1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. HİZMET EDENLERE VE HAK EDENLERE
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

HİZMET EDENLERE VE HAK EDENLERE

A+A-

       Saygıdeğer Okurlar,
       Bu hafta da sizlerle Eylem"den gelen kısa bir öyküyü daha paylaşayım istedim.
       Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde pastayı çok seven 10 yaşındaki bir çocuk pastaneye girdi.
       Pastanenin yığınla müşterisine tek başına bakan garson kız hemen çocuğun yanına koştu.
       Çocuk “çikolatalı pasta kaç para?” diye sordu.
       “50 cent”
       Çocuk cebinden çıkardığı bozuklukları saydı.
       Ve, “peki dondurma ne kadar?” diye tekrar sordu.
       Garson kız sabırsızlıkla “35 cent” dedi.
       Dükkan da yığınla müşteri vardı ve kız tek başına hepsine yetişmeye çalışıyordu.
       Bu yüzden bu çocukla daha ne kadar vakit geçirebilirdi ki,
       Çocuk bir kez daha parasını saydı ve
       “Bir dondurma alabilir miyim lütfen” dedi.
       Kız dondurmayı getirdi ve fişini tabağının kenarına koyarak öteki masaya koştu.
       Çocuk gelen dondurmasını bitirdi ve fişi alıp kasaya ödeyip garson kıza teşekkür ederek çıktı.
       Garson kız yeni müşteri gelmeden temizlemek üzere masaya geldiğinde birden gözleri doldu.
       Masayı sanki akan gözyaşları temizleyecekti.
       Çünkü boş dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı 15 cent"lik bahşiş duruyordu.
       10 yaşındaki çocuk, hizmet edenin emeğinin karşılığını vermeyi, sevdiği çikolatalı pastaya tercih etmişti.
       Evet saygıdeğer okurlar,
       Hizmet edenleri unutmamak ve emeği geçenlerin karşılığını vermek gerektiğini anlatan güzel bir örnek öykü olduğunu sanıyorum.
       Peki bizler bu öykü de anlatılanları ne kadar uyguluyoruz.
       Kulağıma uyguluyoruz sesleri gelmekte;
       Tabii ki uygulanıyor ben de aksini iddia etmiyorum.
       Nasıl mı?
       Akşamları lüks resturantlarda misafirlerimizin yanında,
       Yiyeceğimizden fazlasını söyleyerek israf ediyoruz,
       Etrafımızdaki masalara gösteriş olsun diye,
       Tıka basa doldurduğumuz midemizi sıkıntıya sokacağını bile bile kocaman tabaklarla meyve veya tatlı söylüyoruz,
       Çıkarken de hava olsun diye,
       Bol bol bahşişler dağıtıyoruz.
       Bundan sonra da eve gittiğimizde hayat çok pahalanmış,
       Çocuklarımızın ihtiyacını nasıl karşılayacağız,
       Taksitleri nasıl ödeyeceğiz gibi konuşmalarla stres yaşıyoruz.
       Tabii ki bu bahsettiklerim genel anlamda ve herkesin parası kendisine aittir.
       Benim bunlarla ilgili konuşmaya hakkım olmadığını biliyorum.
       Ama bu ülkede yaşayan sorumlu bir fert olarak gördüğüm yanlışlıkları da eleştirme hakkım olduğuna inanıyorum.
       Bu cennet vatanda, sistemi kendilerine göre kuranların yarattığı yoksul ve yardıma ihtiyacı olanlar ile onları sistemin bir parçası olarak görenler olunca, bunlardan bahsetmek zorunda olduğumu sanıyorum.
       O halde şimdi affınıza sığınarak esas olması gerekenlerden bahsedeyim.
       Bizlere Tanrı"nın vermiş olduğu bir canımız var.
       Ve bu canımızı sağlıklı bir beden de taşıyorsak bunun da bir zekatı olduğunu bilmeliyiz.
       İşte bu çok önemlidir.
       Bu yüzden, yukarıda bahsettiklerime genel anlamda gösteriş diyelim, hava atmak diyelim adını ne koyarsanız koyun israf ettiğimiz şeyler sağlıklı bedenimizin zekatı olarak dağıtılması gerekendir diye düşünüyorum.
       Ve bu zekatımızı da verirken öyle bir yere vermeliyiz ki,
       Verdiğimiz kişi bizim bildiğimiz,
       Yaşadığı ortamı gözümüzle gördüğümüz,
       Çocuklarının ihtiyacını ne olduğunu düşünebileceğimiz kişiler olmalıdır.
       Biliyorsunuz mübarek ramazan ayı içindeyiz.
       Bu ayın başlangıcı olan üç aylarda o güzelim dinimizi alet ederek saf ve temiz duygularımızı suistimal eden bazı din istismarı dernekler, kurumlar ve kuruluşlar hemen ön plana çıkarlar.
       Sanki bizler dağıtım yapamıyormuşuz gibi,
       İşte o bahsettiğim resturantlarda israftan başka harcadığımız zamanın yarısını yoksul insanları bulmaya ayırdığımızda inanın verdiğimiz zekatta yerine gitmiş olur din istismarları da saf ve temiz duygulu sizleri kandıramamış olur.     
       Saygılarımla,
       BAŞARILI OLMANIN YOLU KONUYA HAKİM OLMAKTAN BAŞLAR

Önceki ve Sonraki Yazılar