1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. İKİ SATIRLIK TELGRAF
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

İKİ SATIRLIK TELGRAF

A+A-

      Saygıdeğer Okurlar,

 

       Zamanında ülkemizde başbakanlık yapmış bir bilim adamının bir anısını sizlerle paylaşmak istedim.

       “İstanbul Üniversitesi’nde öğrenci olduğum sıralar, okul duvarında bir ilan gördüm;

       “Avrupa’ya talebe yollanacaktır.”

       “Allah, Allah dedim! 

       Ülke yıkık dökük, her yer virane,

       Lozan yeni imzalanmış, bu durumda Avrupa’ya talebe…

       Lüks gibi gelen bir şey… 

       Ama bir şansımı denemek istedim.

       150 kişi içinde 11 kişi seçilmişiz.

       ATATÜRK benim ismimin yanına,  “Berlin Üniversitesi’ne gitsin.”diye yazmış.

       Vakit geldi, Sirkeci garındayım, ama kafam çok karışık.

       Gitsem mi?

       Kalsam mı?

       Beni orada unuturlar mı?

       Para yollarlar mı?

       Tam gitmemeye karar verdiğim, geri döndüğüm sırada bir posta müvezzi ismimi çağırdı.

       “Mahmut Sadi! Mahmut Sadi! Bir telgrafın var.”

       Benim diyerek telgrafı açtım, aynen şunlar yazıyordu;

       “SİZLERİ BİR KIVILCIM OLARAK YOLLUYORUM, ALEVLER OLARAK GERİ DÖNMELİSİNİZ”

       İmza

       Mustafa Kemal  

      Okuyunca düşündüklerimden olağanüstü utandım.

      “Şimdi gel de gitme, git de çalışma, dön de bu ülke için canını verme” dedim.

       “Düşünün 1923 de o kadar işinin arasında 11 öğrencinin nerde, ne zaman, ne hissettiğini sezebilen, ona göre telgraf çeken bir liderin önderliğinde bu ülke için can verilmez mi?”

       Çok başarılı oldum.

       Ülkeme alev olarak döndüm.

       Önce İstanbul Üniversitesi Genel ve Beşeri Fizyoloji Enstitüsü’nü kurdum.

       Kürsü başkanı oldum.

       Daha sonra ülkemin başbakanlığını yaptım.

       Ben kim miyim?

       “Ben sadece iki satırlık bir telgrafın yarattığı bilim adamı Ord.Prof.Dr. M.Sadi IRMAK’ım”

       Evet saygıdeğer okurlar, 

       Şimdi nerden nereye geldiğimizin durumunu özetlersek;

       Sizleri bir kıvılcım olarak gönderiyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz diyen ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK sayesinde özgürce yaşayabildiğimiz bağımsız bir ülke durumunda olan bir Türkiye’den

       İki satırlık hamili yakınımdır kartları ile belli yerlere yerleştirilip ülkesinin geleceğini değil yandaşlarının ve kendi geleceklerini düşünerek,

       Verdimse ben verdim diyerek sanki babasının parasını vermiş gibi konuşan,

       Benim memurum işini bilir diyerek başlayıp devam eden bozulmuşluğun, devleti talanın önünü açan ve yıllardır ülkeyi geriye götüren zihniyetlere hizmet edenler tarafından yönetilen bir durumdaki Türkiye’ye

       Sonuç olarak; Atatürk’ün ölümünden günümüze gelişen ve bazı farklılıklarla oluşan kesimleri sıralarsak;

       Ülke gidişatının iyi olmadığını bilmesine rağmen korkutulup sindirilerek özgür düşünce duyguları bastırılanlar,

       Çocuklarının, torunlarının geleceğinin ipotek ettirildiğinin bilincinde olmadan verilenlerle yetinip mutlu olanlar,

       Bir günün beyliği beylik diyerek verilen sorumluluğu kendilerine zenginlik fırsatı olarak değerlendirenler,

       Ülkede yaratılan bölünmüşlüğe göz yumarak, karanlıkları aydınlatıyorum diye aydınlıklarımızı karartanlara çanak tutan ve birilerine yaranma  adına pembe tablolar çizen sözde aydınlar durumundayız.

       Bunları niye mi yazdım? 

 

       Demokrasiyi içine sindirip her türlü özgürlüğü yaşamayı seçenlerle ,

       Ülke bağımsızlığını ve kalkınmasını isteyenlerle,

       İnsanlarımızın demokrasi ve barış içinde kardeşçe üreterek ve ürettiklerini hakça bölüşerek yaşabileceği bir düzene ilişkin görüşleri olanlarla,

       Dünyada savaşların ve sömürünün bitirilmesi adına söyleyecek sözü olanlarla,

       Doğaya ve çevreye saygısı olanlarla,

       Sanatın her dalıyla ilgilenenlerle,

       Bilimsel olan her şeyi paylaşmak isteyen ülkemin güzel insanları ile

       Ve özellikle yurtseverlerle buluşma adına,

     SEVGİ, KARDEŞLİK ve DOSTULUĞU PAYLAŞMAK için yazdım.

      

 

      Saygılarımla,

 

       SİLGİN KALEMİNDEN ÖNCE BİTİYORSA

       YANLIŞIN ÇOK DEMEKTİR.

 

                                                                                                  

 

Önceki ve Sonraki Yazılar