1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. İLİM YUVALARI
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

İLİM YUVALARI

A+A-

Saygıdeğer Okurlar,

      Ulu önderimiz Atatürk"ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti"nin temelini sarsmak için yapılan uğraşlara şu sıralar daha fazla saldırılar yapılmaya başlandı.

      Yıllardır ülkenin nimetlerinden faydalanan ve her türlü özgürlüğü yaşamış olanların bu saldırıları yapmaları ise demek ki yıllardır koynumuzda yılanlar beslediğimizi göstermektedir.

      Türk milletinin huzur ve refahını istemeyenler olduğunu söyleyenlerin, şu ana kadar bu konuda neler yaptıklarını görenler varsa bana da söylesin.

      Kuran-ı Kerim de ilk ayet “oku”dur.

      İkinci ayette ise “Seni yaradan rabbin adı ile oku”dur.

      Kuran-ı Kerim de bulunan ayetlerde insanlık adına yapılması istenilen o kadar güzel ve uyulması gereken buyruklar varken;

      Hoşgörü dini olan İslam dininin sanki dayatma dini gibi, bu emridir diyerek başların kapatılmasının üstüne bu kadar gidilerek kutuplaşma yaratılması bence doğru değildir.

      Ayrıca ilim yuvası üniversiteler de okumaya gidenlerin başka işleri yokmuş gibi de bir konuya odaklanması ne kadar üzüntü vericidir.

      Üniversitelerin amacı, ülkemizin gelişmesi için projeler üretmek ve ülkenin yeraltı zenginliklerini gün yüzüne çıkararak onları halkımızın refah ve mutluluğu için kullanımını sağlayacak araştırmalar yapmaktır.

      Bu ilim yuvalarında okuyanların da öncelikli ana düşünceleri ve hedefleri bu olmalıdır.

      Ülkemizde yaşayanların büyük çoğunluğu aç, açık ve işsiz iken gündemi bu konulara meşgul etmenin hiç kimseye faydası olamaz.

      Tabii ki dış düşmanlarımız ile onlara çanak tutan ve daha sonra piyonlarla aynı kutuya konacak bir eli yağda bir eli balda olan şahlarımız hariç.

      Ayrıca sadece Üniversitelerde okuyan kız öğrencilerimizin başlarının kapatılıp, kapatılmaması üzerine gündem yaratılması da çok tehlikelidir.

      Yaratılan bu gündem sonunda oluşan kutuplaşma sonucunun nereye varacağı ile ilgili kimse konuşmuyor.

      Bu kutuplaşmanın ülkemizde bölünmelere neden olabileceğini ve bunun sonunda istenmeyen olaylara gebe kalınabileceğinin kapağını kimse kaldırmıyor.

      Ve bunun neticesinde kimler avantajlı kimler dezavantajlı olacak konuşulmuyor.

      Ben yine söyleyeyim.

      Allah korusun ülkemizin bölünmesi neticesinde bu ülkede yaşayan hiç kimse avantajlı olmayacaktır.

      Dış düşmanlarla dirsek temasında olanlar ise şimdiki rahatlarının mumla arayacak durumda olacaklardır.

      Çünkü o zaman, boyunlarındaki iple bu kadar özgür hareket etme şansları olmayacaktır.

      Yanı başımızdaki Irak"ın durumu ortada,

      Johns Hopkins Bloomberg School of Public Health tarafından yürütülen bir çalışmaya göre 2003 yılından bu zamana kadar 601.027 şiddet olayı olmuş.

      Ve bu saldırılar neticesinde 654.965 Irak"lı sivil hayatını kaybetmiş.

      Bu rakama, savaş nedeniyle oluşan yoksulluk sonucu ortaya çıkan açlık ve hastalıklar yüzünden ölenler dahildir.

      Bizleri yönetenlerin işi, insanların başlarının açık ve kapalı olmasını tartışarak ülkede kutuplaşmalar yaratmak değil,

      Ülkemiz insanlarının refah ve mutluluğu için iş ve istihdam yaratmak,

      Ve üniversitelerle el ele vererek Türkiye Cumhuriyetimizi muasır medeniyetlerin üzerine çıkaracak projelere destek vermek olmalıdır.

      Saygılarımla,

       

      BÖCEK OLARAK YAŞAMAYI KABULLENENLER

      EZİLİNCE ŞİKAYET ETME HAKLARI YOKTUR

                                                                                

Görüş ve Yorum için : dostkosesi@hotmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar