşlarınızın yaptıkları gücünüze gider..
Hele okuduğum lise ve fakülteden mezunlarımızın idare tarzlarını, duyduğum uygulamalarına evet diyenlere diyecek söz bulamıyorum.
Bizim bakış açımız hassas olmalı diyenler, acaba gerçekten söylediklerine inanıyorlar mı? Okul aile birliği toplantılarına gidiyorum. Çalışkan insanların aleyhinde çalışan kişide çalışın diyor, çalışmayan, okumayan insanlarda çalışın der oldu. Sizce burada terslik yok mu?
Zamanı gelince çalışan insanın, çalışmasının karşılığının nasıl kaybına sebep olunduğunu izahında çok zorlanacak insanlar var mıdır?
 Şahsen çalışmalıyız diyen insanları severim.
Kendi çıkarı içinde, yönetim mekanizmasını bilerek yanlışa sevk eden kişiye de kızarım. Yönetimde bulunmak marifet değil. Birilerinin şefaatiyle kazanacağım kariyeri sizce gerçekten ben kariyeri hak etmiş olur muyum?
 İşte zor olan mevzularda çalışarak, engelleri aşabilenler gerçekte başarının mimarıdırlar. Çalışkanlıkla elde edilecek lütufların, bir yerlerden bahşedilerek verilmesine hep kızmışımdır. Kendi mezun olduğum fakülte mezunu olan arkadaşlardan, yöneticiliklerinde ki uygulamalarının bazılarını garipsiyorum.
 Benim inandığım Allah, benim inandığım peygamber hak etmeyene vermemiştir. Hele halkın hizmetinde olan yöneticilerin keyfi idaresine hiç göz yummamıştır.
Demokraside de aynıdır. Kim olursa olsun yöneticinin keyfi icraatına müsaade edilmez. Özellikle kulis şeklinde ki, kararların doğru olduğuna inanmam.
İnsanlardan kurnazlık vasfı olanlar bildiğini bilmezliğe vurur. Kötülüğü yapar, masum rolü oynar.
 Yaptığını, yaptım diyemeyen kişilerden sağlıklı kararların çıkacağına inanmam. Yalnız doğru konuşmak zordur.
Öğrencilerin derdiyle dertlenmek zordur. Altı yıl üstün başarınızı takdir yetkisinde olan amirinizin ödüle giden yolu çok çetrefillidir. Çalışan insanlar içindir bu.
Geçenlerde Yeni Şafak Gazetesinde Taha Kıvanç beyin köşesinde okuduğum yorumun bir çeşit versiyonu yaşanır mı bilmem?
Bahsettiğim yorum yazısı, rektörlük seçimlerini, kimlerin, nasıl kazandığını anlatan yazısıdır. Ne kadar kadro, o kadar oy gibi. Rektör olmak isteyen adayın önceki dönemde ki kadro performansına bakıldığını anlatıyordu.
Ödül kimin hakkıysa o kişiye yazılmalıdır. Haksızlığın karşısında olanların, haksızlığa kapı açmalarına ne denir?
İnsanları anlamak çok zor, hele bu menfaat olursa …
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.