1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. HER KAFADAN BİR SES…YETER Mİ BUNA NEFES?
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

HER KAFADAN BİR SES…YETER Mİ BUNA NEFES?

A+A-

İster yerel , ister ulusal olsun yazılı basında hem haber hem de yorum okuduğumda ne denli yanlı olduğunu fark ediyorum.Yanlı deyince bu sadece bir tek taraflı değil, çok yönlü, sağ yanı var, sol yanı var, önü var, arkası var, üstü var, altı var..var oğlu var işte..Nedense hemen hemen her türden yazıyı okurum, daha okumaya başladığım saniyeden itibaren ne taraftan olduğunu anlarım.İşte bizim insanımızın kafa karışıklığına neden olan da bu diye düşünmeden edemem.Açıkçası, her ne hikmetse, hemen her kalem tutan, birilerinden yana ya da birilerine karşı..Birileri de ona karşı..Aslına bakarsanız, taraf olmaları gereken tek şey, ülke menfaatleri, insanımızın birlik ve beraberliği olmalıdır ve bu konuda her kim olursa olsun taraf olmalıdır.Ne yazık ki insanımızın birbirine olan güveni her geçen gün azalmakta olup maddi, manevi ve ahlaki değerleri gün be gün özünü yitirmektedir.İnsanlar doğru yazıları okumalı, doğru yorumlarla hayata bakmalı, eğer bir yön verilecekse doğru yön verilmelidir.Bu amaçla herkesin yorum yapmasını doğru bulmadığımı belirtmek isterim. Yorum yazıları çok sesliliğin  bir göstergesidir.Herkesin aynı konu üzerinde aynı şeyi düşünmesini bekleyemeyiz değil mi?

Fakat iyi yazı, her durumda okurun  kafasında bulunan sorulara net ve açık cevap vermelidir.İyi yazıdan maksat, hem edebi kaliteye, hem de fikir ve kültür cevherine sahip yazı demek. Bu kültür cevheri de kanımca  dar olmamalı. Örneğin,yalnız hukuk, yalnız tarih, yalnız iktisat , yalnız ekonomi yetişmez. Bütün manevi bilgileri, insanlığın daha da önemlisi kendi ülke insanının  bütün fikir tarihini ve bütün modern etkileşimlerini bilmeli ki .. bilmek de kafi değil!.. Bütün o meseleleri sevmeli, her gün düşünmeli ve önüne getirdiği olaylar içinde olgunlaşmalı... Her gün bu karanlıklardan çıkmak için, kendi kafasında bir ışık aramalı, ona doğru koşmalı ve okuyucuları da koşturmalı. Değil mi?

 

********

Üretimin azalmasına fakat bir o kadar da tüketimin çoğalmasına şaşmamak lazım. Reklamlar kapitalist sistemin yürümesi için olmazsa olmazıdır. Onuru için soğan-ekmek yemeye razı olan, nefis terbiyesi için bir lokma-bir hırka felsefesini yüzyıllarca sürdüren şanlı Türk insanı kredi kartı borcunu ödeyemediği için intiharı göze alan bir gürûha dönüştü. Türk destanlarında da Çinlilerin ipeklerine tamah eden Türkler, damarlarındaki asil kanın etkisiyle bu zilletten kurtulmayı başarmıştı, umarım belki bizim de insanımız bir an evvel  bu çağın hastalığından kurtulur

Önceki ve Sonraki Yazılar