1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. İMAM VE MEYHANECİ
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

İMAM VE MEYHANECİ

A+A-

Saygıdeğer Okurlar,

      Kasabanın birinde, yol üzerinde, köşe başında çok güzel bir cami varmış.

      Caminin tam karşısında da iki katlı bir bina,

      Binayı kiralayan adam, binanın alt katına bir meyhane, üst katına da pavyon açmak üzere hazırlıklara başlamış.

      Caminin imamı buna şiddetle karşı çıkmış ama açılışı bir türlü önleyememiş.

      Yapabildiği tek şey; bu yerin yıkılması ve helak olması için gece gündüz dua etmek olmuş.

      Meyhanenin açıldığı gün, gece vakti; şiddetli bir şekilde yağmur yağmaya, fırtınalar kopmaya başlamış ve düşen bir yıldırım sonucu, bina yanarak yerle bir olmuş.

      İmam ve cemaat, bu olaydan duydukları memnuniyeti saklamamışlar.

      Meyhaneci ise; bu olaydan ötürü imam ve cemaatin yaptıkları dua ve ibadet nedeni ile sorumlu olduğunu ileri sürerek, uğradığı zararı karşılamak için onlara karşı tazminat davası açmış.

      İmam, verdiği cevap dilekçesinde, bu işlerin dua ile bir ilgisi olamadığı yolunda savunma yapar.

      Yargılama aşamasında, bütün deliller getirilmiş, tanıklar dinlenmiş, nihayet duruşma günü gelmiş.       

      Hâkim dosyayı açmış ve taraflara dönerek:

      Bütün dosyayı dikkatle inceledim, ortada tuhaf bir durum var, nasıl karar vereceğimi bilemiyorum;    

      Davanın taraflarından birisi, duanın gücüne inanan bir meyhaneci;

      Diğeri ise yaptığı duanın gücüne inanmayan bir imam” demiş...

      Bizlerin burada hikâyede adı geçen “imam” ve “meyhaneci” leri iyi tanımamız gerekir.

      Hiç bir inancı ve ahlak duygusu olmadığı halde, işine geldiği zaman dine sarılan “meyhaneci” gibi,

     Yaptığı dua ve imana inancı olmayan, işine geldiği zaman bunların önemini ve gücünü inkâr eden ”imam”lar var.

      Bunlar, çıkarları uğruna saf değiştirirler veya çıkarları uğruna aynı safta birleşirler, cemaatleri de kendilerini “gözü kapalı” takip eder.

      Bu imam ve meyhanecinin benzerlerine, toplumun her kesiminde ve her olayda rastlayabiliriz;

      “Mahkeme kararlarına saygılıyız” der, sonra kendi aleyhine çıkan en ufak bir kararda,

      Karara ve kararı verenlere hakaretler ederler,

      “Hukuka saygılıyız, hukuk herkes için gereklidir” der,

      Sonra adaleti bir hesaplaşma aracı haline getirir, hukukun ırzına geçerler,

      “Özgürlükten yanayız” derler,

      Basının kapısını, camını, çerçevesini kırar, yazarları tehdit ederler, yandaşları tarafından yazarlara kaba kuvvet uygularlar,

      “Ülkenin birlik ve beraberliğinden yanayız” der,

      Diğer bir yandan terör örgütünü destekler, teröristlerle kol kola gezerler,

      “Atatürk ilke ve devrimlerinden yanayız” derken, heykellerini taşlar,

      Her türlü ilke ve devrimini yıkmaya çalışır, gericiliği hortlatır, bölücülere prim verirler,

      “Yetim hakkı yedirmem” derler, 90 yıllık Cumhuriyet kazanımlarını yandaşlara peşkeş çekerler,

      “Hortumları keseceğiz” derler, havuzlu villalarına göbek bağları ile bağlı gizli kanallar döşerler.

      Türk Devletini yıkmak için yüzyıllar önce yaptıkları planlarını, Atatürk nedeniyle uygulayamayan güçler, planlarını ve tertiplerini bu kez işte bu yardakçıları ve piyonları eliyle sahneye koymaktadırlar.

      Türkiye Cumhuriyeti Devletini, içine sürüklendiği uçurumdan kurtarmak için ülkesini seven tüm vatandaşlar olarak bizler, bütün demokratik ve yasal haklarını kullanacak önlemleri almalıyız.    

     Evet, Saygıdeğer okurlar,   

     Sizce bunları düzeltmenin yolu ve yasal haklarımızı kullanacak önlemler var mıdır?

      Tabii ki vardır!!

      Dinimiz de olması gerektiği gibi, ülkemizde yaşayan tüm halkların barış, sevgi ve kardeşçe el ele birlikte yaşamaları gerektiğini anlatacak imamlara,

      İnanç ve ahlak duygusu ile toplumu bozan değil, ekmeğini helalinden kazanan meyhanecilere,

      Yani, din ve inanç özgürlüklerini istismar etmeyen gerçek ATATÜRK çocukları olan ve çıkarları uğruna saf değiştirmeyen dürüst kişilerin arkasında toplanıp birlikteliği sağlayarak bu önlemler alınır.

      Saygılarımla,         

      BARIŞ VE ÖZGÜRLÜĞÜ İSTİYORSAK

      HERKESİ HAZMETME MUTLULUĞUMUZ OLMALI  

Önceki ve Sonraki Yazılar